<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450</id><updated>2011-12-30T20:54:33.584-08:00</updated><category term='formula 1'/><category term='atletizm'/><category term='fotoğraf'/><category term='basketbol'/><category term='futbol'/><category term='yiğiter uluğ'/><category term='NBA'/><category term='olimpiyatlar'/><category term='spor'/><title type='text'>SPORBLOG 1</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>110</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6869181344308020121</id><published>2010-03-09T14:13:00.001-08:00</published><updated>2010-03-09T14:29:13.697-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Formula 1 kulübü ve Yeni Adres</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S5bLb2tHAgI/AAAAAAAAEpE/t15cSAjwSCc/s1600-h/_43059247_win416.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 288px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S5bLb2tHAgI/AAAAAAAAEpE/t15cSAjwSCc/s400/_43059247_win416.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446764478752817666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S5bILyrPfII/AAAAAAAAEo8/M7wwsJmHp3w/s1600-h/34.jpg"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arkadaşlar bir süredir Sporblog 1'e yazı giremiyorduk. Ancak yoğun bir koşuşturma içersindeydik.... Malum Formula 1'de yeni sezon başlıyor ve TRT 1 ekranlarında Okay Karacan ' ın sunacağı ekran klasiği Formula 1 Kulübü'de start alıyor. &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Sporblog 1'e gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkürler...&lt;/span&gt;Bundan sonra Yeni adresimiz http://formula1kulubu.blogspot.com/ linkle şöyle&lt;/span&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://formula1kulubu.blogspot.com/"&gt; &lt;span style="color: rgb(102, 0, 204);"&gt;Formula 1 Kulübü&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 204);"&gt; ... &lt;/span&gt;Tüm hız tutkunlarını bekliyoruz...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Programın  resmi twitter sayfası ise şurada - An ve an gelişmeler için  tıklayınız:&lt;/span&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" href="http://twitter.com/trtf1"&gt; Formula 1 Kulübü -  Twitter.&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İşte ayrıntılı yazı da aşağı da...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula  1'de yeni sezon bu hafta sonu başlıyor. Elbette Formula 1 Kulübü'de  yeni sezonla birlikte TRT 1 ekranlarında start alıyor... Okay Karacan'ın  sunacağı Formula 1 kulübünde Uzman Yorumcularla birlikte her hafta  birbirinden ünlü konuklar da yer alacak... Yarışlardan canlı  bağlantılar, Yıldız Pilotlarla özel röportajlar ve yapılacak özel  VTR'ler de programın içinde önemli yer tutacak.... Formula 1 Kulübü  Sıralama Turları öncesi - sonrası ve Büyük Yarış öncesi  - sonrası TRT 1  ekranlarında... Program interaktif olacak. İnternet üzerinden  izleyiciler sürekli porgrama ulaşıp görüş ve yorumlarını  bildirebilecekler. Özellikle blog dünyası için daha önemli - zira  program'da bloglar ve gelişmeler önemli yer tutacak. Bloglardan fotoğraf  ve haberler programda yayınlanacak, üzerine yorumlar yapılacak....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağlı  olarak elbette blogun bir blogu var...Programın sitesi F1 Dünyasından  son haberler ve gelişmeler. TRT ekibinin Padok alanından çalışmaları -   özel Fotoğraf ve haberlere ise &lt;a href="http://formula1kulubu.blogspot.com/"&gt;formula1kulubu.blogspot.com&lt;/a&gt;  'dan ulaşabilirsiniz. Sürekli güncellenen site için &lt;a href="http://formula1kulubu.blogspot.com/"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt; .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programın  resmi twitter sayfası ise şurada - An ve an gelişmeler için tıklayınız:&lt;a href="http://twitter.com/trtf1"&gt; Formula 1 Kulübü - Twitter.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula  1 heyecanı bununla sınırlı kalmayacak.... F1 dünyasının diğer yüzünü.  Şovları, Yarışların yapılacağı Şehirlerdeki tüm gelişmeleri, renkli  görüntüleri ekrana yansıtacak F1 Magazin'de TRT 3'de karşınızda olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son  yılların en çekişmeli F1 Sezonu TRT ekranlarında müthiş bir Start  vermeye hazırlanıyor... Hazır mısınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6869181344308020121?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6869181344308020121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6869181344308020121&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6869181344308020121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6869181344308020121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/03/formula-1-kulubu-ve-yeni-adres.html' title='Formula 1 kulübü ve Yeni Adres'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S5bLb2tHAgI/AAAAAAAAEpE/t15cSAjwSCc/s72-c/_43059247_win416.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6807124139756277068</id><published>2010-02-13T04:26:00.000-08:00</published><updated>2010-02-13T04:29:29.544-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Geçmişten bugüne Lotus</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S3aa1bHLuLI/AAAAAAAAEgU/gYSSoEp-MQI/s1600-h/f1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437703842698082482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 252px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S3aa1bHLuLI/AAAAAAAAEgU/gYSSoEp-MQI/s400/f1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Daha önce Silverstone'daki sürüşlerinde çekilen fotoğrafları basına sızan T127, 1950 ve 1960'lardaki efsanevi takımın geleneksel renklerini taşıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;1994'ten sonra Formula 1'e dönen Lotus'un sahibi Malezyalı işadamı Tony Fernandez yaptığı konuşmada, "Bugün neler hissettiğimiz kelimelerle ifade edemiyorum. F1'de yarışma lisansı olmak, Hingham'daki beş kişiyle bu işe başlayıp sonuçta bu aracı ortaya çıkarmak müthiş bir iş" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Fernandez, "Clive (Chapman), tıpkı Lotus'un ilk günlerindeki gibi dediğinde gerçekten çok mutlu oldum. Omuzlarımızda çok ağır bir yük olduğunu biliyoruz. Bu yük devlerin - Clark, Moss, Hill ve Mansell- omuzlarında taşıdığı yük. Ve önümüzde muazzam bir yol olduğunun da bilincindeyiz. Tarihin bir parçası olmanın onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yoldaki çabalarımızda devirmedik taş bırakmayacağız, Lotus'u muhteşem günlerine geri getirmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız" şeklinde konuştu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;İlk sürüşünü bu hafta Silverstone'da yapan T127 önümüzdeki hafta Jerez'deki grup testlerine katılarak, rakipleriyle birlikte piste çıkacak. Lotus, Jarno Trulli ve Heikki Kovalainen ile yeni takımların en iyisi olmaya çalışacak. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Lansmanda bir konuşmada yapan teknik direktörü Mike Gascoyne de, Lotus'un bu yıl profesyonel bir iş çıkarmayı hedeflediğini belirtti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Gascoyne, "Gerçekten iyi bir durumda gözüküyoruz. Aracın hızını geliştirmemiz lazım. Rüzgar tünelinden sonuçlar gelecek, fakat bunlar zamanında olacak" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Gascoyne, "İlk hedefimiz gridde yer almak ve profesyonel bir takım olarak F1 standartları için gerekli herşeyi karşılamak. Bunu kesinlikle yapacağız" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6807124139756277068?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6807124139756277068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6807124139756277068&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6807124139756277068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6807124139756277068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/02/gecmisten-bugune-lotus.html' title='Geçmişten bugüne Lotus'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S3aa1bHLuLI/AAAAAAAAEgU/gYSSoEp-MQI/s72-c/f1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4349180044560991804</id><published>2010-02-04T04:27:00.000-08:00</published><updated>2010-02-04T04:28:55.868-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Sevimli Ferrari</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2q9aB6tzkI/AAAAAAAAEb0/AGL9SZ296eI/s1600-h/Tachyon_by_cornellg.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2q9aB6tzkI/AAAAAAAAEb0/AGL9SZ296eI/s400/Tachyon_by_cornellg.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434364155264880194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4349180044560991804?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4349180044560991804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4349180044560991804&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4349180044560991804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4349180044560991804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/02/sevimli-ferrari.html' title='Sevimli Ferrari'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2q9aB6tzkI/AAAAAAAAEb0/AGL9SZ296eI/s72-c/Tachyon_by_cornellg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6932869823761006336</id><published>2010-01-29T05:59:00.000-08:00</published><updated>2010-01-29T06:05:27.338-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Kılavuzu karga olanın burnu Bogdan Tanjevic</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2LrC82Mt3I/AAAAAAAAEZc/Kt4c5cP1fM8/s1600-h/7B789B4143-0F78-42D3-B117-C.hlarge.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 158px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2LrC82Mt3I/AAAAAAAAEZc/Kt4c5cP1fM8/s320/7B789B4143-0F78-42D3-B117-C.hlarge.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432162536487958386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başlık bana ait değil. Sevgili Feridun Düzağaç, Radikal’de tiryakisi olduğum yazılarından birinde kullanmıştı bu hınzır cümleyi. Feridun, basketbola duyduğu ilginin iyi bir Beşiktaş taraftarı olmaktan öte gitmediğini, olayları çoook uzaktan takip ettiğini ısrarla vurgulayan bir dost… Ama elinizi vicdanınıza koyup söyleyin, biz basketbol yorumcularının, bunca yıldır uykusunda bile bu güzel oyunla yaşayanların, basketbolcu ağabeylerin, kardeşlerin sayfalar dolusu yazıp da anlatamadığı bir şeyi altı kelimelik tek bir cümleyle olabilecek en güzel biçimde anlatmıyor mu? Dudağınızda tebessüm izi bırakan mizahi tadı da cabası…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçı olmak böyle bir şey demek ki… Herkesin görüp de bir türlü tarif edemediğini, özlü bir sözle bir çırpıda, hem de tarihe geçecek şekilde anlatıvermek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönelim bu haftaki kahramanımıza… Onu çıplak gözle ilk kez gördüğüm günü gayet iyi hatırlıyorum. Spor Sergi Sarayı’nda bir Avrupa Kupası maçıydı: Eczacıbaşı-Indesit Caserta(Tarihin 7 Aralık 1983 olduğunu, bugün Mehmet Durupınar’ın “Türk Basketbolunun 100 Yıllık Tarihi” kitabından öğrenme şansına sahibiz). Üzerinde koyu renk bir kazakla, saha kenarında tıpkı bugünkü gibi bağırıp çağırdığını, bıyıklı ve bugüne nazaran daha kilolu olduğunu hatırlıyorum. O gün çalıştırdığı İtalyan Caserta, Avrupa’nın devleri arasında değildi ama kendisinden söz edilirken, sürekli takdir ve saygı dolu ifadeler kullanılıyordu. Henüz 32 yaşındayken, kimselerin tanımadığı oyunculardan kurulu Saraybosna takımını Avrupa şampiyonu yapmıştı (o takımın kadrosunda Svetislav Pesiç ve Nihat İziç de vardı). Dile kolay, tamamen Yugoslav kökenli oyuncularla ve küçücük bütçeli bir ekiple Real Madridleri, Bolognaları, Milanoları, CSKA Moskovaları geride bırakıp, bugünün Euroleague şampiyonluğuna denk düşen kupayı kazanmak… 1980’de Moskova’da Yugoslavya, olimpiyat şampiyonluğuna ulaşırken, efsanevi koç Zeravica’nın yanında asistan koltuğunda oturuyordu. 1981’de başantrenör oldu ve aynı Yugoslavya takımını (meşhur Dalipagiç, Delibasiç, Kiçanoviç, Slavniç, Cosiç kuşağı) Avrupa ikincisi yaptı. 1982 yılında gelen cazip tekliflere hayır diyemedi ve İtalya’nın yolunu tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü, Bogdan Tanjeviç ta o yıllarda, henüz kariyerinin başlarındayken bile Avrupa’da saygın bir antrenördü. Şöhreti, kendisinden önce gelmişti Spor Sergi’ye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanjeviç’in uzun bir İtalya macerası oldu. Caserta’dan sonra gittiği Trieste’de, üçüncü lige düşmüş takımı birinci lige çıkarması, daha sonra çok erken yaşta keşfettiği yetenekler Dejan Bodiroga ile Gregor Fucka’yı bu takımın formasıyla basketbol alemine armağan etmesi, sponsor Stefanel’in takdirini kazandı elbette... Koraç Kupası’nda final oynadıkları 1993-94 sezonunun ardından, Tanjeviç’i de, takımı da alıp, gidip Milano’ya sponsor oldular. Aynı ekip, 1994-95 ve 1995-96 sezonlarında da Koraç finali oynadı. Hiçbirini kazanamadılar. 1996’da Efes Pilsen ve Türk basketbolu için anlamı çok büyük olan o tarihi gecede kupa kaptan Tamer Oyguç’un ellerinde yükselir ve biz sevinç çığlıkları atarken, Bodiroga, Fucka, Gentile, Rolando Blackman kenarda boyunları bükük oturuyordu. Basın toplantısına gittiğimde, Tanjeviç’in kapıda sigara içerek gazetecileri beklediğini gördüm. Yüzü kağıt gibiydi. Aynı eşiğe üç kez gelmiş ama bir türlü atlayamamıştı. Üstelik Efes’e karşı sadece bir basket farkla kaybetmişti kupayı… O gün yüreğimin bir yarısı kazanan Aydın Örs için ne kadar sevinmişse, diğer yarısı da hiç tanımadığım ama yıllardır methini duyduğum bu çalışkan basketbol adamı için o kadar üzülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanjeviç’le yollarımız 1999 Avrupa Şampiyonası’nda, Fransa’da bir kez daha kesişti. O, favori bir takımın, İtalya’nın başındaydı. Bizse Erman Kunter yönetiminde tarihin en genç kadrolarından biriyle (ilk beşte 20 yaşındaki Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur) oradaydık. Antibes’te aynı grupta buluştuk. İlk gün Hırvatistan’a mağlup olan İtalya, ikinci gün bizim Hırvatistan’ı mağlup etmemizden sonra Bosna ile hayat-memat maçına çıktı. Yıldızlardan anlayan birileri varsa baksın, 22 Haziran 1999 Bogdan Tanjeviç’in hayatındaki en şanslı gün olabilir. O gün, bitime 3-4 dakika kala Bosna’nın çift haneli farklarla önde gittiğini hatırlıyorum. İtalya için mağlubiyet, turnuvanın sona ermesi demekti. Ertesi gün bizi yenseler bile son sıradan kurtulamayacaklardı. İşte tam da o anda evrenin göremediğimiz bir köşesinde bir şeyler oldu, belki de bir göktaşı bir gezegene falan çarptı ve oyunun gidişatı değişiverdi: Biri çıktı, top kayıpları ve berbat şut seçimleriyle inanılmaz hatalar yaptı, adeta İtalya’yı ayağa kaldırdı. Son düdük çaldığında skorbord İtalya’nın 64-59 galip geldiğini yazıyordu. İtalyanlar ve koç, hatalarından ötürü Bosnalı Adis Beciragiç’e teşekkür borçluydu. Tanjeviç’in, bizim Aziz Bekir adıyla tanıdığımız bu oyuncuya olan teşekkür borcunu, yıllar sonra onu asistanlığına getirerek ödediğini biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim son topta elimizden kaçırdığımız, ikinci turda Litvanya’nın farklı yendiği İtalya, çeyrek finalden sonra bambaşka bir takım oldu. Sırasıyla Rusya, Yugoslavya ve İspanya’yı yenerek Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Tanjeviç hem kupalarına bir yenisini eklemiş, hem de Koraç’tan kalma kalp kırıklarını halının altına süpürmüş oluyordu böylece… Bir kez daha takdirimizi kazanmıştı. Turnuvanın başlarında onu çok eleştiren İtalyan basını sonunda diz çökmüş, “Bu adam ölüyü bile diriltir” makamından çalıyordu. Fucka’yı, Bodiroga’yı nasıl bulup yetiştirdiği ve birer yıldız haline getirdiği öyküleri yine arşivden çıkarıldı, Karadağlı basketbol adamının uzun süreli çalışma şansı bulduğu yerlerde ne kadar başarılı olduğu, basamakları ağır ama sağlam adımlarla tırmandığı tezi defaten işlendi. Tuhaftır, yetiştirdiği oyuncular listesine üçüncü bir ismi yazmak mümkün değildi ama herkes, sürekli onun ne kadar büyük bir yetiştirici olduğundan söz ediyordu. Bu da bir pazarlama başarısıydı ve ayrı bir artı hanesine yazılması gerekliydi şüphesiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;99 Avrupa şampiyonluğundan 5 yıl, 3 takım (Buducnost, Asvel, Virtus Bologna) sonra Tanjeviç İstanbul’a geldi. Devamını hepiniz biliyorsunuz, nostalji köşesinde yazmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitirmeden, yine başlıktaki espriye bir dokunalım... Evet, Tanjeviç’in taraflı-tarafsız bütün basketbolseverleri sinir eden takıntıları var. Evet, inatçı bir adam. Evet, Fucka’lı, Bodiroga’lı günlerden beri 2.00 metre boyunda olup topu yere vurabilen her çocuğu oyun kurucu yapabileceğini sanıyor. 2.10 boyunda olup biraz şut atabilenlerin de birkaç pozisyonu bir arada oynayabileceğini inanıyor. Sürekli uzun vadeli projeler sunuyor, geniş zamanlar istiyor. Bu arada dünya basketbolunda değişen trendleri ıskalıyor. Bunların hepsine eyvallah. Ama o, elindeki kadroyu gençleştirmek istedikçe Mrsiç ile Mirsad’ın sözleşmelerini uzatan,“istemiyorum” dedikçe Solomon’u, Kinsey’i, Giricek’i alıp getiren ''karga''ların hiç mi kabahati yok?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiğiter Uluğ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6932869823761006336?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6932869823761006336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6932869823761006336&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6932869823761006336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6932869823761006336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/klavuzu-karga-olann-burnu-bogdan.html' title='Kılavuzu karga olanın burnu Bogdan Tanjevic'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2LrC82Mt3I/AAAAAAAAEZc/Kt4c5cP1fM8/s72-c/7B789B4143-0F78-42D3-B117-C.hlarge.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3603630638697924563</id><published>2010-01-27T01:51:00.000-08:00</published><updated>2010-01-27T01:55:55.122-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Arjantin destekli Amerikan - USF1</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2ANYQtYNYI/AAAAAAAAEP0/eyHrep9FjfA/s1600-h/j.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431355861062137218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 265px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2ANYQtYNYI/AAAAAAAAEP0/eyHrep9FjfA/s320/j.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Formula 1'in yeni takımlarından usf1'ın pilotlarının kimler olacağı merakla bekleniyordu&lt;br /&gt;Uzun süren bekleyişin ardından yeni formula 1 takımının ilk pilotu arjantinli jose marıa lopez oldu....&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Formula 1'de yeni sezonda ilk kez boy gösterecek amerikan takımı arjantinli pilotu jose maria lopez'i basına tanıttı. Usf1, lopez'i pilot koltuğuna oturtması karşılığında, arjantin hükümeti ile 2 milyon dolarlık sponsorluk anlaşması yaptı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Campos meta-1, lotus f1 ve virgin racing ile birlikte 2010 sezonunda ilk kez formula 1'de mücadele edecek 4 takımdan biri. Takım, arjantin hükümetinin 2 milyon dolarlık sponsorluk desteği karşısında, pilot koltuklarından birini renault'un eski test sürücüsü jose maria lopez'e teslim etmeyi uygun gördü. Arjantin devlet başkanı Cristina Fernandez kirchner'in de tam destek verdiği 26 yaşındaki pilot, buenos aires'te basına tanıtıldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Lopez, formula 1'de mücadele edecek 24. Arjantinli pilot oldu. Arjantinliler, 2001'de prost takımı adına yarışan gaston mazzacane'den sonra formula 1'de pilotlarını görmeye hasretti. Lopez, başlamasına 2 aydan kısa süre kalan yeni sezona hazır olduğu mesajı verdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Amacının yeni takımıyla olabildiğince iyi dereceler yapmak olduğunu belirten lopez, "ilk yarışların ardından aracımızı geliştirmeye ve her seferinde daha iyi dereceler yapmaya çalışacağız. Kişisel olarak ben sonuçlara aldırış etmeksiniz, yüzde 100 performansla çalışmaya hazırım" dedi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu anlaşma ile beraber arjantinin bir kısmının gönlünün şampiyonada bir amerikan takımı USF1!da olacağını söylemek yanlış olmayacaktır&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3603630638697924563?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3603630638697924563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3603630638697924563&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3603630638697924563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3603630638697924563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/arjantin-destekli-amerikan-usf1.html' title='Arjantin destekli Amerikan - USF1'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S2ANYQtYNYI/AAAAAAAAEP0/eyHrep9FjfA/s72-c/j.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2707881969567232171</id><published>2010-01-25T15:13:00.000-08:00</published><updated>2010-01-25T15:17:57.148-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>İşte Mercedes GP WO1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mn7mxleI/AAAAAAAAENk/bxzdWK1BAv4/s1600-h/mercedes-gp-2010-car-lunch.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 203px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mn7mxleI/AAAAAAAAENk/bxzdWK1BAv4/s400/mercedes-gp-2010-car-lunch.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430820668112475618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mV-XsU-I/AAAAAAAAENc/aEQsMVA4lh4/s1600-h/mercedes-gp-2010-car-lunch-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 203px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mV-XsU-I/AAAAAAAAENc/aEQsMVA4lh4/s400/mercedes-gp-2010-car-lunch-4.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430820359616877538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mLmJLxVI/AAAAAAAAENU/ala-WH6dLjk/s1600-h/mgp2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mLmJLxVI/AAAAAAAAENU/ala-WH6dLjk/s400/mgp2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430820181314880850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2707881969567232171?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2707881969567232171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2707881969567232171&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2707881969567232171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2707881969567232171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/iste-mercedes-gp-wo1.html' title='İşte Mercedes GP WO1'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S14mn7mxleI/AAAAAAAAENk/bxzdWK1BAv4/s72-c/mercedes-gp-2010-car-lunch.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6974216571696531503</id><published>2010-01-23T16:09:00.000-08:00</published><updated>2010-01-23T16:21:52.277-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Massa gidişattan memnun</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1uSQo34F_I/AAAAAAAAEL8/MMoE9bP-J2Q/s1600-h/felipe-massa-concludes-successful-barcelona-test-15777_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1uSQo34F_I/AAAAAAAAEL8/MMoE9bP-J2Q/s320/felipe-massa-concludes-successful-barcelona-test-15777_1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430094590272608242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felipe Massa, Barcelona'da, F2008'le yaptığı test sürüşlerinin ardından, gelecek aydan itibaren takımla çalışmak için fiziksel olarak çok iyi durumda olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brezilyalı pilot, test yasağından dolayı, gösteri lastikleri takılmış iki yaşındaki aracın kokpitinde, Katalunya pistinde 90 tur tamamladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari, tur dereceleri hakkında bilgi vermezken, Massa, testlerden memnun ayrıldığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari pilotu, Barcelona'daki sürüşlerinin, formunu en iyi hale getirmek için çok iyi bir yol olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Massa, "Yarış pistinde, Formula 1 aracının kokpitine geçme imkanı bulduğum için gerçekten çok mutluyum. Şimdi yeni aracın kokpitine oturmayı sabırsızlıkla bekliyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Massa, gelecek Perşembe günü Ferrari'nin yeni aracının lansmanında hazır bulunuacak. Takım daha sonra rakipleriyle birlikte 1 Şubat'ta ilk resmi test sürüşleri için Valencia'da olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6974216571696531503?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6974216571696531503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6974216571696531503&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6974216571696531503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6974216571696531503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/massa-gidisattan-memnun.html' title='Massa gidişattan memnun'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1uSQo34F_I/AAAAAAAAEL8/MMoE9bP-J2Q/s72-c/felipe-massa-concludes-successful-barcelona-test-15777_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4729088712101937638</id><published>2010-01-21T13:07:00.001-08:00</published><updated>2010-01-21T13:19:54.540-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Williams kafaya oynayabilir mi?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1jE7sLzsAI/AAAAAAAAEK8/ASq5kXaXqdY/s1600-h/williams.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1jE7sLzsAI/AAAAAAAAEK8/ASq5kXaXqdY/s400/williams.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429305880547143682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Başlık biraz amiyane oldu ama amaç öyle bu sezon Williams'ta&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Williams, yeni agresif aerodinamik paketiyle bu sezon podyumun tepesine çıkacak yarışlar çıkarmayı umuyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Teknik Direktör Sam Michael, Autosport dergisinin bu haftaki sayısı için verdiği demeçte, yeni aracın, 2009 tasarımının basit bir devamı olmayacağını söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michael, "FW32, önünden arkasına kadar tasarımda temiz bir sayfa niteliği taşıyor. Aerodinamik açıdan da yepyeni bir tasarım" ifadelerini kullandı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2009 sezonundaki köklü değişikliklerin Williams'a, öndeki rakipleriyle arasındaki farkı kapatma fırsatı verdiğini belirten Michael, takımın geçtiğimiz yılki istikrarının, sonraki dönemler için güçlü bir zemin oluşturduğunu kaydetti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michael, "2009'da tüm pistlerde istikrarlı sonuçlar almamız ve daha önceki araçta bulunan eksikliklerin bir çoğunu gidermemiz bize güven veriyor" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michael ayrıca, F1 tarihinin en tecrübeli pilotu Rubens Barrichello ve GP2 şampiyonu Nico Hulkenberg ile, takımın kazanma hedefine yönelik güçlü bir kadroya sahip olduklarını belirtti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu sezon Mercedes GP, Ferrari, Mclaren, Red Bull'la birlikte Williams'ta zirveya yarışırsa sezon tadından yenmez gerçekten.  &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4729088712101937638?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4729088712101937638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4729088712101937638&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4729088712101937638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4729088712101937638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/williams-kafaya-oynayabilir-mi.html' title='Williams kafaya oynayabilir mi?'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1jE7sLzsAI/AAAAAAAAEK8/ASq5kXaXqdY/s72-c/williams.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1707536617534228165</id><published>2010-01-21T05:39:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T05:44:57.261-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Schumacher Standartları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1hZ8KKI2MI/AAAAAAAAEKk/l_WbwUr_kos/s1600-h/ms.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429188240849033410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1hZ8KKI2MI/AAAAAAAAEKk/l_WbwUr_kos/s320/ms.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Michael schumacher standartında bir sporcudan bile bahsederken, uzun süreli bir geri dönüşün ardından, iddialı olması beklemeyenler olabilirdi...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ancak iddia olmamak bu tarz sporcular için bahis konusu yapılacak bir başlık bile değil.... Yeni sezon hakkında açıklamalarda bulunan michael schumacher rakiplerine göz dağı verdi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Schumacer yeni sezonu değerlendirerek "ross brawn ve ben bizler birşeyler başarmak istiyoruz. Bunun için buradayız." diye konuştu. Oldukça hırslı olduğu gözlenen 7 kez dünya şampiyonu alman pilot hedefi de net olarak açıkladı. "buradaki ekip gerçekten muhteşemen. Şampiyon bir takım ve ekipten bahsediyoruz. Çok iyi bir otomobilimiz var. Hedefimiz de çok net. Şampiyon olmak. Hem takım ve pilotlar klasmanında mutlu sona ulaşmak istiyoruz. En başında bu hedeflerle yola çıktık. Zaten benim ve ross'un standartlarında başka bir hedef düşünülemez" diye konuştu&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Schumacher verdiği aranın kendisine dezavantaj değil avantaj olarak yansıdığını belirtirken, eskisinden aç olarak pistlere döndüğünü kaydetti. Alman pilot "bıraktıktan sonra bir rahatlama hissettim. Sessiz ve sakin 3 sene geçirdim. Bu sürede adeta yeniden şarj oldum. Enerjim tamamen dolmuş durumda. Motivasyonum üst düzeyde ve 4 gözle yarışmayı bekliyorum" ifadelerini kullandı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Scumacher şubat'ın ilk haftası mercedes 2010'la deneme sürüşleri yapacak. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1707536617534228165?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1707536617534228165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1707536617534228165&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1707536617534228165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1707536617534228165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/schumacher-standartlar.html' title='Schumacher Standartları'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1hZ8KKI2MI/AAAAAAAAEKk/l_WbwUr_kos/s72-c/ms.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8300255338399762556</id><published>2010-01-21T02:19:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T02:20:38.221-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Ferrari'nin 2010 tasarımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1gqcKnjVyI/AAAAAAAAEKU/5rOJRMYw3DE/s1600-h/ferrari-2010-car.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 159px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1gqcKnjVyI/AAAAAAAAEKU/5rOJRMYw3DE/s400/ferrari-2010-car.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5429136014170085154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8300255338399762556?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8300255338399762556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8300255338399762556&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8300255338399762556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8300255338399762556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/ferrarinin-2010-tasarm.html' title='Ferrari&apos;nin 2010 tasarımı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1gqcKnjVyI/AAAAAAAAEKU/5rOJRMYw3DE/s72-c/ferrari-2010-car.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2089372879061687760</id><published>2010-01-20T05:46:00.000-08:00</published><updated>2010-01-20T05:52:27.514-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Schumacher Totemi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1cKL5CysRI/AAAAAAAAEJ8/kxlkkGbAK_w/s1600-h/Three_by_davidericross.jpg"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1cKL5CysRI/AAAAAAAAEJ8/kxlkkGbAK_w/s320/Three_by_davidericross.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428819075225792786" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michael Schumacher, 2010 sezonu öncesinde, takım arkadaşı Nico Rosberg'le yarış numaralarını değiştirmek istiyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mercedes Grand Prix, yeni sezon için ilk olarak imza attığı Nico Rosberg'e 3 nolu aracı vermişti. Bu yüzden Schumacher'e de 4 nolu araç kalmış oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak Bild gazetesinde yayınlanan habere göre, 41 yaşındaki Alman pilot, batıl inancı gereği 3 nolu araçla yarışmak istediğini takıma bildirdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haberde, Mercedes GP'nin, meseleyi takım içinde hallettiği, FIA'nın da çok yakında sözkonusu değişikliği onaylayacağı belirtildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Schumacher'in ise konuya ilişkin olarak, "Ross (Brawn) benim hep tek sayıları tercih ettiğimi bilir" ifadesini kullandığı bildirildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7 kez dünya şampiyonluğu yaşayan Schumacher, 5 kez 1 numaralı, bir kez 3 ve birkez de 5 numaralı araçlarla şampiyon olarak adını F1 tarihine yazdırmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2089372879061687760?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2089372879061687760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2089372879061687760&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2089372879061687760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2089372879061687760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/schumacher-totemi.html' title='Schumacher Totemi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1cKL5CysRI/AAAAAAAAEJ8/kxlkkGbAK_w/s72-c/Three_by_davidericross.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3319102770210853415</id><published>2010-01-19T01:27:00.000-08:00</published><updated>2010-01-19T01:29:38.535-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Jenson Button Mclaren'de çok mutlu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1V7PfgyyvI/AAAAAAAAEIE/85UF--NP9Zo/s1600-h/Jason_Button_by_manohead.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428380431952300786" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 204px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1V7PfgyyvI/AAAAAAAAEIE/85UF--NP9Zo/s320/Jason_Button_by_manohead.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Jenson button yeni sezon öncesi oldukça iddialı&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mclaren'ın çiçeği burnunda pilotu, son dünya şampiyonu jenson button mclaren'de şamp,yonluğua daha kolay ulaşıcağını iddia etti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Brawn gp'den ayrılarak mclaren'a geçtiği için çok çeşitli eleştiriler alan dünya şampiyonu button, yazılıp çizilen olumsuz haberlere karşın, doğru bir karar verdiğine artık kendisinin de tam olarak ikna olduğunu belirtti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Button, "brawn'da kalmış olsaydım, sezona olumlu bir atmosferde girecektim ama şimdi ki kadar olumlu olmayacaktı bu" ifadelerini kullandı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gerek fiziksel, gerekse zihinsel olarak formunu korumak için yoğun bir şekilde çalıştığını kaydeden button, "1 ocak'tan itibaren mclaren pilotu olarak çalışıyorum. Bu benim için birçok şey ifade ediyor. Çünkü 1999'da mclaren autosport brdc ödülü'nü kazandıktan sonra formula 1'deki ilk sürüşümü, mclaren'ın aracında yapmıştım" dedi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni sezon öncesinde fabrikaya gelerek simulatörde ve mühendislerle konuşarak vakit geçirdiğini söyleyen button, "herşey güzel gidiyor. Bana bakan ve birlikte çalıştığımız iki kişi var, ikisi de harika" diye konuştu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Takım değiştirmenin zorluğuna dikkat çeken button, "benim için de zor bir dönem olduğunu biliyorlar. Fakat gerçekten iyiler. Bu sezon başarıya çok açlar. Tam da benim gibi. İyi bir ortaklık" dedi. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3319102770210853415?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3319102770210853415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3319102770210853415&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3319102770210853415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3319102770210853415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/jenson-button-mclarende-cok-mutlu.html' title='Jenson Button Mclaren&apos;de çok mutlu'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1V7PfgyyvI/AAAAAAAAEIE/85UF--NP9Zo/s72-c/Jason_Button_by_manohead.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3974450875983565226</id><published>2010-01-18T12:30:00.000-08:00</published><updated>2010-01-18T12:36:14.247-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Patron yine Ross Brawn</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1TF7HnEZ-I/AAAAAAAAEHU/tGg7EAhgbJ8/s1600-h/ros.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 281px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1TF7HnEZ-I/AAAAAAAAEHU/tGg7EAhgbJ8/s400/ros.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428181070334158818" /&gt;&lt;/a&gt;Mercedes patronu Dieter Zetsche, Michael Schumacher'in 1 numaralı pilot olup olmayacağına takım patronu Ross Brawn'ın karar vereceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sezon Mercedes GP'de Nico Rosberg'in takım arkadaşı olacak eski dünya şampiyonu Alman pilot, kariyerinin daha önceki yıllarında 1 numaralı pilot olarak zaferler yaşamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazzetta dello Sport gazetesine demeç veren Zetsche, Mercedes'in Schumacher'e öncelik verip vermeyeceği şeklindeki bir soruya, "Buna yapacak bir takım patronumuz var. Ross Brawn, en iyilerden biri. Zaten öyle olmasaydı, geçtiğimiz yıl dünya şampiyonluklarını kanamazdı. O yüzden buna o karar verecek. Kararı da hem pilotlar, hem de üretici için en iyisi olacak" cevabını verdi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Schumacher'in pistlere dönmeden önce kariyerine uzun bir ara vermesinin kendisini hiçbir şekilde endişelendirmediğini kaydeden Zetsche, Alman pilotun bir çaylak bir pilot kadar heyecanlı olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zetsche, "Biz Michael'ın bu işi çok iyi yapacağına ve yeniden kazanacağına inanıyoruz. Belki hemen olmaz, ona biraz zaman verelim, fakat bir yıldız asla umutları boşa çıkartmaz. Onun coşkusundan her zaman etkilenmişimdir. Geri dönmekten ziyade, sanki bana yeni bir başlangıç yapıyor gibi görünüyor" yorumunda bulundu. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3974450875983565226?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3974450875983565226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3974450875983565226&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3974450875983565226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3974450875983565226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/patron-yine-ross-brawn.html' title='Patron yine Ross Brawn'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1TF7HnEZ-I/AAAAAAAAEHU/tGg7EAhgbJ8/s72-c/ros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3289753874603165253</id><published>2010-01-18T05:52:00.000-08:00</published><updated>2010-01-18T05:55:26.269-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atletizm'/><title type='text'>Elvan'a Büyük Ödül</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1RoPjkWg1I/AAAAAAAAEHM/-Fw9v6niPFE/s1600-h/elvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 279px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1RoPjkWg1I/AAAAAAAAEHM/-Fw9v6niPFE/s400/elvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428078067343328082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 20px; "&gt;Macaristan'ın Başkenti Budapeşte'de toplanan Dünya Fair-Play konseyi (CIFP) 2009 Fair Play büyük ödülüne Elvan Abeylegesse'yi layık gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elvan, Berlin'deki Dünya Şampiyonası'nda 10 bin metre finalinde en ciddi rakibi Meselech Melkamu'nın ayakkabasını otelde unutunca kendisinin yedek ayakkabısını vererek rakibinin de koşmasını sağlamış ve Melkamu bu sayede kürsüye çıkmıştı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebrikler Elvan'a...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3289753874603165253?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3289753874603165253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3289753874603165253&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3289753874603165253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3289753874603165253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/elvana-buyuk-odul.html' title='Elvan&apos;a Büyük Ödül'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1RoPjkWg1I/AAAAAAAAEHM/-Fw9v6niPFE/s72-c/elvan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4090464721184165778</id><published>2010-01-17T13:45:00.001-08:00</published><updated>2010-01-17T13:57:28.760-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Alonso'nun kaskı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1OFCT8lbcI/AAAAAAAAEFE/tt-2G85Q0TM/s1600-h/fernando-alonso-ferrari-kask.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 203px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1OFCT8lbcI/AAAAAAAAEFE/tt-2G85Q0TM/s400/fernando-alonso-ferrari-kask.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5427828250672197058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari'nin yeni pilotu Fernando Alonso'nun yeni sezonda takacağı kask.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 kaskına epey benzeyen bu tasarımda Alonso'nun doğduğu yer olan Asturias'ın bayrak rengi olan mavi kullanıldı. Daha önce Renault'nun sponsoru Mild Seven ile çok iyi bir uyum yakalayan bu renk Asturiaslıları da sevindirmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaskın arka tarafında da 2008'den itibaren kullanmaya başladığı kupa ve sinek asları da 2005 ve 2006'daki şampiyonluklarını temsil ediyor. Alonso taraftarlarının en büyük isteği ise bu kartların ilerleyen yıllarda ful as olması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4090464721184165778?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4090464721184165778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4090464721184165778&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4090464721184165778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4090464721184165778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2010/01/alonsonun-kask.html' title='Alonso&apos;nun kaskı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S1OFCT8lbcI/AAAAAAAAEFE/tt-2G85Q0TM/s72-c/fernando-alonso-ferrari-kask.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-438413776546689565</id><published>2009-12-25T05:50:00.000-08:00</published><updated>2009-12-25T05:51:36.631-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Bir Bahar Akşamı Rastladım Size</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title"&gt; &lt;/h3&gt;  &lt;div class="post-body"&gt; &lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SzSuXHc7bvI/AAAAAAAAF1I/tqGNArLEUBg/s1600-h/efe-aydan.PNG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 285px; height: 243px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SzSuXHc7bvI/AAAAAAAAF1I/tqGNArLEUBg/s400/efe-aydan.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419147963794157298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mayıs, İstanbul’un en güzel ayıdır. Nisan sonlarında Boğaz’ı sarmaya başlayan erguvanların, o tarifi imkânsız rengiyle şenlenir ortalık… Güneşin, insanın içini ısıtan ışınlarında her yer, özellikle de deniz bir başka parlaklıkta görünür. Kravatını sıyırmış, eteğini biraz yukarı çekiştirip dizinin üzerine çıkarmış gürültücü lise öğrencilerinin sokakları tatlı bir haylazlıkla arşınlaması, taşkınlıkları, el şakaları bile batmaz kimseye. Köşebaşlarını kapmış çiçekçilerden, gelen-geçenin aklını başından alan kokular yükselir. Hele ki gençseniz, kulağınıza çalınan her şarkıda size uyan mısraların hızla arttığını fark edersiniz. Aşık olmanız an meselesidir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981 Mayısıydı. Ben de aşık oldum. Yoo, bir kıza değil, basketbola!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir aramızda&lt;span style="font-style: italic;"&gt; “seviyeli”&lt;/span&gt; bir birliktelik vardı zaten… Her gün görüşmeden edemiyor ama soranlara &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“arkadaşız”&lt;/span&gt; diyorduk. O bahar, ateş bacayı sardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite birinci sınıf öğrencisiydim ve İTÜ genç takımında oynuyordum. Bugünlerde çokça konuşulan Kemal Burkay’ın o meşhur şiirindeki gibi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Şehre bir film geldi, bir güzel orman oldu ve iklim değişip, Akdeniz oldu”&lt;/span&gt; aniden. Emektar Spor Sergimiz &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(daha sonraki kuşaklar onu Lütfi Kırdar olarak tanıdı)&lt;/span&gt; Avrupa Basketbol Şampiyonası Çalenç Turu elemelerine ev sahipliği yapıyordu. Ayıptır söylemesi, medyanın aynen bir üst cümlede kullandığım gibi yazıp, telaffuz ettiği bu Çalenç’i, ben Yugoslav topraklarında doğup büyümüş bir eski yıldız zannediyordum -Koraç gibi. Meğer &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Challenge”&lt;/span&gt;ın Türkçeye tam çevrilemeden apartılmış haliymiş &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(challenge: meydan okuma, karşı çıkma)&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Statü şöyle: İzmir ve İstanbul gruplarında 6’şardan toplam 12 takım var. İlk beş günün sonunda gruplarında ilk üç sırayı alanlar, yine İstanbul’da toplanıyor, birbirleriyle çapraz oynuyor &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(yani diğer gruptan gelenlerle üç maç daha)&lt;/span&gt;, ortaya çıkan puan cetvelinde ilk dört sırayı alanlar, Avrupa Şampiyonası’na gitme hakkına ulaşıyor. Milli takımımızın yer aldığı İstanbul grubunda rakiplerimiz Belçika, Finlandiya, İngiltere, Macaristan, Yunanistan. Diğer grupta, İzmir’de Almanya, Bulgaristan, Hollanda, İsveç, Portekiz, Romanya kapışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk gün Erman Kunter’in hücumda, Melih Erçin’in savunmada yıldızlaştığı maçta Belçika’yı 1 sayıyla yenmeyi başarıyoruz. İkinci gün rakip İngiltere. Erman pek oynamıyor. Oyuna giriyor da, bildiğimiz Erman gibi değil. Biz bunu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Koç Önder Seden’le arasında problem var”&lt;/span&gt; şeklinde yorumluyoruz. Zaten Doğan Hakyemez de son derece formsuz ve kenarda oturduğu dakikalarda yüzünden düşen bin parça… Atıcı pozisyonunda sadece Melih Erçin’e kalıyor ve atletik zenci guardlarıyla hızlı oynayan İngiltere’ye direnemiyoruz. İlk yarı 19 sayı gerideyiz, ikinci yarı seyirci-meyirci derken fark kapanıyor ama 4 sayıyla kaybediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grubun favorisi Yunanistan, Galis, Yannakis, Koroneos gibi kısalarıyla o zaman üçlük olnadığı halde muazzam dış şutlarla skor üreterek yoluna devam ediyor. Bizse iki maçtan zar zor bir galibiyet çıkarmışız. Gazeteler, takımda havanın pek iyi olmadığını, başta Efe ve Erman olmak üzere, bazı oyuncuların koç olarak aslında Aydan Siyavuş’u istediğini yazıyor &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(gerçeğin böyle olmadığını, dizi sakat olan Erman’ın, kortizon iğneleriyle zorla oynatıldığını yıllar sonra öğrendim)&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşler beklediğimiz gibi gitmese de, Spor Sergi her gün tıklım tıklım. Bilet kuyrukları Hilton’un, hatta Radyoevi’nin önlerine kadar uzanıyor. Kader maçı diyebileceğimiz Finlandiya randevusunda ilk yarıda yine dökülüyoruz. Rakip, Saareleinen ve Sarkalahti ile oyunu çekip çeviriyor. Takım soyunma odasına 13 sayı geride giderken tribünlerden ilk kez uğultular yükseliyor. Ama ikinci yarıda sahada öyle bir mücadele var ki, kimse yerine bile oturamıyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Teknik tribünü”&lt;/span&gt; tabir edilen yerdeyim ve koskoca bir ikinci yarıyı ayakta izlediğimi hatırlıyorum. Aytek Gürkan kapılan topları insanüstü bir hızla rakip sahaya taşıyor, Efe Aydan atıyor da atıyor… Bitime 3 saniye kala hâlâ 2 sayı gerideyiz ve rahmetli Cevat Soydaş, bizim bench’in hemen önünden topu oyuna sokuyor. Rakibin baskısından kurtulmak için iyice yüksek posta çıkmış, hatta biraz da yan çizgiye yaklaşmış, yani bugünkü üçlük mesafesine gelmiş Efe’ye verdi. Efe sağ omzunun üzerinden döndü, attı ve… topun fileden geçtiğini hayal meyal görebildim. O an artık ne olmuşsa, kendimi üç-beş sıra aşağıda yerlerde buldum. Uzatma başladığında ben de çoğu insan gibi üstümü başımı silkelemekle meşguldüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün Türk seyircisi, kendi kendine bir şey icat etti. Bütün bir uzatma devresi, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Dağ Başını Duman Almış…”&lt;/span&gt; eşliğinde oynandı. O şartlarda kaybetmek olanaksızdı artık. Efe’nin 31 sayısıyla kazandık. Maç sonrası, 3-4 bin kişilik dev bir koronun içinde, Harbiye’den Taksim’e kadar Gençlik Marşı’nı söyleyerek yürüdüğümüzü hatırlıyorum. Elmadağ’da pencerelerden başını uzatmış teyzeler, caddeden geçenleri alkışlıyordu. Bu kadar coşkulu bir basketbol atmosferini tekrar yaşayabilmek için 2001’deki Hırvatistan ve Almanya maçlarına kadar 20 yıl beklememiz gerekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün, o havayla Macar maçını da 1 sayıyla alıyor ve gruptan çıkmayı garantiliyoruz. Son rakip Yunanistan ama kısıtlı kadromuzda onlarla boğuşacak derman kalmamış. Bir de skorbord bozulunca , seyirci bir türlü oyuna giremiyor. Düşünün, maçın kaç kaç olduğunu ve kaç dakika kaldığını bir tek masadakiler ve kenar yönetimler biliyor. Sonlarda üç sayı gerideyiz, bir basket bulunca seviniyoruz ama aynı anda Yunanlılar da havalara zıplayınca, maçın bitmiş olduğunu anlıyoruz: 84-85.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir günlük dinlenmeden sonra İzmir’den gelen üç rakiple oynayacağız: Almanya, Hollanda ve İsveç… En az ikisini yenmek şart. Karışık averaj hesapları olursa, o bile yetmeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya önünde Erman yine sahada. İğnelerini olmuş, dinlenmiş ve kendini zorlayarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Rakip çok uzun olduğu için, alışkanlıklarımızın dışına çıkıyor ve Emir, Mehmet, Efe’yi aynı beşte oynatarak fizik dezavantajı ortadan kaldırmaya uğraşıyoruz. Bu durum, tempomuzu aşağı çekiyor. Kızıl sakallı Pappert ve buz gibi oynayan Sowa ile Almanlar hep önde gidiyor. Son saniyeler yine kalp spazmı geçirtecek cinsten… Bitime 1 saniye kala 2 farkla gerideyiz ve Erman 2 serbest atış kullanıyor. İlkinde top elinden çıktığı anda pota dibinde bir flaş patlıyor. Ortalık karışıyor. Oraya giren bir Alman foto muhabiri, patlattığı flaşla &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“kendince”&lt;/span&gt; atışın kaçmasını sağlıyor. Pota arkasındaki tribünden beline kadar sarkan Ali Kazaz abimiz, elindeki deri ceketle &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“bozguncu”&lt;/span&gt; Almanı dövmeye çalışıyor ama neye yarar? 1 sayıyla kaybediyoruz. Sırf bu maça girebileyim diye, öğlenden okulu kırmış, botanik laboratuarından telafiye girmeyi göze almışım. Bunları hatırlayınca, dönüş yolunda mağlubiyet daha kötü koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hollanda ve İsveç maçları rüya gibi… O günlerde Avrupa’nın hatırı sayılır şutörleri arasında gösterilen Akerboom’un Hollanda’sını 82-78’le, bir yıl önce Moskova Olimpiyat Oyunları’na katılmış ve onuncu olmuş İsveç’i 69-55’le geçiyoruz. Mağlup olduğumuz üç takımın ardından dördüncü sırayı kaparak Avrupa Şampiyonası vizesini alıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devir 12 Eylül devri… Yanlış hatırlamıyorsam, gece 12’den sonra sokağa çıkma yasağı bile devam ediyor. Ama o akşam Taksim Meydanı’nda ve parkta çılgın bir eğlence var. Çoktandır slogan atamamış, gönlünce bağırıp çağıramamış, okul bahçesinde üçü-beşi bir araya gelse hemen &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Dağılın lan!” &lt;/span&gt;diye kibarca uyarılmış gençlik eğleniyor ve o sıra her şeye hot zot eden asker-polis sesini çıkarmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya, Mayıs İstanbul’un en güzel ayıdır ve tam da aşık olmanın zamanıdır. Ben o turnuvayla aşık oldum basketbola ve hayatım boyunca ondan uzak kalamayacağımı, bu güzel oyunun öyle ya da böyle, bir biçimde ruhumun vazgeçilmez parçalarından biri olacağını anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meraklısı için notlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milli Takımı, o turnuvayı Necati Güler, Aytek Gürkan, Doğan Hakyemez, Erman Kunter, Melih Erçin, Cevat Soydaş, Serdar Koçyiğit, Efe Aydan, Mehmet Döğüşken, Emir Turam, Celal Arısan, Şadi Olcay kadrosuyla oynadı. Koç Önder Seden, yardımcısı Atakan Karakaplan’dı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalenç Turu’nda vizeyi aldıktan iki hafta sonra Çekoslavakya’daki Avrupa Şampiyonası finallerine gittik ve oynadığımız 8 maçtan sadece birini (İngiltere) kazanarak 11.likle yurda döndük. Finalde Yugoslavya’yı farklı yenen Sovyetler Birliği Valters’li, Eremin’li, Myshkin’li, Lopatov’lu, Tkatchenko’lu, Khomicius’lu kadrosuyla şampiyon oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981 Avrupa Şampiyonası’ndan sonra tam 12 yıl boyunca bir daha finallerin yüzünü göremedik. 1993 Avrupa Şampiyonası’na Orhun, Harun, Tamer, Ömer, Levent, Volkan’lı kadromuzla katılarak 9. sırayı İtalya ile paylaştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-438413776546689565?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/438413776546689565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=438413776546689565&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/438413776546689565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/438413776546689565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/bir-bahar-aksam-rastladm-size.html' title='Bir Bahar Akşamı Rastladım Size'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SzSuXHc7bvI/AAAAAAAAF1I/tqGNArLEUBg/s72-c/efe-aydan.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1943647960757998446</id><published>2009-12-19T10:23:00.000-08:00</published><updated>2009-12-19T10:33:33.520-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Ferrari alt-yapıya yöneldi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sy0cJBo4j2I/AAAAAAAAD1w/lIa53muSgiI/s1600-h/Formula_1_Pit_Stop_by_alvindeux.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sy0cJBo4j2I/AAAAAAAAD1w/lIa53muSgiI/s320/Formula_1_Pit_Stop_by_alvindeux.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417016868180889442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ferrari, Formula 1'de yarışabilecek genç kabiliyetleri tespit ederek, yetiştirmek üzere yeni bir girişim başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari Pilot Akademisi adını taşıyan program, bir grup genç pilotun seçilerek, kariyerleri boyunca İtalyan ekibinin himayesi altında yetiştirilmesini amaçlıyor. Program sadece yarışlarda, genç yıldızların kişisel ve mesleki gelişimlerini de şekillendirmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari mühendisi ve eski stratejisti Luca Baldisserri bu çerçevede projenin başına getirilecek. Program ayrıca, İtalyan motor sporları federasyonu ACI-CSAI tarafından da desteklenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula 3 Euro Series şampiyonu Jules Bianchi'nin de bu kapsamda seçilen ilk pilot olduğu belirtildi. Bianchi, bu ay başında Jerez'de takımla bir test sürüşü yapmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari takım patronu Stefano Domenicali yaptığı açıklamada, "Programın amacı gayet açık: gençlere, bir gün Formula 1'de Ferrari bayrağı altında yarışabilecekleri bir pozisyona gelene kadar gelişimlerine yardımcı olmak" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1943647960757998446?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1943647960757998446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1943647960757998446&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1943647960757998446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1943647960757998446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/ferrari-alt-yapya-yoneldi.html' title='Ferrari alt-yapıya yöneldi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sy0cJBo4j2I/AAAAAAAAD1w/lIa53muSgiI/s72-c/Formula_1_Pit_Stop_by_alvindeux.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8552344282866277064</id><published>2009-12-18T14:32:00.000-08:00</published><updated>2009-12-18T14:33:10.742-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>ilk ve Son Balkan Şampiyonluğu</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title"&gt; &lt;/h3&gt;  &lt;div class="post-body"&gt; &lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Syts1-5sooI/AAAAAAAAFtA/nvJsgqOGWmk/s1600-h/turkiye.PNG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 105px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Syts1-5sooI/AAAAAAAAFtA/nvJsgqOGWmk/s400/turkiye.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416542651517018754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dünya Şampiyonası yaklaşıyor… Organizasyonun resmi sitesindeki sayaç, ilk hava atışına bugün itibariyle 252 gün kaldığını söylüyor. Benim çocukluk ve ergenlik yıllarımda Türkiye’de Dünya Şampiyonası düzenlemek, koskoca Amerika’yı bu topraklarda ağırlamak masallara bile konu olamayacak kadar uzak bir düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar basında çok sık kullanılan bir kalıp vardı; ne zaman bir yerlerde büyük ve modern bir şeyler hizmete girecek olsa hep o kalıba başvurulurdu. Diyelim, dört başı mamur bir sinema açılmış, hemen adı konur: &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Ortadoğu ve Balkanların en büyük sineması”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Dünyanın taşrasında yaşadığımızı yüzümüze vuran ve ufkumuzun ne kadar dar olduğunu belgeleyen bu kalıpla büyüdük biz… Tabii buna uygun olarak da Balkan Şampiyonaları ile… Futboldan voleybola, atletizmden sutopuna her dalda, gençlerde, ümitlerde, A millilerde hemen her yıl Balkan Şampiyonaları düzenlenirdi. İmkânsızlıklarla içine kapanan, Avrupa Şampiyonalarını, Dünya Kupalarını uzaktan burnunu çekerek izleyen bir millet için, bir nebze olsun nefes alma şansıydı bu organizasyonlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günlerin coğrafi ve siyasi haritalarına göre, Balkan Şampiyonaları’nın altı ülkeyle düzenlenmesi gerekirdi: Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan. Ancak çoğu zaman bu ülkelerden biri ya da birkaçı oyunbozanlık yapar, gündemdeki bir siyasi sorunu, finansal sıkıntıları veya kendi liginin fikstürünü bahane ederek katılmaz, turnuvayı topal bırakırdı. Takvimde bu turnuvaların yeri de tartışmalıydı. Basketbolda Balkan Şampiyonalarının genelde Kasım-Aralık aylarında oynandığını hatırlıyorum mesela… Düşünsenize, liginiz ve Avrupa Kupası maçları Ekim başında start almış, birkaç hafta sonra pattt! Ara verip, milli takımı kampa çağırıyor ve ardından, Balkan Şampiyonası’na gidiyorsunuz. Bugünden bakınca, olacak iş gibi görünmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, uzatmayalım... 60’lı ve 70’li yıllarda Yugoslavya, adı Avrupa’da her zaman ilk üçte geçen güçlü bir ülkeydi. Bulgaristan da çoğu Avrupa Şampiyonası’nda ilk beşte yer bulurdu. Romanya, Bulgaristan kadar olmasa da, istikrarlı bir çizgiyle çeyrek finaller oynar, hatta bazen beşinciliğe kadar tırmanırdı. Rakiplerinden daha geride olan Yunanistan ve Türkiye, 70’lerde biraz kıpırdanıp, Avrupa Şampiyonalarına katılmaya başladılar. Ama bu iki ülke, ev sahibi değillerse genelde Balkan Şampiyonalarında dördüncülük için kapışırdı. Madalyaların sahipleri belliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 28 yıl önce, 1981’in Aralık ayında Sofya’daki Balkan Şampiyonası’na işte bu koşullar altında gittik. Aydan Siyavuş yönetimindeki kadro, Necati Güler, Erman Kunter, Melih Erçin, Mehmet Döğüşken, Efe Aydan, Behçet Üner, Serdar Koçyiğit, Turhan Koray, Remzi Dilli, Ömer Saybir, Celal Arısan, Şadi Olcay’dan kuruluydu. Aytek Gürkan sakat olduğu için, Emir Turam da Amerika’da okuduğu için Sofya’ya götürülememişti. Haziranda Prag’da yapılan Avrupa Şampiyonası’nı, tek galibiyetle 11. sırada kapatmıştık. Ev sahibi Bulgaristan, daha sonra NBA’de oynayan ilk Avrupalılardan biri olacak genç pivotu Georgi Glouchkov’lu kadrosuyla iddialıydı. Bizi de gözlerine kestirdikleri için, fikstürde ilk rakip olarak seçmişlerdi. Bunu onlara çok ağır ödettik. Neredeyse kusursuz denebilecek bir oyunla, ilk günü 83-69’luk galibiyetle kapattık. O sıralar İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde doçent olan milli takım eski kaptanı Erdal Poyrazoğlu’nun, bu maçtan sonra Sofya’ya&lt;span style="font-style: italic;"&gt; “Şampiyonluğunuzu şimdiden kutluyorum” &lt;/span&gt;şeklinde çektiği telgraf, hâlâ bir efsane gibi dilden dile anlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci gün Romanya engeli zor da olsa geçildi. Yugoslavya, 1980’de Olimpiyat şampiyonu olan Cosiç’li, Dalipagiç’li, Delibasiç’li, Slavniç’li kadrosundan kimseyi Sofya’ya getirmemiş, Ümit-B milli karışımı bir kadroyu geleceğe hazırlamayı tercih etmişti. Onları da rahat yendik. Arnavutluk gelmediği için, turnuvayı tamamlama görevi Bulgaristan B takımına düşmüştü ve her ülke onlarla oynadığı günü aktif dinlenmeyle geçirme şansı buluyordu. Oysa bizim fikstürümüzde dört günde dört zorlu maç vardı. 5 Aralık Cumartesi günü Yunanistan önüne çıktık ve siyah-beyaz TRT ekranları karşısında hepimizi hop oturtup hop kaldıran bir 40 dakika sonunda sahadan 93-80 galip ayrıldık. Poyrazoğlu bilmişti: Türkiye tarihinde ilk kez basketbolda Balkan Şampiyonu’ydu. Hem de kendi evinde oynamadığı bir turnuvada!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluğu getiren Yunanistan maçının son basketi, uzun yıllar TRT’deki &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“efsane” &lt;/span&gt;Spor Stüdyosu programının jeneriğinde yer aldı. O basketin de ilginç bir öyküsü var: Son dakikalara girilip, kazanacağımız belli olunca, rahmetli Siyavuş yedekleri sahaya sürüyor. Tabii o dönemde böyle rotasyon, motasyon yok. Necati, Erman, Melih, Mehmet, Efe’den kurulu klasik beşimiz büyük bir faul problemi olmadığı takdirde 38-40 dakika sahada kalıyor. Günlerdir Siyavuş’un minicik bir parmak işaretini bekleyen genç cengâverler, kapakların kalkmasıyla derin bir “ohhh” diyor ve dalıyor son dakikada sahaya… Tam o sırada paylaşılamayan bir top oluyor ve hakem hava atışına hükmediyor. Bizden, takımın en kısası Behçet ile Yunanistan’ın 2.00 metre boyundaki forveti çıkacak. Behçet artık nasıl bir hırsla sıçramışsa, adamdan dört parmak daha yükseğe fırlıyor, topu Ömer Saybir’e kazandırıyor, o da kendine özgü ters ayaklı turnikelerinden birine giriyor ama heyecandan olsa gerek, kaçırıyor. Biz tam ekran başında &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“ahhh”&lt;/span&gt; çekmeye hazırlanırken, çemberin üzerinde bir el görüyoruz. O el topu kavrayıp, Yunan potasına kelimenin tam anlamıyla &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“tıkıyor”.&lt;/span&gt; Sonra da sıkılı bir zafer yumruğu olarak, sahamıza geri dönüyor. Herkesten daha yükseğe çıkan o el, maça nokta koyan o basket, başarının sembolü olan o yumruk Remzi’ye ait. Ve sırf bu yüzden, her Pazar akşamı Spor Stüdyosu’nun önünde ekranlara geldiği için, yıllarca &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Jenerik Remzi”&lt;/span&gt; diye anılıyor Remzi Dilli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981 Balkan Şampiyonası’na dair sonradan dinleyeceğim öyküler arasında, belleğimde en çok yer edenlerden biri, Amigo Birol’un otostopla Edirne’ye kadar gittikten sonra, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Üzerinde döviz yok”&lt;/span&gt; gerekçesiyle Bulgar gümrüğünden geri çevrilmesi ama yılmadan, usanmadan mücadele edip, Yunanistan maçına yetişmesidir. Birol, kapıdan çevrildiğinde turnuvanın yarısı geride kalmış zaten... O gün mesai saati de dolmuş, akşam olmuş. Ağlayarak, sızlayarak Edirne garnizon komutanına ulaşıyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Paşam, yarın Yunanistan’ı yenip şampiyon olacağız inşallah. Benim tribünde ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırmam gerek”&lt;/span&gt; diyor. Adamcağızın gözleri dolu dolu oluyor, cebinden para çıkarıp veriyor ama döviz yok. Öyle bugünkü gibi döviz büfesi falan ne gezer? Ama devir, emirin demiri kestiği devir. Haber veriliyor Ziraat Bankası müdürüne, gece vakti banka açtırılıyor ve Birol’un cebine 50 Alman markı konuluyor. Sonra da kapıda bir TIR çevrilip, dualarla uğurlanıyor milli amigo. Ve Yunanistan maçında elinde bayrağıyla tribünde yerini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uzattık, noktayı neşeli bir sahneyle koyalım. Yunan maçı kazanılmış, son gün hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan karşılaşmada rakip Bulgaristan B takımı. Madalya töreni ondan sonra. Bizimkiler, meşhur Vitosha Oteli’ndeki odalarında kendi çaplarında parti yapıyorlar. Necati Güler ile Remzi Dilli’nin odalarında şöyle bir sahne var: Bizim iki oyuncumuza ilaveten Romen takımından Uglai ve Kapusan, o turnuvada Yunan takımının en genç oyuncusu olan Fassoulas &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(bugün Pire Belediye Başkanı)&lt;/span&gt; ve bizim Kırcaali’li vatandaşlardan Ali, ellerinde ucuz Bulgar şaraplarıyla odanın ortasında şarkı söyleyip dans ediyor. Malum, Balkan havaları ortak, notaları herkes biliyor, sözleri de kendi dilinde uyduruyor. Ortada madalya ve kupa yok ama bu kutlama, bütün törenlerden daha sıcak, daha samimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yıldan sonra Türkiye, Balkan Şampiyonalarında ikincilikten ileri gidemedi. Bildiğim kadarıyla A milli takımlar düzeyindeki son Balkan Basketbol Şampiyonası, 1990 Kasımında Üsküp’te yapıldı. Sonra Yugoslavya dağıldı, kan gövdeyi götürdü, sınırlar değişti… Slovenya ve Hırvatistan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Biz Balkanlı değiliz”&lt;/span&gt; dedi. Yoğunlaşan uluslararası takvimde yer bulmak da imkansızdı; Balkan Şampiyonaları tarih oldu.&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8552344282866277064?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8552344282866277064/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8552344282866277064&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8552344282866277064'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8552344282866277064'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/ilk-ve-son-balkan-sampiyonlugu.html' title='ilk ve Son Balkan Şampiyonluğu'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Syts1-5sooI/AAAAAAAAFtA/nvJsgqOGWmk/s72-c/turkiye.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3392510808587276206</id><published>2009-12-14T01:11:00.000-08:00</published><updated>2009-12-14T01:14:05.251-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Lotus yeni sezona hazır...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyYBwJ8xKoI/AAAAAAAADyY/kvao1XWw-G8/s1600-h/lotus+team.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyYBwJ8xKoI/AAAAAAAADyY/kvao1XWw-G8/s320/lotus+team.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415017528775748226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Lotus, Malezya'da düzenlediği basın toplantısıyla gelecek yıl Jarno Trulli ve Heikki Kovalainen'le yarışacağını açıkladı. Malezya doğumlu Feyruz Fauzi de, takımın üçüncü pilotu olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkent Kuala Lumpur'da Lotus'un sürücü kadrosunu açıklayan Malezya Spor Bakanı Ahmed Şaberi Cheek, hükumetin yeni takıma olan desteğini ve beklentilerini de dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cheek, hükumet olarak motor sporlarının yaygınlatırılmasına yönelik bir program uyguladıklarını ve bu bağlamda Lotus'un ülkenin genç yetenekleri için de bir fırsat olacağını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Cheek ayrıca, bir Malezya takımının Formula 1'de mücadele etmesinin, özellikle yüksek teknoloji endüstrilerde ülkenin daha da ileriye gitmesi için önemli bir basamak olacağını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lotus takım patronu Tony Fernandes ise, sürücü kadrosunun tecrübeli olduğunu ve aynı zamanda takıma bir canlılık ve coşku getireceklerini belirterek, "Trulli takımın gelişiminde sahip olduğu tecrübeyi aktaracak. Heikki, tecrübeli olmakla birlikte genç bir pilot. O yüzden, Feyruz'la da birlikte çok iyi bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorum. Hem tecrübeli, hem genç, hem de tutkunun karışımı bir kadro" ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lotus'un gelecek sene, yeni takımların en iyisi olmayı hedeflediğini kaydeden Fernandes, "Şimdiden çok büyük hedefler belirlemiyoruz. Ama en azından yeni takımların en iyisi olmak istiyrouz. Bugün dünya çapında pilotlarla yarışacağımızı açıklamamız da, bu ciddiyetimizi gösteriyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renault ve Toyota'nın ardından kariyerinde üçüncü kez Mike Gascoyne ile birlikte çalışacak olan Trulli, Lotus'u tercih etmesindeki en büyük nedenlerden birinin Gascoyne olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gascoyne'nin geçmişte diğer takımlarda başarılı çalışmaları olduğunu ve yeniden kendisiyle çalışmaktan memnuniyet duyacağını ifade eden İtalyan pilot, "Takımın, hedeflerini gerçekleştirmesine yardım etmeye hazırım" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kovalainen ise, takımın profesyonel yaklaşımının kendisini etkilediğini belirterek, fabrikayı ziyaretinde, takımın bu kadar kısa sürede bu kadar kapsamlı bir çalışma yürütmesinden etkilendiğini söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3392510808587276206?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3392510808587276206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3392510808587276206&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3392510808587276206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3392510808587276206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/lotus-yeni-sezona-hazr.html' title='Lotus yeni sezona hazır...'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyYBwJ8xKoI/AAAAAAAADyY/kvao1XWw-G8/s72-c/lotus+team.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1812172497043877175</id><published>2009-12-13T06:25:00.000-08:00</published><updated>2009-12-13T06:26:40.390-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları (Ters Yön)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyT5iMFLR4I/AAAAAAAADw4/vK7iB1foOY0/s1600-h/610x.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyT5iMFLR4I/AAAAAAAADw4/vK7iB1foOY0/s400/610x.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5414727017759983490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1812172497043877175?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1812172497043877175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1812172497043877175&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1812172497043877175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1812172497043877175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/pazar-fotograflar-ters-yon.html' title='Pazar Fotoğrafları (Ters Yön)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyT5iMFLR4I/AAAAAAAADw4/vK7iB1foOY0/s72-c/610x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-133026402023755102</id><published>2009-12-11T15:56:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T15:57:18.486-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Bir Paul Dawkins Vardı..</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SyJVzYbnUGI/AAAAAAAAFpY/G_1t-E9A8b4/s1600-h/dawkins.PNG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 287px; height: 239px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SyJVzYbnUGI/AAAAAAAAFpY/G_1t-E9A8b4/s400/dawkins.PNG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413984043272720482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye Deplasmanlı Basketbol Ligi &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(o zamanlar öyle denirdi)&lt;/span&gt; 1981-82 sezonuna büyük bir karmaşayla girdi. Zaten iki yıl önce düşme kaldırıldığı için takım sayısı 18’e çıkmış ve lig, altışar takımdan oluşan üç grup halinde oynanır olmuştu. Gruplarda ilk iki sırayı alanlar, final grubuna yükseliyor, diğerleri de anlamsız klasman grubu maçlarında ömür tüketiyordu. Ve bazı takımlar, birbiriyle hiç oynamadan sezonu noktalayabiliyordu. Örneğin, o yıl Fenerbahçe, ezeli rakipleri Galatasaray ve Beşiktaş’la hiç karşılaşmadan defteri kapattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federasyon sezon öncesi yabancılara yasak getirildiğini açıklamış, daha sonra özellikle Avrupa Kupaları’nda oynayan kulüplerin baskısıyla geri adım atmak zorunda kalıp, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Türkiye’de yaşayan, görevli olan ve üniversitelerde eğitimlerini sürdüren yabancılara lisans çıkartma hakkı verilir” &lt;/span&gt;gibi tuhaf bir kuralla kapıyı aralamıştı. Kulüpler de sezon başladıktan sonra telaş içinde Amerikalı oyuncularını birer ikişer okullara kayıt ettirmeye ve lisans başvurusu yapmaya başladılar. Koskoca Haigler’ların, Şeytan Billy’lerin Boğaziçi Üniversitesi’ne kaydolup, adet yerini bulsun diye birkaç derse girdiği tuhaf bir dönemden geçiyorduk. İşte tam o günlerde, gazetede minicik bir haber gördüm. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Galatasaray NBA’den Utah Jazz takımında oynamış Paul Dawkins’i kadrosuna kattı”&lt;/span&gt; yazıyordu. İnanamadım. Dawkins’i tanıdığım için değil, o zamanlar NBA’de forma giymiş birinin kalkıp Türkiye’ye gelmesi imkansız olduğu için… Üstelik de getiren, Eczacıbaşı ve Efes gibi dönemin büyük bütçeli müesseselerinden biri değil, Galatasaray gibi kendi yağıyla kavrulan, yetiştirdiği gençleri A takıma monte etmeye uğraşan bir kulüptü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dawkins, sarı-kırmızılı formayla ilk maçına 1981’in Aralık ayında çıktı. Solaktı ve ilk bakışta insana çok garip gelen bir stili vardı. Şuta kalkarken sol ayağı, diğerinin hep biraz önünde olurdu. Mesafe tanımadan top kullanabiliyordu. Avrupa basketbolunda henüz üçlük olmadığı için &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(84 Olimpiyatları’ndan sonra geldi)&lt;/span&gt; Dawkins’in buradaki ilk üç sezonunda pek çok basketi 3 yerine 2 sayıyla geçti kayıtlara… Yumuşacık bileği, bol fake’li oyunu ve inanılmaz skor kapasitesiyle İstanbul’da kısa sürede özel seyirci edinen bu 1.95’lik forvet, aslında geldiği yerde de bir efsaneydi. Küçük bir okul olan Northern Illinois’ten 26.7 gibi olağanüstü bir sayı ortalamasıyla mezun olmuş, son yılında adını NCAA’lerin en skorer üç ismi arasına yazdırmış &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(diğerleri Larry Bird ve Nick Galis’ti)&lt;/span&gt;, okulunun bütün istatistik rekorlarını altüst etmiş, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Doktor D”&lt;/span&gt; adını almıştı. Utah Jazz tarafından draft edildi ve 1979-80 sezonunda Pete Maravich ve Adrain Dantley gibi şimdi adı Hall of Fame’de yazılı devlerin yer aldığı kadroda, 57 maç oynama şansı buldu. Hatta bir maçta 30 sayı atarak sahanın en skorer ismi oldu. Ancak bu parlak başlangıç, ertesi yıla yansımadı. Dawkins zaten savunma sevmeyen bir oyuncuydu. Bir de dizinden sakatlanınca, lateral hareketleri iyiden iyiye yavaşlamıştı. O sırada Amerikan kolej basketbolundaki en atletik oyuncu olarak ün yapan Darrell Griffith’i draft eden ve tribünlerin sevgilisi olan bu genç yeteneği mutlaka ilk beşe monte etmeye çalışan Jazz yönetimi, Dawkins’i harcayıverdi. Hiç oynatmadılar, CBA ligine gönderdiler, o da sonunda dayanamayıp, Avrupa’ya yeşil ışık yaktı; menajerine &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Bana oynayabileceğim bir takım bul”&lt;/span&gt; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray, aynı menajerle temas kurduğunda Paul Dawkins, Fransa’nın Nice takımındaydı. Gelmiş, antrenmanlara çıkmış ama bir türlü kendisine söz verilen peşinatı alamamıştı. Nice’ten İstanbul’a uçması ve o tarihten sonra yaklaşık 7.5 sene yaşayacağı kente gelmesi çok zor olmadı.&lt;br /&gt;Dawkins’i Yeşilköy’de Galatasaray’ın menajeri ve yeni takım arkadaşlarından biri karşıladı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Öykümüzün bu paragrafında yer alan kahramanlar, en sonda soru-cevap bölümünde açıklanacaktır)&lt;/span&gt;. Onu alıp, Galatasaray Başkanı Selahattin Beyazıt’ın Cihangir Camii’nin hemen yanında boş duran ve şahane İstanbul manzarasına tepeden bakan apartmanındaki dairelerden birine yerleştirdiler. Dawkins, idmana çıktı, koç tarafından çok beğenildi. O zamana kadar ligde zaten iyi iş yapmış ve final grubu vizesini büyük ölçüde almış olan genç kadro, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Bu adamın gelişiyle acaba ilk üçe girer miyiz?”&lt;/span&gt; diye umutlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SyJVtWj6bVI/AAAAAAAAFpQ/IUYwSwNjZfg/s1600-h/dawk-2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 216px; height: 311px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SyJVtWj6bVI/AAAAAAAAFpQ/IUYwSwNjZfg/s400/dawk-2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413983939691441490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dawkins de tıpkı geçen hafta söz ettiğim Abromaitis gibi, İstanbul’daki ilk sabahında ezan sesiyle korkarak uyandı. Pencereden uzansa minareye dokunabilecek yakınlıktaydı ve daha önce hiç duymadığı bu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“şarkı”&lt;/span&gt;dan sonra, sabah olup onu idmana götürecek menajer gelene kadar gözünü kırpmadı. O günün akşamında yeni dostları, onu Çiçek Pasajı’na götürdü. Hiç bilmediği bir içki söylediler, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Balık yer misin?”&lt;/span&gt; diye sordular. O da gelen balığın üstüne dökmek için garsondan ketçap istedi. Yazık oldu canım lüfer ızgaraya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paul Dawkins, daha sonra lüfer yemeyi de öğrendi, İstanbul trafiğinde araba kullanmayı da… İlk geldiğinde onu çok şaşırtan şeylere, mesela sezon boyunca oynadıkları maçların yarısını aynı salonda, Spor Sergi’de oynamaya alıştı. İlk önemli maçında Efes Pilsen potasına 40 sayı bıraktı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Dikkat, üçlük yok!)&lt;/span&gt;. Illinois State Üniversitesi mezunu olduğu için onu Amerika’dan çok iyi tanıyan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Şeytan”&lt;/span&gt; Billy Lewis’in bu maçtan önce &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İnanamıyorum, Paul Dawkins burada ha”&lt;/span&gt; diyerek koridora fırladığı ve onun elini öptüğü söylenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dawkins’li Galatasaray, o sezonu 5. sırada tamamladı. 1984-87 arasında üst üste üç kez final oynayan, iki şampiyonluk kazanan ve sarı-kırmızılı basketbolseverlerin bugün bile hâlâ &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Nihat İziç, Turgay Demirel, Michael Scearce, Mehmet Baç, Mehmet Altıoklar, Cihat Levent…”&lt;/span&gt; şeklinde ezbere sayabildiği o muhteşem kadronun temel direğiydi Dawkins. Gerçek bir yıldız olmasına karşın, son derece mütevazı bir karakterdi. Bir gün olsun, rakiple dalaştığı, hakeme ya da bir takım arkadaşına bozuk attığı görülmemişti. Kusursuz bir profesyoneldi. Öyle ki, Galatasaray’ın Amerikalı antrenör Jack Avina’yı getirip, tek yabancı hakkını uzun oyunculardan yana kullandığı, Rudy Hackett ve Art Housey’i aldığı 1987-88 ve 1988-89 sezonlarında sadece antrenman yaptı, pek az maçta sahaya çıkabildi. Sözleşmesi gereği parasını alıyor, yönetici Faruk Süren’i bir baba gibi seviyordu. Hiçbir huzursuzluk çıkarmadı. Türk vatandaşlığına kabul edilmişti ve 1989 yılı başlarında Gelişim Spor dergisi için kendisiyle yaptığım röportajda milli takımda oynamak istediğini, ama birilerinin buna engel olduğunu söylemişti. Gerçekten de o günlerde Federasyon Başkanı rahmetli Osman Solakoğlu, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Milli takımı karartmam”&lt;/span&gt; diye bugün olsa kendisini çok zor duruma düşürecek bir demeç vermişti medyaya…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dawkins bir ton sayı atıp, 2 şampiyonluk, 1 de Cumhurbaşkanlığı Kupası hediye ettiği Galatasaray’da son maçlarını, 1989 play-off’unda Ankara’daki turnuvada oynadı. Amerika dışındaki tüm profesyonel kariyerini tek bir ülkede, tek bir formayla geçirmiş ve sonunda eve dönmüştü. Eski arkadaşlarıyla, özellikle de Turgay Demirel’le telefon sohbetlerini bir müddet sürdürdü. Son olarak ağabeyiyle birlikte müzik piyasasına girdiğini ve prodüktörlük yaptığını duymuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldik sürprizli soru-cevap bölümümüze…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paul Dawkins Türkiye’ye ilk kez ayak bastığında, havaalanında onu karşılayan Galatasaray menajeri kimdi? Nur Gencer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menajerle birlikte havaalanına giden ve iyi İngilizce konuştuğu için sonraki günlerde Dawkins’in gönüllü çevirmeni haline gelen takım arkadaşı kimdi? Cem Akdağ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yıl büyük sürpriz yapıp sezonu beşinci bitiren takımın koçu kimdi? Koray Mincinozlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O takımdaki genç oyunculardan biri kimdi? Ali Türsan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-133026402023755102?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/133026402023755102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=133026402023755102&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/133026402023755102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/133026402023755102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/bir-paul-dawkins-vard.html' title='Bir Paul Dawkins Vardı..'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SyJVzYbnUGI/AAAAAAAAFpY/G_1t-E9A8b4/s72-c/dawkins.PNG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5713863360931616749</id><published>2009-12-10T13:24:00.000-08:00</published><updated>2009-12-10T13:34:03.921-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Schumacher'in dönüş sürecinde son durum</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyFpHUo2BxI/AAAAAAAADv4/KLZzNMSWN3Q/s1600-h/ms23.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 217px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyFpHUo2BxI/AAAAAAAADv4/KLZzNMSWN3Q/s320/ms23.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5413723801596069650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;BBC F1 yorumcusu ve eski takım patronu Eddie Jordan, yaptığı bir açıklamada Michael Schumacher'in Mercedes GP Takımı ile Formula 1'e sansasyonel bir dönüş yapmaya hazırlandığını söyledi.&lt;/b&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ve Schumacher geri dönüyor&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;BBC F1 yorumcusu ve eski takım patronu eddie Jordan, Brawn GP'nin çoğunluk hisselerini satın alan Mercedes-Benz'in, yedi kez Dünya Şampiyonu olan Michael Schumacher'i Mercedes GP Takımının birinci pilotu olarak istediğinin gizli bir konu olmadığını belirterek "Bu sansasyonel olasılık ciddi bir şekilde takip ediliyor ve bana kalırsa yakında gerçekleşecek" dedi. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Eddie Jordan açıklamasında Mercedes -&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;schumacher birlikteleiğinin çok eskilere dayandığını belirterek: "Aslında herşey Michael ile Ross Brawn’ın, Daimler CEO'su Dieter Zetsche ile Abu Dabi'de bir araya gelerek uzun süreli bir toplantı yapmalarıyla başladı. Şu an itibariyle Michael'ın, Ferrari ile geçerli bir danışmanlık kontratı olması Mercedes GP'de yarışmasına engel olabilir. Ama Ferrari Patronu Luca di Montezemolo ile görüşeceği bilgisini de yeni aldım. Bu görüşmede kontratını karşılıklı olarak erken feshetmeyi konuşacağı ve bunun da Formula 1'in çıkarları açısından kabul edilmesi bekleniyor. Nereden bakarsanız bakın, Formula 1 ve Almanya açısından müthiş sansasyonel bir olay bu. Michael ile Mercedes işbirliği yıllar öncesine gidiyor. Formula 1'den önce Michael Mercedes takımıyla spor otomobiller serisinde yarıştı ve onun Formula 1'e girişinde de Mercedes'in çok büyük rolü oldu. Mercedes, benim takımım Jordan GP'de 1991 yılında kariyerine başlarken Michael için bize ödemelerde de bulundu.." İfadelerini kullandı&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu arada, BBC Sport'a konuşan Schumacher'in sözcüsü Sabine Kehm, &lt;span&gt; &lt;/span&gt;" bu yaz Massa'nın kazasından sonra yaşadıklarım nedeniyle, hiçbir zaman 'asla' kelimesini kullanmamayı öğrendim" dedi. Kehm ayrıca Schumacher'in boynundaki sakatlıkla ilgili yeni bir testten geçmediği, ancak Ocak ayına kadar tamamen iyileşeceğini de kaydetti.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5713863360931616749?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5713863360931616749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5713863360931616749&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5713863360931616749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5713863360931616749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/schumacherin-donus-surecinde-son-durum.html' title='Schumacher&apos;in dönüş sürecinde son durum'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SyFpHUo2BxI/AAAAAAAADv4/KLZzNMSWN3Q/s72-c/ms23.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7980967656602250074</id><published>2009-12-07T06:13:00.000-08:00</published><updated>2009-12-07T06:28:37.791-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Schumacher için geri sayım...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sx0Q_J_VhHI/AAAAAAAADuc/M7pxoGQIweY/s1600-h/ms.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sx0Q_J_VhHI/AAAAAAAADuc/M7pxoGQIweY/s320/ms.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412501004368577650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Michael Schumacher'in gelecek yıl Mercedes GP'yle pistlere döneceğine ilişkin spekülasyonlar, bu konuda herhangi bir doğrulamaya veya yalanlama yapılmadığı için güçlenerek devam ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;40 yaşındaki Schumacher'in babası Rolf, Köln'de yayınlanan Express gazetesine yaptığı açıklamada, "Michael her gün çılgın gibi idman yapıyor. Bunu boş yere yapmaz" ifadelerini kullandı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bild gazetesi de, Schumacher'in eski boyun egzersiz makinesini, daha yeni bir cihaz aldığı için Nico Hulkenberg'e verdiğini bildirdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;F1 patronu Bernie Ecclestone ise geçtiğimiz günlerde Schumacher'in geri dönme ihtimalinin çok zayıf olduğunu ifade etmiş ancak bunun ihtimal dışı da olmadığını kaydetmişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ecclestone, "Ben Schumacher'in yerinde olsaydım, geri dönmezdim. Fakat şundan da eminim ki, o işini nasıl yapacağını biliyor" diye konuşmuştu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada Schumacher'in Nico Rosberg'le yarışmaması durumunda Mercedes'in eski junior takımından yetiştirdiği Nick Heidfeld'i düşündüğü belirtiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Schumacher'in meanjeri Willi Weber ise, bugün Stuttgart'da Alman pilot ile bir araya gelecek. Toplantının nerede yapılacağı bilinmiyor ancak Weber'in Schumacher'le birlikte Mercedes/Daimler'in merkezine yakın bir yerde buluşabileceği ifade ediliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Weber ise, toplantının kişisel bir görüşmeden ibaret olduğunu belirterek, Norbert Haug ve Mercedes'le görüşmelerinin de gündemlerinde olmadığını söyledi.&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  ;font-family:'trebuchet MS';font-size:14px;"&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7980967656602250074?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7980967656602250074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7980967656602250074&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7980967656602250074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7980967656602250074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/schumacher-icin-geri-saym.html' title='Schumacher için geri sayım...'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sx0Q_J_VhHI/AAAAAAAADuc/M7pxoGQIweY/s72-c/ms.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-670706826625279286</id><published>2009-12-04T15:49:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T15:49:27.436-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Dur Gitme, Kurban Olayım..</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title"&gt;&lt;a href="http://www.salsabasket.net/2009/12/yigiter-ulug-ile-nostalji-9-dur-gitme.html"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/h3&gt;  &lt;div class="post-body"&gt; &lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SxjoOvRb4eI/AAAAAAAAFi4/2nbLcv6QdZw/s1600-h/Abromaitis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 173px; height: 360px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SxjoOvRb4eI/AAAAAAAAFi4/2nbLcv6QdZw/s400/Abromaitis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411330292191060450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıl 1983… Ligde son iki şampiyonluğu Efes Pilsen’e, transfer döneminde de efsane antrenörü Aydan Siyavuş’u Fenerbahçe’ye kaptırmış olan Eczacıbaşı, iddiasını Beşiktaş’tan Erman Kunter’i alarak sürdürmeye çalışıyor. Takımın başına da Yugoslavya’dan Dragutin Çermak getiriliyor. Sporculuk döneminde, 1968 Meksiko Olimpiyat Oyunları’nda gümüş madalya kazanmış olan Çermak, o zamanlar henüz 39 yaşında, koçluk kariyerinin başında bir basketbol adamı. Eczacıbaşı macerası pek uzun sürmüyor ve daha Ocak ayı dolmadan, görevi genç takım antrenörü Halil Üner’e devredip, Belgrad’a dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o sezon Eczacıbaşı’nda 2.03 boyunda beyaz bir Amerikalı var: &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Jim Abromaitis&lt;/span&gt;. Zaten yıllardır kadroda olan ve Türk pasaportu taşıyan Ronald Haigler’ı tamamlamak için getirilmiş olan Abromaitis, 3 numara pozisyonunda oynuyor ve benim o güne dek gördüğüm fundamentali en sağlam oyunculardan biri. Gayet iyi bir kariyere sahip olmasına karşın &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Connecticut Üniversitesi mezunu, New Jersey Nets tarafından draft edilmiş, İstanbul’a gelmeden önce İspanya’da Real Madrid’de, İtalya’da Trieste’de oynamış)&lt;/span&gt;, sahada hiç bencil değil. Hiçbir topu zorlamıyor, hatta bazen gerekenden fazla pası düşündüğü bile söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lacivert-beyazlı formayla Türkiye’de iki sezon geçiren Abromaitis, meğer İstanbul’a ayak bastığı gün, ilk uçağa atlayıp geri dönmek istemiş de, Eczacıbaşı yöneticileri tarafından güçlükle ikna edilmiş. Bizler, Abromaitis’in ülkemizdeki ilk saatlerinde nasıl bir şok yaşadığını, çok sonraları öğrendik. Sizlerle paylaşmak da bugüne kısmetmiş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı oyuncu geliyor ve Atatürk Havaalanı’nda o dönemin Eczacıbaşı menajeri Nur Gencer tarafından karşılanıyor. Abromaitis’in küçücük bir köpeği var. Çok sevdiği finosundan ayrı kalamadığı için, onu da New York’tan kucağında getirmiş. Gencer, Jim ve küçük yaramaz, bir arabayla Levent’e, kulübün tesislerine geliyorlar &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Bugünün gençleri için söyleyelim, şimdiki Kanyon alışveriş merkezi, o zamanlar Eczacıbaşı ilaç fabrikası ve fabrikanın arka tarafında takımın çalıştığı spor salonu var)&lt;/span&gt;. Tanışmanın ardından Abromaitis, fabrikanın karşısındaki apartmanlardan birinde, bir daireye yerleştiriliyor. Akşam yemeğinden sonra da, dinlenmesi için yeni evine bırakılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamcağız uzun yoldan gelmiş, yorgun… Erkenden derin bir uykuya dalıyor ama sabahın ilk ışıklarıyla, avaz avaz bağıran birinin sesiyle uyanıyor. Hayatında ilk kez Müslüman bir ülkede uyandığı için, bunun sabah ezanı olduğunu bilmiyor tabii… Korkuyor; nereden geldiğini bilmediği bu sesin, bir alarm uyarısı ya da benzeri bir duyuru olabileceğini düşünüyor. Öyle ya, alacakaranlıkta adamın biri neden hoparlörden şarkı söylesin? Dakikalarca pencerede oturup, etrafta bir hareket, bir yangın, bir duman vs. görmeye çalışıyor ama hiçbir şey yok. Sabah saatlerinde evin arka tarafındaki geniş yeşillikte &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(şimdilerde Yapı Kredi Plaza ile Vakıfbank binalarının yükseldiği yerler) &lt;/span&gt;tuhaf bir hareketlenme başlıyor. Birtakım adamlar, irili ufaklı hayvanları çekiştire çekiştire oraya getiriyorlar. Ne oluyor demeye kalmadan, adamlardan birinin az önce başını okşadığı kuzunun boğazına çöküp, bıçağı bastığını ve ortalığın kan gölüne döndüğünü görüyor Abromaitis. Dehşete kapılıyor. Hemen kapıcının ziline basıyor. Gelen giden yok. Aşağıya inip, bir bakayım diyecek oluyor, o sırada aralık duran kapıdan köpek fırlayıp çıkıyor ve ok gibi merdivenlerden iniyor. Deli gibi havlayan köpek önde, Eczacıbaşı’nın çiçeği burnunda yabancı oyuncusu arkada, irili-ufaklı hayvanlar ve eli bıçaklı adamlarla dolu arsaya doğru koşmaya başlıyorlar. O sırada dini vecibesini yerine getirip, koç kesmeye çalışan vatandaşlarımızdan bazıları, kopan yaygarayla işini bırakıp, köpeğin peşine düşecek oluyor… İşte Abromaitis’in deliye döndüğü an, o an: Birtakım eli bıçaklı, kara bıyıklı adamların, köpeğini katledeceğini düşünerek, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Nooo, nooo, please!” &lt;/span&gt;diye haykırıyor. Son bir deparla zar zor yetişiyor finosuna, onu kaptığı gibi kucaklayıp, koşar adım eve dönüyor. Apartmanın kapısında kapıcı karşılıyor Amerikalı’yı… Gülümseyerek onu sakinleştirici bir şeyler söylüyor ama bizimkinin anlamasına da imkân yok, sakinleşmesine de… Çünkü kapıcının üzerinde uzun, yerlere kadar beyaz bir önlük var ve önlüğün kan lekesi olmayan bir santimetrekaresini bulmak güç. Vuruyor Abromaitis merdivenlere ve daha birinci katın kapısında, hayatının en tuhaf manzarasıyla karşı karşıya geliyor. Kapılardan birinin önünde kocaman plastik bir leğen var ve leğenin içinde gözlerini kendisine dikmiş melül melül bakan kesik bir koyun başı ile dört adet toynağı üstünde paça bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Oh my God, bunlar gerçek olamaz, bu bir kâbus”&lt;/span&gt; diyerek ve bildiği bütün duaları ederek, eve kendini dar atan Abromaitis hemen giyiniyor, daha dün gece açtığı bavulları topluyor ve fabrikanın yolunu tutuyor. Tabii merdivenlerde karşılaştığı ve bir kap içinde taze kesilmiş etler taşıyan 8-10 yaşlarındaki erkek çocuğunu görmezden gelerek… O sırada arkadaki arsada büyükbaş ve küçükbaş katliamı iyice hızlanmış, olay mahali, dört bir yanına kan gölcükleri, soyulmuş deriler ve kesik kelleler saçılmış bir savaş meydanı haline gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beti benzi atan, dizleri titreyen Jim, son bir gayretle fabrikanın giriş kapısındaki kulübeye ulaşıyor ve &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Nör”&lt;/span&gt; diyebiliyor sadece… Allahtan, Nur’un Amerikancası olan bu sözcüğü bekçi anlıyor ve Nur Gencer’i kısa sürede buluyor da, adamcağızın dehşet dakikaları fazla uzamıyor. Eczacıbaşı menajeri, kulübeye geldiğinde büyük umutlarla transfer ettikleri ve o yıl potaları titretmesini bekledikleri dev gibi Amerikalı’nın bir kedi yavrusu gibi bir köşeye büzüldüğünü ve tirtir titrediğini görüyor. Ağzından çıkan tek söz:&lt;span style="font-style: italic;"&gt; “Benim gitmem lazım.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gencer, şok geçiren Abromaitis’i alıp spor salonuna getiriyor. Ona uzun uzun Kurban Bayramı’nı, bunun İslam kültüründeki yerini, bu olayın yılda sadece bir gün yaşandığını, İstanbul’da bir daha asla böyle bir manzara görmeyeceğini, buranın daha önce yaşadığı Madrid ve Trieste gibi Avrupa kentlerinden hiçbir farkı olmadığını anlatıyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İstersen yarını bekle, her şeyin bir günde değiştiğini kendi gözlerinle gör”&lt;/span&gt; diyor. Amerikalı oyuncu derin bir nefes alıyor, menajerini dinliyor ve sonrasında İstanbul’da iki sene kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SxjoMH4mWaI/AAAAAAAAFiw/1SjFrM5syGo/s1600-h/AbromaitisJim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 126px; height: 169px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SxjoMH4mWaI/AAAAAAAAFiw/1SjFrM5syGo/s400/AbromaitisJim.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411330247258167714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Jim Abromaitis bugün doğup büyüdüğü Connecticut’da çok saygın bir görevde. Sosyal Gelişim Komisyonu’nun başında. Büyük oğlu Jason, Yale’den mezun. Küçük oğlu Tim ise Notre Dame Üniversitesi’nin basketbol takımında yer alıyor. Baba Abromaitis, oğullarına hayatındaki en büyük zenginliğin, gençliğinde farklı ülkelerde yaşamak ve farklı kültürleri tanımak olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Aslında bu öyküyü Kurban Bayramı vesilesiyle geçen hafta yazmalıydım. Ama unutmuşum. Sonra sağolsun, Remzi Dilli hatırlattı. Böylece öykümüz de kahramanlarından birinin, Nur Gencer’in maalesef kurban edildiği haftaya denk gelmiş oldu.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-670706826625279286?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/670706826625279286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=670706826625279286&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/670706826625279286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/670706826625279286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/dur-gitme-kurban-olaym.html' title='Dur Gitme, Kurban Olayım..'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/SxjoOvRb4eI/AAAAAAAAFi4/2nbLcv6QdZw/s72-c/Abromaitis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-864406983944989741</id><published>2009-12-01T13:42:00.000-08:00</published><updated>2009-12-01T13:57:47.601-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Raikkonen Citoren C4'le Dünya Ralli Şampiyonası'na doğru</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxWRBUZ0HdI/AAAAAAAADpM/8WHxiEVVMkM/s1600/Kimi_2009_by_TK_Designs.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxWRBUZ0HdI/AAAAAAAADpM/8WHxiEVVMkM/s320/Kimi_2009_by_TK_Designs.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410389979198397906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Finlandiya medyası, Kimi Raikkonen'in gelecek yıl Citroen C4'le Dünya Ralli Şampiyonası'nda yarışmak üzere Fransız ekibiyle anlaştığını ve sözleşmelerin imzalandığını ileri sürdü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-864406983944989741?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/864406983944989741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=864406983944989741&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/864406983944989741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/864406983944989741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/raikkonen-citoren-c4le-dunya-ralli.html' title='Raikkonen Citoren C4&apos;le Dünya Ralli Şampiyonası&apos;na doğru'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxWRBUZ0HdI/AAAAAAAADpM/8WHxiEVVMkM/s72-c/Kimi_2009_by_TK_Designs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8499900077914643885</id><published>2009-12-01T01:11:00.001-08:00</published><updated>2009-12-01T01:13:06.312-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>BALLON D'OR MESSI'NİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxTeFcn969I/AAAAAAAADn0/J0Ix-kBOdUk/s1600/messi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410193237543349202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxTeFcn969I/AAAAAAAADn0/J0Ix-kBOdUk/s400/messi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxTd81b_i2I/AAAAAAAADns/jGdmmQqKapw/s1600/messi-2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410193089585187682" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 339px; CURSOR: hand; HEIGHT: 355px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxTd81b_i2I/AAAAAAAADns/jGdmmQqKapw/s400/messi-2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8499900077914643885?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8499900077914643885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8499900077914643885&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8499900077914643885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8499900077914643885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/12/ballon-dor-messinin.html' title='BALLON D&apos;OR MESSI&apos;NİN'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxTeFcn969I/AAAAAAAADn0/J0Ix-kBOdUk/s72-c/messi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8263406595864745742</id><published>2009-11-30T01:00:00.000-08:00</published><updated>2009-11-30T01:05:36.475-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Barrichello: Brawn Hata yaptı!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxOK0eyd_bI/AAAAAAAADnk/YLBgUO579Qg/s1600/jenson+rubens.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 221px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxOK0eyd_bI/AAAAAAAADnk/YLBgUO579Qg/s400/jenson+rubens.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409820211624672690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rubens Barrichello, Ross Brawn'ın gelecek sene Mercedes GP olarak yarışacak yeni takımda,tümüyle yeni bir sürücü kadrosuna güvenmekle hata yapmış olabileceğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brezilyalı pilot, Brawn'ın, bu sezon takımı her iki klasmanda da dünya şampiyonluğuna taşıyan pilotları muhafaza etmek için mücadele etmiş olması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brawn'ın 2009'daki üstün başarısının ardından Jenson Button, McLaren'a giderken, Barrichello da Formula 1'de 18. sezonunu geçirmek üzere Williams'a transfer oldu. Mercedes GP ise geçtiğimiz hafta Nico Rosberg'le yarışacağını duyurdu. Alman pilotun takım arkadaşının Nick Heidfeld olması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç kez dünya şampiyonluğu yaşayan Niki Lauda da, Brawn'ın Button'ın para konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle parmakları arasıdan kayıp gitmesine pişman olabileceğini belirtmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;37 yaşındaki Barrichello da, İspanyol Diario AS gazetesien verdiği demeçte, "Samimi olarak ifade ediyorum ki, Brawn takımının sahibi olsaydım, sezon boyunca yapılan çalışmalar için her iki pilotu da takımda tutma mücadelesi verirdim. Açıkçası Button kararı beni şaşırttı. Onun takımdan ayrılabileceğini hiç hayal etmemiştim" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8263406595864745742?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8263406595864745742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8263406595864745742&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8263406595864745742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8263406595864745742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/barrichello-brawn-hata-yapt.html' title='Barrichello: Brawn Hata yaptı!'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SxOK0eyd_bI/AAAAAAAADnk/YLBgUO579Qg/s72-c/jenson+rubens.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6221797212480096296</id><published>2009-11-27T13:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-27T13:54:47.015-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Harun'la Yaşadığımız Bayram Sevinçleri</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title"&gt; &lt;/h3&gt;  &lt;div class="post-body"&gt; &lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Sw1Qvkc9SXI/AAAAAAAAFdQ/xBzgJ90-kTU/s1600/HARUN-ERDENAY.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 251px; height: 371px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Sw1Qvkc9SXI/AAAAAAAAFdQ/xBzgJ90-kTU/s400/HARUN-ERDENAY.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408067505711040882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Qvuf4wcfICU/Sw09ZU_38aI/AAAAAAAAAXA/XthO7WU5TkI/s1600/harun+erdenay.png"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;i&gt;“Pegasus omuzlarda”&lt;/i&gt; fotoğrafını görünce bu hafta Harun Erdenay’ı yazmaya karar verdim. Daha önce, Slam dergisinin Haziran 2006 sayısında onu ve kariyerini anlatan bir yazı yazmıştım. Fotoğraflarıyla bir araya gelince şahane sayfalar çıkmıştı ortaya… Harun’a da o yakışırdı zaten…Bu gün bayram olduğuna göre, o yazıdan bir bölümü bayram şekeri niyetine sizinle paylaşmamda sakınca yoktur umarım…&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;“Geçenlerde bir panelde dinlediğim Dr. Erdal Atabek, &lt;i&gt;‘Çağdaş insanın dünyasında olgun olmak, üstün olmaktan önce gelmelidir’&lt;/i&gt; diyordu, ‘Ne yazık ki, bugünün Türkiye’sinde herkes üstün olmanın peşinde. Bu yüzden birbirine karşı saygısız, sevgisiz, acımasız…’&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Dr. Atabek’in söyledilerinden etkilendim, hatta bir yazımda kullanmayı da düşündüm ama bu yazının Harun Erdenay söyleşisi olacağı hiç aklıma gelmemişti, ne yalan söyleyeyim. Olgun insanla üstün insanın farkı üzerine kafa yorduğum günlerde Harun’la buluştum. Uzun uzun sohbet ettik. Birkaç hafta önce formasını duvara asmış bir yıldız olarak, geride bıraktığı yılları anlattı bana. Tam onun insana huzur ve iyimserlik veren rahatlığına, tarihe geçmiş olayları bile usulcacık anlatan sesine kapılmış gidiyordum ki, birden ‘pat’ diye kocaman bir cümle düşüverdi masamıza!&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;‘Kupalara, şampiyonluklara önem vermedim ben’&lt;/i&gt; dedi Harun, &lt;i&gt;‘Başarıya önem versem Avrupa’dan; Barcelona, Olympiakos, Kinder Bologna gibi iddialı takımlardan gelen tekliflere evet derdim. Ben hep mutlu, huzurlu olmayı, arkadaşlarımla bir arada oynamayı seçtim.’&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;O anda kafamda şimşek çaktı. Örnek göstermek için aradığım olgun insan karşımda oturuyordu!&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Harun Erdenay, 6 farklı takımda 21 sezon ter döktü Türkiye Basketbol Ligi’nde… 1987-2002 arasında tam &lt;st1:metricconverter productid="187 A" st="on"&gt;187 A&lt;/st1:metricconverter&gt; milli maçta forma giydi. Binlerce sayı attı, onlarca maç kazandırdı, milyonlarca kalp kazandı... Yüzlerce kez hayret-takdir-sevinç karışımı duygularla havalara zıplattı bizi. Şöyle bir düşünün, onun efendi duruşunu bozduğu, sözgelimi hakeme itiraz ettiği, rakibiyle dalaştığı, altettiği bir takıma karşı saygısızca davrandığı ya da yenildiği bir maçtan sonra mızıkçılık yaptığı, birilerini kırdığı tek bir sahneyi hatırlıyor musunuz? Hayır, boşuna uğraşmayın. Belleğinizin koridorlarında ne kadar dolaşsanız bulamazsınız.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Harun Erdenay’ın olgunluğu, üstünlüğünden geliyor, bana kalırsa. Yarıştığı tüm rakiplerden iyi olduğunu, canının istediği anda sonucu değiştirebilecek bir şey yapıp kazanabileceğini herkesten önce o biliyordu. Kalbinin en derinlerinde, dile getirmese bile fazlasıyla farkında olduğu bir üstünlük hissi vardı. Bir kere &lt;i&gt;Kemal Erdenay&lt;/i&gt;’ın oğluydu o… Yetenek gibi olgunluk da babadan oğula geçiyordu demek ki…”&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Harun deyince benim aklıma 15 Aralık 1993 gecesi gelir. O gece Abdi İpekçi’nin parkeleri kolay kolay unutulmayacak bir resitale sahne oldu. Kadrosunda Hüsnü, Levent, Ömer Büyükaycan gibi dönemin önemli isimleri ile Conrad McRae (toprağı bol olsun) ve Kenny Miller gibi çok atletik iki Amerikalıyı barındıran Fenerbahçe, Koraç Kupası’nda Panionios’u ağırlıyordu. Yunan temsilcisinin en büyük kozu, sonraki yıllarda sarı-lacivertli formayı giyecek olan Amerikalı skorer Henry Turner’dı. Atina’daki ilk maç 15 sayı farkla Panionios’un üstünlüğüyle bittiği için, rövanşta alınacak galibiyetin yanı sıra fark da önemliydi. Harun o gece 40 dakika boyunca canının istediği her şeyi yaptı. Üçlükler, orta mesafeli şutlar, havada asılı kalıp bitirdiği turnikeler, smaçlar… Rakip ne yaptıysa, nasıl tutmayı denediyse başarılı olamadı ve Harun’un 45 sayısıyla Fenerbahçe 102-87 kazandı. O maçın istatistik kağıdını uzun yıllar saklamıştım (Hatta hâlâ kütüphanemin bir köşesinde, bir kitabın içinde olduğunu tahmin ediyorum ama o kadar iyi saklamışım ki, bulamıyorum).&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Qvuf4wcfICU/Sw_Xcyhv1BI/AAAAAAAAAX4/ZXrW3qPI2aI/s1600/harun+ibrahim.png"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 218px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Qvuf4wcfICU/Sw_Xcyhv1BI/AAAAAAAAAX4/ZXrW3qPI2aI/s320/harun+ibrahim.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408778567094883346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Sayılarıyla takımını ayakta tutmanın ve Harun’u hiç değilse bir nebze yavaşlatmanın derdinde olan Turner, Harun’un kaçırdığı bir atıştan sonra hücum ribaundunu alıp pozisyonu yine basketle bitirmesine çok içerlemiş ve takımın pivotuna &lt;i&gt;“Hey man! Adam zaten çok nadir kaçırıyor, onda da topu alamıyorsunuz”&lt;/i&gt; diye&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;fırça atmıştı. Gecenin sonunda arkadaşlarla Levent’teki Sherlock Holmes Bar’a gitmiş ve tabii ki ilk kadehlerimizi, bizi böylesine bir performansla hem sevindiren, hem de şaşkına çeviren &lt;i&gt;“büyük sanatçı”&lt;/i&gt; için kaldırmıştık.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;O galibiyete karşın Fenerbahçe, gruptan çıkmayı başaramadı. İlk sırayı Stefanel Trieste’ye kaptırdı. İtalyan takımının başında kim vardı peki? Bugün Milli Takım’ın benchinde Harun’la yan yana oturan Bogdan Tanjeviç.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Bu arada fotoğrafta göğsü THY reklamlı milli formayla maç sonu omuzlara alınmış gördüğünüz Pegasus’un, o sevincini hangi galibiyete borçlu olduğu konusunda da çeşitli görüşler var. O maç İstanbul’daki Belçika maçıdır. Kasım 1992 olmalı. İlk yarıda 6 sayı farkla gerideydik ama 66-54 kazandık. 1991 Kasım'ında oynanan ilk 3 maçta, Mehmet Baturalp-Murat Didin ikilisi yönetiminde sadece 1 galibiyet alabilmiştik. Mart 92’de Turgay Demirel federasyon başkanlığına seçilince Milli Takım’ı Aydan Siyavuş’a emanet etti ama yeni teknik kadronun işi çok zordu. Çünkü Avrupa Şampiyonası’na gidebilmek için bir hafta içinde oynanacak 3 maçta 3 galibiyet gerekiyordu. Önce Çek Cumhuriyeti’ni deplasmanda uzatmada yendik, arada Harun’un omuzlarda bitirdiği Belçika maçında Abdi İpekçi bayram yerine döndü ve nihayet Hollanda’yı deplasmanda iki uzatmada devirip, vizeyi aldık. Olağanüstü günlerdi.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Noktayı o Belçika maçından komik bir sahne ile koyayım:&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Salon hava atışından saatler önce dolmuş. İçeride rahat 13-14 bin kişi var, 3-4 bin kişi de kapılar kapandığı için dönmek zorunda kalmış. Sahil Yolu’nda, Zeytinburnu’nda trafik kördüğüm… Milli Takım otobüsü salona zorlukla girebiliyor. Ama koç Aydan Siyavuş, otelden kendi arabasıyla yola çıktığı için takılıp kalıyor. Maça bir saatten az bir zaman var ve Siyavuş hâlâ Bakırköy-Kazlıçeşme arasında bir yerlerde. Gördüğü ilk polise, &lt;i&gt;“Ben antrenörüm, bu maça mutlaka yetişmem lazım”&lt;/i&gt; diyor. Siyavuş’u tanımayan polis, &lt;i&gt;“Hocam yollar felaket, yetişiriz ama maçın başından birkaç dakika kaçırırsınız herhalde”&lt;/i&gt; diyecek oluyor… Aydan Hoca &lt;i&gt;“Yahu ben Milli Takım Antrenörüyüm”&lt;/i&gt; deyince, telsizler, anonslar, motorlu eskortlar, herkes seferber oluyor ve hava atışına 20 dakika kala koç soyunma odasından içeri girebiliyor.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Sağolsun Harun, ışıklar içinde uyusun Aydan Siyavuş… Çok bayram sevinci yaşattılar bize… Mutlu bayramlar.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6221797212480096296?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6221797212480096296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6221797212480096296&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6221797212480096296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6221797212480096296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/harunla-yasadgmz-bayram-sevincleri.html' title='Harun&apos;la Yaşadığımız Bayram Sevinçleri'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_z3jic9EVfvM/Sw1Qvkc9SXI/AAAAAAAAFdQ/xBzgJ90-kTU/s72-c/HARUN-ERDENAY.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-723321827304579035</id><published>2009-11-26T15:34:00.000-08:00</published><updated>2009-11-26T15:42:15.058-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Allen Iverson'dan veda mektubu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sw8R4TbRY6I/AAAAAAAADmM/RcYjBqIJKVA/s1600/Allen_Iverson_by_shanikt.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sw8R4TbRY6I/AAAAAAAADmM/RcYjBqIJKVA/s320/Allen_Iverson_by_shanikt.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408561336480261026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;"NBA’den emekliliğimi açıklıyorum. Hayatım boyunca basketboldan ancak takımıma alıştığım şekilde yardım edemeyeceğim zaman emekli olacağımı düşünürdüm. Ancak durum böyle olmadı. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Hâlâ basketbolu çok seviyorum, oynama isteğim var ve çok iyi de oynayabilirim. En üst seviyede oynayabileceğimden eminim. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Emekliliğim sayesinde eşim ve çocuklarımla daha çok vakit geçirme şansım olacak. Bu parkede kazandığım her şeyden daha da büyük bir ödül. Hep bugün için dua etmiştim ve bu anı hayatımın en büyük hediyesi olarak görüyorum. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Reebok çalışanlarına iniş çıkışlara dolu kariyerimin her döneminde beni destekledikleri için çok teşekkür ediyorum. NBA’de 13 harika sezon geçirdim ve buna minnettarım. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Dünyanın her yerindeki taraftarlarıma, tüm kariyerim boyunca benimle oldukları için teşekkür ediyorum. Siz olmasaydınız ben de olmazdım. Bana verdiğiniz desteği kalbimin derinliklerinde hissettiğimi bilmeniz gerekiyor. Teşekkür ederim. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Michael Jordan, Magic Johnson, Isiah Thomas, Charles Barkley ve Larry Bird... Sizler bana vizyon ve sonsuza dek kalbimde yer alacak basketbol sevgisini kazandırdınız.&lt;/p&gt; &lt;p class="textBodyBlack"&gt;Her gün basketbol oynamam için beni cesaretlendiren ve bana ilham veren annem, tüm ailem ve en başından bu yana yanımda olan arkadaşlarım. Teşekkür ederim. &lt;/p&gt; &lt;p class="textBodyBlack"&gt;Lisedeki antrenörüm Michael Bailey, Georgetown Üniversitesi’ndeki antrenörüm John&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Thompson, Larry Brown ve diğer antrenörlerim, takım arkadaşlarım, yöneticilerim, patronlarım ve kariyerimin bir parçası olan tüm çalışanlar. Sizlere de teşekkür ederim. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Memphis halkına da özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Grizzlies’teyken iç sahada hiç maç yapamadım, ancak muhteşem takım sahibiniz Michael Heisley’nin bana verdiği fırsatı ve şehrin desteğini unutmam mümkün değil. Memphis Grizzlies organizasyonuna başarılar diliyorum. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Ve son olarak Philadelphia şehri... Sixers formasıyla harika anılarım var. Tüm Philly taraftarları, sizlere teşekkür ediyorum. Sesiniz kulağımda bir müzik gibi yankılanacak...&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Tanrı hepinizi korusun;"&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;ALLEN IVERSON&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-723321827304579035?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/723321827304579035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=723321827304579035&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/723321827304579035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/723321827304579035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/allen-iversondan-veda-mektubu.html' title='Allen Iverson&apos;dan veda mektubu'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sw8R4TbRY6I/AAAAAAAADmM/RcYjBqIJKVA/s72-c/Allen_Iverson_by_shanikt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5544349966051691780</id><published>2009-11-23T13:01:00.000-08:00</published><updated>2009-11-24T10:37:46.224-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basketbol'/><title type='text'>ACB'den güldüren bir enstantane</title><content type='html'>&lt;object height="400" width="410"&gt;&lt;object height="400" width="410"&gt;&lt;param name="movie" value="http://acbtv.acb.com/swf/video_embed.swf?xml=http%3A%2F%2Facbtv.acb.com%2Fvideo%2Fxml%2F2206%3Fvideo_id%3D2206"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://acbtv.acb.com/swf/video_embed.swf?xml=http%3A%2F%2Facbtv.acb.com%2Fvideo%2Fxml%2F2206%3Fvideo_id%3D2206" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="400" width="410"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;param name="movie" value="http://acbtv.acb.com/swf/video_embed.swf?xml=http%3A%2F%2Facbtv.acb.com%2Fvideo%2Fxml%2F2223%2F0%3Fvideo_id%3D2223"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://acbtv.acb.com/swf/video_embed.swf?xml=http%3A%2F%2Facbtv.acb.com%2Fvideo%2Fxml%2F2223%2F0%3Fvideo_id%3D2223" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="400" width="410"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5544349966051691780?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5544349966051691780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5544349966051691780&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5544349966051691780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5544349966051691780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/acbden-gulduren-bir-enstantene.html' title='ACB&apos;den güldüren bir enstantane'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1716892079068617456</id><published>2009-11-23T04:17:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T04:22:57.273-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Nico resmen Mercedes GP'de</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Swp9y8XfR6I/AAAAAAAADkE/FBFyk_cIY90/s1600/nico.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 255px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Swp9y8XfR6I/AAAAAAAADkE/FBFyk_cIY90/s320/nico.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5407272616763279266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:'trebuchet MS';font-size:130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:14px;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Mercedes Grand Prix düzenlediği basın toplantısıyla, gelecek yıl Nico Rosberg'le yarışacağını resmen açıkladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Mercedes'e transferi uzun süredir beklenen 24 yaşındaki Alman pilot yaptığı açıklamada, "Mercedes pilotu 2010'da Gümüş Oklar'ın bir parçası olmaktan gerçekten çok mutluyum" diye konuştu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Rosberg, "Formula 1'de başka hiçbir marka, motor sporlarında bu kadar uzun ve başarılı bir geleneceği sahip değil. Yeni Mercedes takımı adına yarışacağım ve Ross Brawn'la çalışacağım için çok gururluyum" dedi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Rosberg ayrıca, "Her zamankinden daha fazla motivasyona sahibim, yeni takımla testlere başlamayı ve Mart ayındaki Bahreyn yarışında mücadele etmeyi çok büyük bir sabırsızlıkla bekliyourm" ifadelerini kullandı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Takımını bu sezon her iki klasmanda da şampiyon yapan Mercedes takım patronu Ross Brawn ise, Rosberg'in gelecek sene takımın aradığı ideal pilot olduğunu söyledi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Brawn, "Nico'yu Mercedes takımında görmekten dolayı mutluyuz. Kendisiyle çalışmayı heyecanla bekliyoruz. Nico, müthiş bir kabiliyet. Formula 1'de dört yıllık bir tecrübesi var. Takıma doğrudan önemli katkılarda bulunabilecek bir pilot" dedi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Geçmişte, Rosberg'in babası Keke ile de çalışmaktan zevk duyduğunu kaydeden Brawn, "Nico'nun da onun ayak izlerini takip ettiğini görmek çok güzel" şeklinde konuştu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Brawn ayrıca, Rosberg'in 2009'da F1'deki en iyi sozununu geçirdiğini belirterek, Alman pilotun gelecek yıl da Mercedes'le kendini daha da geliştireceğini ifade etti. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;Henüz açıklanmamasına rağmen, Rosberg'in gelecek yıl ki takım arkadaşının Nick Heidfeld olması bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1716892079068617456?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1716892079068617456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1716892079068617456&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1716892079068617456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1716892079068617456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/nico-resmen-mercedes-gpde.html' title='Nico resmen Mercedes GP&apos;de'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Swp9y8XfR6I/AAAAAAAADkE/FBFyk_cIY90/s72-c/nico.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5100072869594313392</id><published>2009-11-21T04:12:00.000-08:00</published><updated>2009-11-21T04:14:19.258-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Sakızlı Muhallebi</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px; color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;h2 class="date-header" style="margin-top: 1.5em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.5em; margin-left: 0px; font: normal normal normal 78%/normal 'Trebuchet MS', Trebuchet, Arial, Verdana, sans-serif; line-height: 1.4em; text-transform: uppercase; letter-spacing: 0.2em; color: rgb(204, 0, 0); "&gt;YİĞİTER ULUĞ'NUN ACETO BALSAMICO'DAKİ 21 KASIM 2009 YAZISIDIR&lt;/h2&gt;&lt;div class="post hentry" style="margin-top: 0.5em; margin-right: 0px; margin-bottom: 1.5em; margin-left: 0px; border-bottom-width: 1px; border-bottom-style: dotted; border-bottom-color: rgb(204, 204, 204); padding-bottom: 1.5em; "&gt;&lt;a name="6656004270757031082"&gt;&lt;/a&gt;&lt;h3 class="post-title entry-title" style="margin-top: 0.25em; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 4px; padding-left: 0px; font-size: 27px; font-weight: bold; line-height: 1.1em; color: rgb(204, 0, 0); "&gt;&lt;a href="http://acetobalsamico.blogspot.com/2009/11/sakzl-muhallebi.html" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: normal; display: block; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h3&gt;&lt;div class="post-header-line-1"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" style="margin-top: 0px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0.75em; margin-left: 0px; line-height: 1.6em; "&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SwfMOruG19I/AAAAAAAAREQ/aiJIkT65TQI/s1600/77.jpg" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold; "&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406514430307915730" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SwfMOruG19I/AAAAAAAAREQ/aiJIkT65TQI/s400/77.jpg" border="0" style="border-top-style: solid; border-right-style: solid; border-bottom-style: solid; border-left-style: solid; border-width: initial; border-color: initial; border-top-width: 1px; border-right-width: 1px; border-bottom-width: 1px; border-left-width: 1px; padding-top: 4px; padding-right: 4px; padding-bottom: 4px; padding-left: 4px; border-top-color: rgb(204, 204, 204); border-right-color: rgb(204, 204, 204); border-bottom-color: rgb(204, 204, 204); border-left-color: rgb(204, 204, 204); display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; width: 400px; height: 314px; text-align: center; " /&gt;&lt;/a&gt;Sene 1993 ya da 1994 olmalı. Galatasaray basketbol takımının başında Aydan Siyavuş var. Kadro iyi ama bir türlü doğru kimya tutturamıyorlar, yabancıların biri gelip, biri gidiyor. Ligin ilk yarısında Fenerbahçe’yi yenerek taraftarlarını umutlandıran ve üst sıralara tutunabileceği mesajını veren Sarı-Kırmızılılar, ikinci yarıyla birlikte orta sıralarda yer alan Yıldırımspor ve Oyak Renault gibi takımlar önünde yenilgiye uğrayarak, serbest düşüşe geçiyor. Ve bu şartlar altında, Fenerbahçe ile oynanacak rövanş gelip çatıyor. Siyavuş, yakın çevresine &lt;em&gt;“Bu maçı da kaybedersek beni kovarlar”&lt;/em&gt; diye fısıldıyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe maçı kaybediliyor. Hem de çok farklı… Maçtan sonraki Pazartesi günü şubenin yöneticisi Faruk Süren, koç Siyavuş’a telefon ediyor: &lt;em&gt;“Öğleden sonra benim ofisime bir uğrasana.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Emektar antrenör, karısına, dostlarına durumu anlatıyor, “&lt;em&gt;Buraya kadarmış&lt;/em&gt;” diyor ve Süren’in Fındıklı’daki ofisinin yolunu tutuyor. Tahmininin aksine, güleryüzle karşılıyor onu Süren… Dereden tepeden konuşuyorlar, laf bir türlü basketbola ve takımın durumuna gelmiyor. Sonunda Siyavuş, ayağa kalkıyor:&lt;em&gt; “Faruk Bey, ben izninizi istemek durumundayım, Florya’ya, antrenmana yetişmem lazım.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Süren sekreterini çağırıyor ve &lt;em&gt;“Hani Aydan Beye bir şey ayırmıştık, onu getirsene buzdolabından kızım”&lt;/em&gt; diyor. Siyavuş şaşkın, tecrübeli yönetici geniş bir gülümsemeyle açıklıyor: &lt;em&gt;“Geçen gün sakızlı muhallebi getirmişler, çok güzeldi. Yerken senin de kulaklarını çınlattık. Baban çok severdi, sen de seversin diye düşündüm ve bir tane ayırdım.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Rahmetli Siyavuş bu öyküyü anlatırken, oracıkta telaşla kaşıkladığı sakızlı muhallebiden hiçbir tat alamadığını, o gün yaşadığının, gerçek bir sevgi gösterisi mi, yoksa Süren’e özgü ilginç bir uyarı biçimi mi olduğunu, asla anlayamadığını söylemişti.&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SwfM2ktXjyI/AAAAAAAAREY/zSQbFu0s8BQ/s1600/43.jpg" style="color: rgb(51, 51, 51); text-decoration: none; font-weight: bold; "&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406515115620536098" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SwfM2ktXjyI/AAAAAAAAREY/zSQbFu0s8BQ/s400/43.jpg" border="0" style="border-top-style: solid; border-right-style: solid; border-bottom-style: solid; border-left-style: solid; border-width: initial; border-color: initial; border-top-width: 1px; border-right-width: 1px; border-bottom-width: 1px; border-left-width: 1px; padding-top: 4px; padding-right: 4px; padding-bottom: 4px; padding-left: 4px; border-top-color: rgb(204, 204, 204); border-right-color: rgb(204, 204, 204); border-bottom-color: rgb(204, 204, 204); border-left-color: rgb(204, 204, 204); display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; width: 381px; height: 336px; text-align: center; " /&gt;&lt;/a&gt;Muhtemelen aynı Süren, 1996 yılında Fatih Terim yönetimindeki futbol takımı sezona kötü girip, Fenerbahçe’ye 4-0 mağlup olduğunda da teknik direktörüyle karşılıklı oturup birer tatlı yemiştir. Sonraki dört yılda neler olduğunu hepiniz biliyorsunuz.&lt;br /&gt;Galatasaray böyle bir kulüptü bir zamanlar…&lt;br /&gt;Çok değil, sadece 15 yılı geride bıraktık ve yönetici profili bir anda değişti. Bugün devre arasında bayan basketbol takımının soyunma odasına inip, “Bu maçı alamazsanız…” diye başladığı cümleyi sinkaflarla bitirenler, protokol tribününden kendi sporcusuna sövenler oturuyor o koltuklarda…&lt;br /&gt;Koray Mincinozlu ve Okan Çevik’i yıllardır tanırım. Spor kültürünü de, hayat bilgisini de Mektebi Sultani’de edinmiş, zeki ve iyi eğitimli adamlardır. Neyin ne olduğunu, nereye varacağını gayet iyi hesaplayacak analiz yeteneğine sahiptir ikisi de… Cemal Nalga olayında başvurulan cinliklerin, hinoğluhinliklerin aslında kimseye bir şey kazandırmadığını, bunun mankafalıktan başka bir şey olmadığını sizin, benim kadar bilirler.&lt;br /&gt;Ortada bir akıl tutulması olduğu kesin…&lt;br /&gt;Ama bir de şöyle düşünün: Hazırlık maçlarındaki yenilgilerden sonra bile işinizden olabileceğinizi düşünecek kadar baskı altındaysanız… Oyuncularınızın uluorta küfür yemesini istemiyorsanız… Başkalarının önünde hakaret işitmek, bu yaştan sonra ağırınıza gidiyorsa… Ve her şeye rağmen, hayatın merhametsiz mengenesi sizi avucuna almışsa… Çoluk çocuk varsa ve evde ekmek bekliyorsa…&lt;br /&gt;Aklınız tutulabilir.&lt;br /&gt;Bunun nasıl bir şey olduğunu en iyi bilen kişi Murat Özyer’dir.&lt;br /&gt;Tıpkı Okan Çevik gibi aynı sıralardan yetişmiş olan, Galatasaray basketbol takımı koçluğundaki ikinci yılında takıma Avrupa’da yarı final oynattıktan sonra başarısız sayılan ve yerine antrenör aranan, bulunamayınca “Sen bizim evladımızsın” ayağıyla yine takımın başına geçirilen, ardından, o sezonun ortasında fol yok, yumurta yokken, son derece saygısızca kapının önüne koyuverilen Murat Özyer…&lt;br /&gt;Profesyonelleri akıl tutulmasının eşiğine getiren hoyratlık ve baskı ile onları kupalara götüren özgür ortam arasında dağlar yok aslında…&lt;br /&gt;Yalnızca bir kase sakızlı muhallebi var.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 17px; color: rgb(153, 0, 0); "&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 17px; color: rgb(153, 0, 0); "&gt;YİĞİTER ULUĞ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-size:180%;color:#990000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 17px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5100072869594313392?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5100072869594313392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5100072869594313392&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5100072869594313392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5100072869594313392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/sakzl-muhallebi.html' title='Sakızlı Muhallebi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SwfMOruG19I/AAAAAAAAREQ/aiJIkT65TQI/s72-c/77.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1582723912498523261</id><published>2009-11-20T02:54:00.000-08:00</published><updated>2009-11-20T02:58:57.854-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Cemal Daha Doğmamışken, Jenkins Vardı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwZ1-ZtHKpI/AAAAAAAADi0/hJCPC5TluNQ/s1600/nalga.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwZ1-ZtHKpI/AAAAAAAADi0/hJCPC5TluNQ/s320/nalga.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406138117617298066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gençler soruyor; “Eskiden böyle şeyler olur muydu?” diye… Bugün gündemi belirleyen Cemal Nalga rezaletinin bir benzeri daha önce yaşanmış mıydı, merak ediyorlar… Ben bir hikaye anlatayım, kararı siz verin. Eskiden daha saf, daha temiz bir basketbol dünyamız mı vardı, yoksa o, nostaljiye düşkün olanların yaydığı bir yanılsama mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1978-79 sezonu… Erdal Poyrazoğlu yönetiminde ve Battal Durusel, Necdet Ronabar, Ali Kurt gibi tecrübeli oyuncularla lige giren Taçspor, Aralık ayı ortalarında kadrosuna bir de Amerikalı ekliyor: Jeff Jenkins.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzun olmasına karşın, son derece hareketli, topla oynayabilen, çembere direkt gidebilen Jenkins’le çıktığı ilk maçta Taçspor, Karşıyaka’yı 83-82 mağlup ediyor. Yeni Amerikalının 29 sayısı var. Ancak Karşıyaka’nın emektar yöneticisi Ateş Özerk ve koç Atakan Karakaplan, maç bitmeden masaya bir itiraz dilekçesi koyuyor. İtiraz, Jenkins’in aslında bir başka takımın oyuncusu olduğunu ve Taçspor’da forma giymesinin usülsüz olduğunu öne sürüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Devir, televizyonun tek kanal ve siyah-beyaz olduğu devir... TRT’de Ertan Yüce’nin sesiyle ekrana gelen Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finali, her yıl izleyebildiğimiz yegâne yabancı basketbol maçı… Ancak İzmir’de ve Ege kıyılarında yaşayanların küçük bir şansı var; Yunan televizyonunu izleyebiliyorlar. Görüntü karlı ve resim zaman zaman taklalar atıyor ama olsun, ne gam! Yunanistan’ı üst turlarda temsil eden Olympiakos sayesinde, hafta ortasında bir Real Madrid’i, bir Mobilgirgi Varese’yi, bir Maccabi’yi evin baş köşesine konuk etmek mümkün. Ateş Özerk ve Atakan Karakaplan da öyle yapmış. Olympiakos’un Avrupa Kupası maçlarından bir görüntü hafızalarına kazınmış. Birkaç hafta önce, Yunan takımında forma giyen bir Amerikalı, oyundan atılıyor. Karar sonrasında iyiden iyiye çıldıran oyuncu, hakeme yumruk atıyor ve takım arkadaşları tarafından güçlükle soyunma odasına götürülüyor. Taçspor formasıyla İstanbul’da karşılarına çıkan Jenkins, o çılgın oyuncuya ne kadar da benziyor!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karşıyakalılar, tedbiren itirazlarını yapıyorlar ama hiçbir şeyden emin değiller. Öyle ya, insan insana benzeyebilir. Sonrasında Atina’daki dostlar aranıyor, FIBA’ya sorarak maç listeleri inceleniyor ve Olympiakos’da oynarken diskalifiye edilen Amerikalı oyuncu ile Taçspor formasıyla sahaya çıkan Jenkins’in aynı kişi olduğu ortaya çıkıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Karşıyaka’nın bu idari başarısı, küme düşmemek için Taçspor’la çekişen diğer kulüpleri de harekete geçiriyor. Özellikle en alt sıradaki Galatasaray’ı… Federasyona itiraz üzerine itiraz yağıyor. Ancak kendi verdiği lisansın usülsüz olduğunu kabul etmek istemeyen federasyon yönetimi, dilekçeleri reddederek yola devam ediyor. Galatasaray, önce idari mahkemeye başvuruyor, yetmiyor, dosyayı Danıştay’a taşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada Jenkins, her haftasonu Atina-İstanbul yolculuğu yaparak “Dr. Jeykl-Mr. Hide”oyununu sürdürüyor. Yunan ligindeki yabancı kısıtlaması nedeniyle Olympiakos’la sadece Avrupa Kupası maçlarında oynamak üzere anlaşan, bu nedenle takımının Cumartesi-Pazar kadrolarında yer almayan Jenkins için Taçspor her Cuma Atina’ya bir yöneticisini gönderiyor. Uçakla yolculuk çok riskli. Amerikalının Yunanistan dışına çıktığının anlaşılmaması lazım. Havaalanındaki pasaport polislerine bu anlatılamayacağı için, karayolu ve İpsala gümrük kapısı tercih ediliyor. Taçsporlu yöneticinin koyu yeşil renkteki manda kasa Mercedes’i, Jenkins’i yükleniyor, sınır kapısında da polislere viski, sigara, münasip bir şeyler takdim edilerek, pasaporta hiçbir damga vurulmadan, kazasız belasız İstanbul’a varılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak bir seferinde kapıdaki Yunan polis terslik yapıyor, “olmaz” diye tutturuyor. Çare yok, arabayı bir köşeye çekip, içinde 8 saat bekliyorlar. O “arıza” polisin nöbeti bitip, yerine“viskisever” bir görevli gelene kadar… Jenkins o günkü maça palas pandıras, hava atışına sadece 10 dakika kala yetişebiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olay ayyuka çıkınca Taçspor, son maçlarına Jenkins’i getirmiyor ama 12 takımlı ligi, 5 galibiyet ve 2 beraberlikle 10. sırada bitiriyor. Fenerbahçe 11., Galatasaray 12. Normalde son ikinin düşmesi gerek. Ancak birkaç ay sonra Danıştay, Galatasaray’ın başvurusunu haklı bulunca, işler arapsaçına dönüyor. Kim düşecek? Basketbolu yönetenler çareyi düşmeyi kaldırmakta buluyor ve ertesi sezon lig 14 takımla oynanıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biliyorum, anlattığım hikâye size hiç inandırıcı gelmedi. Her satırında, “Haydi canım, bu kadar da olmaz” dediniz. Pasaporta damga basmayan polisler, böyle bir olayı gazetelerin yazmaması, televizyon görüntülerinin karşılaştırılmaması, itirazlara rağmen koskoca adamın her hafta büyük bir soğukkanlılıkla sahaya çıkması… Hepsi, bugünden bakınca çok acayip şeyler… Ama böyle bir iletişim çağında yaşamıyorduk. Bir Türk’ün bir Yunan gazetesi görme ihtimali sıfırdı mesela… Haber tekeli TRT, spor bültenlerinde sadece maç sonuçlarına yer verir, bu tip rezaletlerden, spekülasyon olabileceği gerekçesiyle uzak dururdu. Fax bile yoktu daha… Atina’ya sabah yazdırdığınız bir telefon görüşmesini, akşam saatlerinde ancak yapabilirdiniz. O da şansınız varsa ve hat bağlandığında hâlâ aynı yerdeyseniz!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Jeff Jenkins’in adını bir daha duyan olmadı. Muhtemelen bu skandaldan sonra, FIBA yabancı oyuncu transferlerinde “Letter of Clearance” (Temiz Kağıdı) uygulamasını başlattı. O gün bugündür hiçbir oyuncu, bir önceki kulübünün onayı olmadan lisans alamıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ancak bu güzel oyunun kural koyucuları, hazırlık maçlarında farklı formayla sahaya çıkarak cezasından yırtmaya çalışan oyuncuları düşünememişler elbette… Nereden bilsinler?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"    style="font-family:Verdana, sans-serif;font-size:100%;color:#E6E6E6;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style=" line-height: 17px;font-size:11px;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1582723912498523261?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1582723912498523261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1582723912498523261&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1582723912498523261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1582723912498523261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/cemal-daha-dogmamsken-jenkins-vard.html' title='Cemal Daha Doğmamışken, Jenkins Vardı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwZ1-ZtHKpI/AAAAAAAADi0/hJCPC5TluNQ/s72-c/nalga.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4861785733909381293</id><published>2009-11-18T01:03:00.000-08:00</published><updated>2009-11-18T01:12:26.916-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Arshavin Arsenal taraftarlarını kızdıracak</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwO6QFzjrLI/AAAAAAAADhk/RyBpKs0OANA/s1600/arshavin.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405368763373825202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 234px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwO6QFzjrLI/AAAAAAAADhk/RyBpKs0OANA/s320/arshavin.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lıverpool tribünleri, taraflı tarafsız tüm futbolseveler tarafıdan en fazla saygı gören tribünlerden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlarına olan bağlıkları, tutkuları, verdikleri büyük destek ve elbette özellikle kop tribünden başlarayrak yayılan asla yalnız yürümeyeceksin tezahüratı, sadece lıverpool taraftarlarını değil tüm futbolseverlin tüylerini diken diken yapmaya yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünyadanın saygı duyduğu lıverpool taraftarlarına bu kez de arsenalli bir isimden rus Andrey Arshavin'den övgü geldi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Lıverpool'un ezeli rakiplerinden Arsenalin Rus yıldızı, Liverpool taraftarının eşsiz olduğunu söyleyerek, arsenal taraftarının onları biraz örnek almasını istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liverpool'un resmi sitesinde yer alan haberde, "Arsenalliler, taraftarlığın nasıl yapılacağını öğrenmeli. Özellikle Liverpool taraftarını örnek almalı" ifadesini kullandı&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ocak ayında, Zenit'den 16.5 milyon sterline transfer edilen tecrübeli futbolcu, "Anfield'da atmosfer bambaşka oluyori bunu orada oynayanlar" diye konuştu&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Anfield road'da güzel hatıraları olan rus oyuncu, geçen sene oynanan liverpool-arsenal maçında, dört gole imzasını atmıştı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4861785733909381293?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4861785733909381293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4861785733909381293&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4861785733909381293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4861785733909381293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/arshavin-arsenal-taraftarlar-kzdracak.html' title='Arshavin Arsenal taraftarlarını kızdıracak'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwO6QFzjrLI/AAAAAAAADhk/RyBpKs0OANA/s72-c/arshavin.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-188930321957490600</id><published>2009-11-17T04:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-17T05:11:26.798-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basketbol'/><title type='text'>Nachbar "Türkiye'de çılgın günler yaşanıyor"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwKeQfEV-5I/AAAAAAAADhc/f3doKP7fCeo/s1600/nachbar_bostjan_03.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 251px; height: 188px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwKeQfEV-5I/AAAAAAAADhc/f3doKP7fCeo/s320/nachbar_bostjan_03.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405056508852829074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Efes Pilsen'in Sloven yıldızı Boštjan Nachbar Beko basketbol liginde son zamanlarda oldukça çılgın günler geçtiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine ait Twitter hesabından açıklamada bulunan Nachbar " Son zamanlarda Türkiye basketbol liginde oldukça çılgın maçlar oynanıyor. Taraftarlar çıldırmış durumdalar. Büyük problemlere yol açıyorlar. Ancak bu benim için sorun değil. Kimse yaralanmadığı sürece, ben vahşi taraftarları severim. " ifadesini kullandı.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-188930321957490600?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/188930321957490600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=188930321957490600&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/188930321957490600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/188930321957490600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/nachbar-turkiyede-clgn-gunler-yasanyor.html' title='Nachbar &quot;Türkiye&apos;de çılgın günler yaşanıyor&quot;'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwKeQfEV-5I/AAAAAAAADhc/f3doKP7fCeo/s72-c/nachbar_bostjan_03.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4348592828743517891</id><published>2009-11-17T00:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-17T02:06:34.707-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Van Persie'ye alternatif Tıp</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwJl2VfIsJI/AAAAAAAADhM/sItfElGa8m8/s1600/rvp.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404994486953095314" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 320px; height: 214px;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwJl2VfIsJI/AAAAAAAADhM/sItfElGa8m8/s320/rvp.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hollanda'nın İtalya ile oynadığı özel karşılaşmada ayak bileği bağları kopan Van Persie sahalardan 6 hafta uzak kalacak.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu süre zarfında tedavisine hemen başlanan yıldız oyuncu, bir yandan da tedavi sürecini hızlandırmak için alnternatif tıp yöntemleri üzerinde duruyor.&lt;/p&gt;Hollandalı yıldız bir an önce sahalara dönebilmek için Sırbistan'da "plasenta" tedavisine gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Konu hakkında konuşan Van Persie, " Sıra dışı bir yöntem deneyeceğim. PSV'li Danko Lazovic'i tedavi eden kadın doktorun yanına gideceğim. Plasenta kullanarak bir masaj yaptığını biliyorum. Arsenal'in fizyoterapistleriyle de görüştüm ve bu yolu deneyeceğim" dedi.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bakalım Van Persie alternatif tıpta aradığını bulabilecek mi&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4348592828743517891?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4348592828743517891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4348592828743517891&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4348592828743517891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4348592828743517891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/van-persieye-alternatif-tp.html' title='Van Persie&apos;ye alternatif Tıp'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwJl2VfIsJI/AAAAAAAADhM/sItfElGa8m8/s72-c/rvp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1052500903334549726</id><published>2009-11-16T09:01:00.000-08:00</published><updated>2009-11-16T09:11:50.952-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Mercedes Brawn GP'yi satın aldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwGHvW35SbI/AAAAAAAADgs/2XoIFlU8lmY/s1600/mercedes.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404750275484928434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 211px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwGHvW35SbI/AAAAAAAADgs/2XoIFlU8lmY/s320/mercedes.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mercedes-Benz, düzenlediği basın toplantısında, Brawn Formula 1 takımının yüzde 75,1'lik hissesini satın aldığını duyurdu. Çoğunluk hissesinin Alman ekibe geçmesiyle takımın yeni adı da Mercedes GP olarak değişti. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mercedes Başkanı Dr. Dieter Zetsche, toplantıda ana hatlarıyla şunları kaydetti: "Mercedes, F1'de gelecek yıldan itibaren kendi üretici takımıyla yer almaya karar vermiştir. Son anlaşmayla birlikte Mercedes'in takımdaki payı yüzde 75.1 oldu. Geri kalan hisseler ise Ross Brawn, Nick Fry ve diğerlerine ait. Bu takım, gerçek bir Mercedes-Benz takımı olacak. Ross Brawn, Takım Patronu olarak mevcut görevini sürdürecek." &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Daimler AG'nin elindeki yüzde 40 oranındaki Mclaren hissesinin 2 sene içinde Mclaren tarafından geri alınacağını kaydeden Zetsche, Mclaren ile birlikteliklerinin daha uzun yıllar devam etmesini istediklerini ifade etti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1052500903334549726?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1052500903334549726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1052500903334549726&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1052500903334549726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1052500903334549726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/mercedes-brawn-gpyi-satn-ald.html' title='Mercedes Brawn GP&apos;yi satın aldı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwGHvW35SbI/AAAAAAAADgs/2XoIFlU8lmY/s72-c/mercedes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6147085351005938987</id><published>2009-11-16T03:07:00.000-08:00</published><updated>2009-11-16T03:27:07.023-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Maskeli adam artık yok (RIP De Nigris)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwE28LbbnDI/AAAAAAAADgk/qnyT5YhI77E/s1600/nigris.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 316px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwE28LbbnDI/AAAAAAAADgk/qnyT5YhI77E/s320/nigris.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404661435309202482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Son zamanlarda futbolculardan gelen kötü haberlere bir yenisi daha eklendi. Enke'nin intiharı ile sarsılan futbol dünyası, De Nigris'in hayata gözlerini yummasıyla adeta sok yaşadı.&lt;br /&gt;&lt;p class="byline2"&gt;Gaziantepspor, Ankaragücü ve Ankaraspor'un eski futbolcusu Antonio De Nigris, dün geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 31 yaşındaki De Nigris, son olarak Tümer Metin'le de takımdaş olduğu Yunanistan'ın Larissa ekibinde oynuyordu.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="byline2"&gt;Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Kurul Başkanı ve Eğitimden Sorumlu Üyesi Ufuk Özerten, De Nigris'le önemli açıklamalarda bulundu. &lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Özerten, Meksikalı futbolcunun rahatsızlığının doktor raporlarıyla kendilerine daha önce bildirildiğini ve De Nigris'in Türkiye'de futbol oynamasının yasaklandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;De Nigris evli ve 5 yaşında bir kız çocuğu babasıydı.&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6147085351005938987?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6147085351005938987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6147085351005938987&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6147085351005938987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6147085351005938987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/maskeli-adam-artk-yok-rip-de-nigris.html' title='Maskeli adam artık yok (RIP De Nigris)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwE28LbbnDI/AAAAAAAADgk/qnyT5YhI77E/s72-c/nigris.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2669573059265880433</id><published>2009-11-15T14:51:00.000-08:00</published><updated>2009-11-15T14:59:07.773-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Huntelaar, Beckham'ı bekliyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwCHeq-enVI/AAAAAAAADf8/s7FFkkzzdLI/s1600-h/kjh.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwCHeq-enVI/AAAAAAAADf8/s7FFkkzzdLI/s320/kjh.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404468513846762834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Milan'nın Hollandalı golcüsü Klaas-Jan Huntelaar, İngiliz yıldız David Beckham'ın Milan kadrosuna katılmasından oldukça memnun olduğu ifade etti. Datasport'a konuşan 26 yaşındaki forvet, "Beckham'ın gelişi mükemmel olacak çünkü kendisi forvet oyuncuları için bulunmaz bir nimet" dedi. Eski Real Madridli oyuncu, bu sezon sadece bir kere ağları havalandırırken, kulislerde Tottenham Hotspur'a gideceği söylentileri dolaşıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2669573059265880433?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2669573059265880433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2669573059265880433&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2669573059265880433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2669573059265880433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/huntelaar-beckham-bekliyor.html' title='Huntelaar, Beckham&apos;ı bekliyor'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SwCHeq-enVI/AAAAAAAADf8/s7FFkkzzdLI/s72-c/kjh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2078720280566761225</id><published>2009-11-15T04:52:00.001-08:00</published><updated>2009-11-15T04:54:13.647-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #5 (Kers)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv_56V6hFGI/AAAAAAAADfs/Y3CR_AaU16Y/s1600-h/610x.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv_56V6hFGI/AAAAAAAADfs/Y3CR_AaU16Y/s400/610x.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404312858578195554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2078720280566761225?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2078720280566761225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2078720280566761225&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2078720280566761225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2078720280566761225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/pazar-fotograflar-5-kers.html' title='Pazar Fotoğrafları #5 (Kers)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv_56V6hFGI/AAAAAAAADfs/Y3CR_AaU16Y/s72-c/610x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2986501786971798670</id><published>2009-11-14T06:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T07:00:40.792-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Lucescu "Türk olsun" dedi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv7F0zW9meI/AAAAAAAADfc/ocwNveRrSw4/s1600-h/462371855.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403974113821563362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 221px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv7F0zW9meI/AAAAAAAADfc/ocwNveRrSw4/s320/462371855.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;A Milli takımın hocası TÜrk mü olsun yabancı mı olsun, tartışmalarına bir yorumda Mircea Lucescu'dan geldi&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şenol Güneş ve Fatih Terim örneklerini veren Mircea Lucescu, A Milli Futbol Takımı'nın başına geçmesi için yabancı bir çalıştırıcı aranmasına gerek olmadığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;''Türk Milli Takımı için Türk mü yoksa yabancı teknik direktör mü daha iyi olur?'' sorusunu cevaplandıran Mircea Lucescu, ''Türkiye Şenol Güneş ile dünya üçüncüsü, Fatih Terim ile Avrupa üçüncüsü oldu. Türk çalıştırıcılar milli takımda başarılı oldu. Bu kadar başarılı Türk teknik direktör varken milli takımın başına neden yabancı teknik direktör aranıyor. Ancak karar Türkiye Futbol Federasyonu'nundur. Türkiye'de hangi Türk hocanın milli takımın başına geçmesi konusunda yorum yapamam'' diye konuştu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2986501786971798670?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2986501786971798670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2986501786971798670&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2986501786971798670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2986501786971798670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/lucescu-turk-olsun-dedi.html' title='Lucescu &quot;Türk olsun&quot; dedi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv7F0zW9meI/AAAAAAAADfc/ocwNveRrSw4/s72-c/462371855.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-9175003479312616855</id><published>2009-11-13T03:48:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T03:55:16.918-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>G.Saray Aldığı Derbiyi Nasıl Verdi?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv1I6CYWo8I/AAAAAAAADes/Z6_S7hdmywU/s1600-h/1983.12.22.01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 258px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv1I6CYWo8I/AAAAAAAADes/Z6_S7hdmywU/s320/1983.12.22.01.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403555289823093698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu Pazar derbi var. Basketbolumuzun temel taşlarından ikisi, Fenerbahçe ile Galatasaray, kim bilir kaçıncı kez karşı karşıya gelecekler (Yeri gelmişken: Futbolda her türlü istatistik tutuluyor ama gerçek bir istatistik sporu olan basketbolda iki köklü takımın daha önce kaç kez oynadığını, hangi maçların resmi, hangi maçların özel olduğunu, kimin kaç galibiyeti olduğunu bir türlü sağlıklı biçimde öğrenemiyoruz. Yazık).&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pazar akşamı iki “büyük”, üst sıraları ilgilendiren, belki de sonucu play-off’u etkileyecek bir maç için sahada olacak. Oysa benim gençliğimde durum böyle değildi. 70’li yılların sonlarında Fenerbahçe ile Galatasaray genellikle küme düşmemek için oynarlardı. Hatta bir keresinde ikisi beraber düşmüşlerdi! Şaşırdınız, değil mi? Mazhar Alanson’un Hokkabaz filmindeki o benzersiz tonlamasıyla söylersek, “Evet, acı ama gerçek”.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1978-79 sezonu bittiğinde puan cetvelinin son iki sırasında Fenerbahçe ve Galatasaray vardı. Ancak Galatasaray, Taçspor’un yabancı oyuncusu Jenkins’in lisansındaki usulsüzlük (bu konuyu da haftaya anlatırım) gerekçesiyle federasyona yaptığı başvurulardan sonuç alamayınca, olayı mahkemelere, hatta Danıştay’a kadar götürmüştü. Danıştay’dan “Taçspor küme düşürülmeli” kararı çıkınca, işler arapsaçına döndü. Zaten basından ve bazı milletvekillerinden “Koskoca Fenerbahçe ile Galatasaray nasıl düşer?” şeklinde baskı yiyen federasyona, düşmeyi kaldırmak ve o sıralar 12 takımlı olan ligi 14 takıma çıkarmaktan başka çare kalmamıştı. O sezon yabancı transferinde yaşanan rezillikler had safhaya ulaşınca, küme düşmenin kaldırılmasıyla birlikte yabancı oyuncuların da tamamen yasaklanmasına karar verildi. Klasik Türk yaklaşımı yani: “Sorun varsa çözülmez, yok edilir”.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yabancı skandalları içinde en çok konuşulanlardan biri, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesinde Galatasaray’ın sözleşme imzalamak için İstanbul’a getirdiği Yugoslav oyuncu Popoviç’i, Fenerbahçe’nin kaçırıp, pat diye lisans çıkartmasıydı. Gazetede, Fenerli yapıldıktan sonra, bir daha kaçırılmasın diye idarecilerden birine kelepçeli olarak sokaklarda gezen Popoviç’in fotoğrafını görmüştüm de, aklım çıkmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunların hepsi, derbinin ortak belleğine kazınmış, unutulmaz kareler… “En müthiş maç hangisiydi?” diye soracak olursanız, Galatasaraylıların çoğu, Ankara’daki o inanılması güç Cumhurbaşkanlığı Kupası finalini söyleyecektir. Hani Efe’li, Calvin Roberts’lı, Hakan Artış’lı, Aliço’lu Fenerbahçe’nin, ilk yarıyı 17 sayı farkla galip kapadıktan sonra kupayı Dawkins’li, Scearce’lü, Turgay Demirel’li, Nihat İziç’li Galatasaray’a kaptırdığı 1985 finali… O karşılaşma televizyondan naklen yayınlandığı için, bugünün orta yaşlıları tarafından çok daha net hatırlanıyor. Ama bir de daha sisli-puslu dönemlere ait, hani yazının başında sözünü ettiğim, iki büyüğün düşmemek için neredeyse birbirinin gözünü oyduğu günlerden bir maç var…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yer: Altunizade Burhan Felek Spor Salonu. Tarih: 16 Aralık 1979.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ligde 6. hafta geride kalmış ve iki takımın da sadece birer galibiyeti bulunuyor. Bir hafta önce Erman’lı Beşiktaş’tan 30 sayı fark yemiş olan Fenerbahçe’de hafta boyu sert rüzgarlar esiyor, antrenör Mehmet Baturalp’in istifası isteniyor. Bu şartlarda çıkıyorlar sahaya. Her ne hikmetse, Spor Sergi yine kapalı. Ya bir fuar var ya da emektar salon tadilatta. Koskoca derbi bu yüzden en fazla 1000-1500 kişi alabilen Burhan Felek’te… Binlerce basketbolsever, o yağmurlu günde kapıda bekleşiyor, sonra da kös kös eve dönmek zorunda kalıyor. Oyunun genelinde Koray Mincinozlu yönetimindeki Galatasaray’ın üstünlüğü var. Sarı-kırmızılı takım, son saniyelere 3 sayılık farkla önde giriyor. Son hücum Fenerbahçe’nin ama o zamanlar üçlük yok. Bitime 1 saniye kala Ömer’e faul yapılıyor. İkisini de atarsa fark bire inecek. Bir atıp, bir kaçırırsa, ribaunttu, tipti derken beraberlik şansı doğabilir. Ömer kenara bakıyor, ne yapayım diye… Batur abi, “İkisini de at” diyor. O da koçun dediğini yapıyor. Bitime 1 saniye kala skor 66-65 Galatasaray lehine. Takımın pivotu Yıldıray, topu çizgiden oyuna sokacak. Guardlardan birine verdiği anda bitiş düdüğü çalacak büyük ihtimalle. Ama Yıldıray, “tehlike bizim potadan uzaklaşsın” mantığıyla ve kolunda kalmış bütün güçle topu rakip sahaya doğru fırlatıyor. O sırada kendi faul çizgisi civarında bekleyen bugünün Kepez menajeri, o günün genç Fenerbahçelisi Forti Murat, havada büyük bir hızla kendine doğru gelmekte olan topu görünce müthiş bir oyun zekasıyla kenara çekiliyor. Top kimseye değmeden sahanın diğer ucundan dışarı çıkıyor, saat işlememiş oluyor ve 1 saniye kala Fenerbahçe bir hücum hakkı daha buluyor. Hem de Galatasaray sahasından! (O zamanlar sayı dışında topu dip çizgiden oyuna sokmak da yok. Fener oyuna kenardan, muhtemelen faul çizgisi hizasında bir yerden başlıyor yani). Çıkarıyorlar, Engin Domaniç alır almaz atıyor ve basket! Fenerliler sevinçten çılgına dönerken, Galatasaraylılar “N’aptın abi sen?” diyen gözlerle Yıldıray’a bakıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim tanık olmadığım ama bu hikâyeye eklemeden edemeyeceğim bir olay daha var. Faruk abiden (Akagün) dinlemiştim…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu acayip maçın üzerinden 4-5 sene geçiyor. Faruk Akagün ve Yıldıray, bir gün Taksim’den beraberce Bostancı dolmuşuna biniyorlar. O zamanlar o hatta unutulmaz Amerikan station’lar çalışıyor ve boyu 2 metrenin üzerinde olan Yıldıray, rahat edebilmek için tek başına öne, şoförün yanına oturuyor. Faruk abi de arka koltukta. Yol uzun, trafik sıkışık, muhabbet lazım. Şoför, Yıldıray’a, “Abi, boyunuz da maşallah… Basket oynadınız mı?” diye soruyor. “Evet”diyor, hafifçe kabararak bizimki… Sonra şoför bir açılıyor, nasıl sıkı Galatasaraylı olduğunu, bir zamanlar hiçbir maçı kaçırmadığını, arkadaşlarıyla beraber sabah erkenden Spor Sergi’nin yolunu tuttuklarını falan anlatıyor. Aniden durup, “Ama bir gün öyle bir maç kaybettik ki, bir daha baskete gitmemeye yemin ettim abi” diyor. “Hangi maç?” diye soruyorlar…&lt;/div&gt;&lt;div&gt;“Hani Burhan Felek’te bir Fener maçı vardı abi… Son saniye, 1 sayı öndeydik ve top bizdeydi. Bizim salaklardan biri topu kaldırdı, öbür sahaya fırlattı. Saatin işlemeyeceğini bilmiyormuş hayvan herif! Sonra Fener geldi, son saniyede attı ve kaybettik abi! Ben o gün bugündür televizyonda bile basket maçı seyretmiyorum. Tövbe ettim”.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yıldıray ön koltukta ezilir büzülür. O koskoca pivot, dolmuştan inene kadar guard oynayacak boyutlara gelir. Herhalde hayatının en uzun Taksim-Bostancı yolculuğunu yapar ve “Birader, o son topu fırlatan salak bendim” diyemez.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O sezonu Galatasaray 10, Fenerbahçe 11. sırada tamamlar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: -webkit-xxx-large; line-height: 17px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:Georgia, serif;font-size:130%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px; line-height: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-9175003479312616855?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/9175003479312616855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=9175003479312616855&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9175003479312616855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9175003479312616855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/gsaray-aldg-derbiyi-nasl-verdi.html' title='G.Saray Aldığı Derbiyi Nasıl Verdi?'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv1I6CYWo8I/AAAAAAAADes/Z6_S7hdmywU/s72-c/1983.12.22.01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4999141640290496389</id><published>2009-11-13T01:51:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T01:56:19.100-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Ronaldo'dan Müjde</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv0spnmTrbI/AAAAAAAADec/0sX8Au0hoKE/s1600-h/Cristiano_Ronaldo_15_by_DaShiR.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 232px; height: 315px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv0spnmTrbI/AAAAAAAADec/0sX8Au0hoKE/s320/Cristiano_Ronaldo_15_by_DaShiR.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403524221430377906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; "&gt;&lt;div&gt;Real Madrid, yıldız futbolcusu Cristiano Ronaldo'nun bileğindeki sakatlık nedeniyle ameliyat olup, sahalardan 3 aya varan bir süre uzak kalmasından korkuyordu. Ancak son gelen haberler Madrid taraftarını sevindirecek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ronaldo, hedefinin 29 Kasım'da Barcelona ile yapacakları maçtan önce sahalara dönmek olduğunu ve tedavisiyle birlikte bu durumun gerçekleşecek gibi durduğunu söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;El Clasico onsuz tadsız olacaktı. Şimdi heyacanı 2 kat artacak&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px; line-height: normal; color: rgb(102, 102, 102); "&gt;&lt;div class="p12" style="margin-top: 20px; margin-right: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; padding-top: 0px; padding-right: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 15px; border-top-width: 0px; border-right-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px; border-style: initial; border-color: initial; outline-width: 0px; outline-style: initial; outline-color: initial; font-weight: inherit; font-style: inherit; font-size: 16px; font-family: inherit; vertical-align: baseline; "&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4999141640290496389?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4999141640290496389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4999141640290496389&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4999141640290496389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4999141640290496389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/ronaldodan-mujde.html' title='Ronaldo&apos;dan Müjde'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sv0spnmTrbI/AAAAAAAADec/0sX8Au0hoKE/s72-c/Cristiano_Ronaldo_15_by_DaShiR.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1279847719146237791</id><published>2009-11-10T15:12:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T15:23:15.669-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Enke Vefat etti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Svn0_l0xaaI/AAAAAAAADck/vnDqhvxpjks/s1600-h/enke3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 161px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Svn0_l0xaaI/AAAAAAAADck/vnDqhvxpjks/s320/enke3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402618601330010530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir dönem Fenerbahçe forması da giyen; Almanya Milli Takımı ve Hannover 96  takımının kalecisi Robert Enke'nin, trenin çarpması sonucu öldüğü bildirildi.&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Alman polisinden yapılan açıklamada, Hannover 96 takımının milli kalecisi 32 yaşındaki Robert Enke'nin, bu akşam bir trenin çarpması sonucu öldüğü belirtilirken, polisin ilk belirlemelerine göre olayın intihar olduğu kaydedildi.&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;Hannover 96 Kulübü Başkanı Martin Kind de Enke'nin öldüğü haberini doğrulayarak, kalecilerinin son zamanlarda durumunun iyi olmadığını söyledi.&lt;/p&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Svn1E5nOx4I/AAAAAAAADcs/wxZSeLRDAiI/s1600-h/enke2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 223px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Svn1E5nOx4I/AAAAAAAADcs/wxZSeLRDAiI/s320/enke2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402618692541269890" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1279847719146237791?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1279847719146237791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1279847719146237791&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1279847719146237791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1279847719146237791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/enke-vefat-etti.html' title='Enke Vefat etti'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Svn0_l0xaaI/AAAAAAAADck/vnDqhvxpjks/s72-c/enke3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4210334238971586826</id><published>2009-11-10T07:07:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T07:15:30.815-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Geçmiş olsun Kareem</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvmDZsAZc-I/AAAAAAAADcc/Yh5HlI7YHxE/s1600-h/kareem_abdul_jabbar_skyhook.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402493705340416994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 256px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvmDZsAZc-I/AAAAAAAADcc/Yh5HlI7YHxE/s320/kareem_abdul_jabbar_skyhook.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Associated Press haber ajansına konuşan Kareem Abdul Jabbar, lösemi yani kan kanseriyle mücadele ettiğini ifade etti. 62 yaşındaki Jabbar, geçen Aralık'ta teşhisin konduğunu ve alınan sonuçların umut verici olduğunu söyledi. NBA'de tüm zamanların en skorer ismi olan efsane basketbolcu, doktorunun hiçbir garanti vermediğini ancak son gelişmelerin umut verici olduğunu kaydetti.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Tedavisi hap yoluyla devam eden Jabbar, Los Angeles Lakers'dan takım arkadaşı Magic Johnson'ın HIV ile savaş üzerine yaptığı çalışmaların bir benzerini lösemi karşısında vermek istediğini de sözlerine ekledi.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kareem Abdul Jabbar gelişmeleri internet sitesi ve twitter'ından aktarıyor. Şu anda kendisi Abu Dhabi'de ve çeşitli ziyaretlerde bulunuyor. Acil şifalar Kareem...&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4210334238971586826?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4210334238971586826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4210334238971586826&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4210334238971586826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4210334238971586826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/gecmis-olsun-kareem.html' title='Geçmiş olsun Kareem'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvmDZsAZc-I/AAAAAAAADcc/Yh5HlI7YHxE/s72-c/kareem_abdul_jabbar_skyhook.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5052151157003059411</id><published>2009-11-09T14:23:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T23:57:50.373-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Formula 1'de son gelişmeler(Toyota-Ferrari -USF1)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZTLhncpI/AAAAAAAADa0/4KoM7xfR7uk/s1600-h/Formula_1_by_smithjoe1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402236307821261458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZTLhncpI/AAAAAAAADa0/4KoM7xfR7uk/s320/Formula_1_by_smithjoe1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Toyota'nın F1'den çekilmesinin ardından sular durulmuyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota Formula 1'den çekildi ancak tartışmalar sona ermedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota takımının eski araştırma sorumlusu Norbert Kreyer, Japon üreticinin Formula 1'den ayrılışının ardından Toyota f1 başkanıo John Howett'ı eleştirdi. 'Japonlar yanlış insanlara güvendi' diyen Kreyer, 'Yarışlardan hiç anlamayan bir bürokrata neden iş verirler ki?' ifadesini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZgK6RcRI/AAAAAAAADa8/dsqGixv_Dd4/s1600-h/t1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402236530994540818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 136px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZgK6RcRI/AAAAAAAADa8/dsqGixv_Dd4/s200/t1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir başka eski Toyota üyesi, eski takım menajeri Richard Cregan ise "O seviyede yüksek bir motor sporu serisinde mücadele etmenin ve yöneticilik yapmanın belli bazı kuralları ve formulü vardır. Bu formulün dışına çıkarsanız kontrol elden kayar. Takımın gidişatının yanlış istikamette olduğu erken fark edilemedi. Esasında bu işin uzmanları açısından herşey çok açık ve netti" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZksvx8WI/AAAAAAAADbE/poSoX1ww-L0/s1600-h/t2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402236608796815714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 164px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZksvx8WI/AAAAAAAADbE/poSoX1ww-L0/s200/t2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İki farklı teknik adam ise, Honda, BMW ve Toyota gibi dünya devlerinin ayrılması ile Renault'nun bu konuyu düşünmesini önemsemeyerek, sporun hiç de zor bir dönem geçirmediğini savunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F1'i saunaya benzeterek Niki Lauda, Sport Bild'e yaptığı açıklamada, "Gereksiz şeyler terleyerek atılıyor ve yeni bir başlangıç yaşanacak" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Williams'tan Adam Parr ise, üretici egemenliği altında geçen 10 senelik dönemin sona erdiğini, artık 90'lara daha yakın bir seyir izleneceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZ1EGX1iI/AAAAAAAADbM/sdzO930W4os/s1600-h/t3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402236889943496226" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 135px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZ1EGX1iI/AAAAAAAADbM/sdzO930W4os/s200/t3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Alonso'dan Ferrari'ye övgüler yağdı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari'nin renaultadan transfer ettiği pilotu Fernando Alonso,&lt;br /&gt;İtalyan takımın Formula 1'de başarı kaydetmesinin neredeyse garanti olduğunu ileri sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005 ve 2006 yıllarında peşpeşe şampiyon olmasının ardından 2007'de McLaren'a giden Alonso, geçtiğimiz iki sezondur bulunduğu Renault'da hız problemi yaşadı. "Şimdi artık iyimserim" diyen 28 yaşındaki pilot, ferrariye övgüler yağdırdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alonso "Ferrari ile sükûneti yakaladım, artık sakinim. Çünkü biliyorum ki bu takım beklentilerin zirvesinde; maksimum seviyede. Ferrari bazen kazanır, bazen kazanmaz. Ama hiçbir zaman kötü olamaz. Bana göre Ferrari her pilot için en güvenli seçenektir." diye konuştu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZ9KVLeOI/AAAAAAAADbU/3aTCsJb4QeE/s1600-h/t4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402237029055166690" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; WIDTH: 200px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 144px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZ9KVLeOI/AAAAAAAADbU/3aTCsJb4QeE/s200/t4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;USF1 Gelecek sezon için iddialı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda bir formula 1 muhabiri de olan Peter Windsor, USF1 takımının henüz çarpışma testi parçalarını tamamlayamadığı için yeni sezonda yarışmaya hazır olmadığına dair basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GPWeek dergisine konuşan Windsor, 2010 aracının birçok parçasının çarpışma testlerinde son derece başarılı olduğunu, diğer bazı testlerin de önümüzdeki ay gerçekleştirileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;USF1'in F1'e giriş hakkının bir başkasına satılmasına dair yakın zamanda görüş belirttiğine dair haberleri yalanlayan Windsor, "Bu sahada yeniden varız. Satışla ilgili çıkan bütün haberler düzmece. Asla böyle bir niyetimiz yok" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5052151157003059411?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5052151157003059411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5052151157003059411&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5052151157003059411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5052151157003059411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/formula-1de-son-gelismelertoyota.html' title='Formula 1&apos;de son gelişmeler(Toyota-Ferrari -USF1)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SviZTLhncpI/AAAAAAAADa0/4KoM7xfR7uk/s72-c/Formula_1_by_smithjoe1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5803809157936936387</id><published>2009-11-09T04:06:00.000-08:00</published><updated>2009-11-09T04:17:01.442-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Rüya gece Fransız basınında</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvgGpp63BYI/AAAAAAAADYs/wp0Ha7s6ebc/s1600-h/22923.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvgGpp63BYI/AAAAAAAADYs/wp0Ha7s6ebc/s400/22923.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402075065728042370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fransa liginde dün futbol tarihine geçen bir maç oynandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligin iki önemli ekibi Lyon ve Marsilya Gerland'da karşı karşıya geldi. Maç iki takım karşılıklı 5’er golüyle berabere sonuçlanırken, futbolseverlerin damağında kolay kolay unutulmayacak bir tad bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bu muhteşem mücadele futbolseveleri bu güzel oyuna doyururken, Fransız basınında bir numaralı gündem maddesi oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’nın en önemli spor gazetesi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;L’Equipe&lt;/span&gt; karşılaşmayı, tadı damaklarda kaldı başlığıyla verirken, iki takımın futbolseverlere büyük bir mücadele yaşattığını yazdı. sonucun oldukça şaşırtıcı olduğunu ifade eden gazete, karşılaşmanın geride bıraktı anıların paha biçilemez olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ülkenin bir diğer önemli gazetesi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;La Liberation &lt;/span&gt;karşılaşmayı "Futbol maçı hokey skoru" manşetiyle spor sayfasına taşırken karşılaşmayı yerinde izleyen Fransa milli takımı teknik direktörü Raymond Domenech'in milli takımın iki kalecisi Llorıs ve Mandanda'nın performanslarından pek de memnun kalmayarak staddan ayrıldığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ouest France &lt;/span&gt;gazetesi karşılaşmayı muhteşem şov olarak nitelerken, Marsilya ve Lyon'un sezon başında taraftarlarına verdikleri iyi mücadele sözünü tuttuklarını yazdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransanın saygın yayın organlarından &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Le Monde&lt;/span&gt; ise maçı çılgınlık olarak nitelendirdi. Gazete Gerland'da şok eden bir final vardı. İki takımın oyuncuları tüm futbolseverlere müthiş bir şov izlettiler ifadesini kullandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’da daha önce 1932'de Fives-Cannes, 1937'de Cannes-Kızıl yıldız ve 1957'de Nice-Lille maçları 5-5 bitmişti.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5803809157936936387?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5803809157936936387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5803809157936936387&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5803809157936936387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5803809157936936387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/ruya-gecenin-fransz-basnna-yansys.html' title='Rüya gece Fransız basınında'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvgGpp63BYI/AAAAAAAADYs/wp0Ha7s6ebc/s72-c/22923.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8942606896507399929</id><published>2009-11-08T17:11:00.000-08:00</published><updated>2009-11-08T17:26:21.751-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Iverson telefonu Memphis'in yüzüne kapattı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvdtXwjwkII/AAAAAAAADX8/tySegWXyaY0/s1600-h/AI.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvdtXwjwkII/AAAAAAAADX8/tySegWXyaY0/s320/AI.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401906532993503362" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Memphis Grizzlies’e geldiği ilk günden bu yana sorun yaratan yıldız oyuncu Allen Iverson, son olarak antrenör ve genel menajerle konuşmadan, takım sahibi Michael Heisley ile konuşarak Memphis’i terk etti. Iverson takımda sürekli yedek kalmaktan şikayet ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında herşey çok güzel başlamış, Memphis taraftarları yaşayan bir efsaneyi takımda görecekleri için büyük heyecan duymuşlardı. Memphis yönetimi de Iverson'ı Memphis markasını yükseltmek için en önemli koz olarak görüyorlardı. Teknik olarak bakacak olursak, genç takıma Lider olacaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. NBA'in aykırı yıldızı tüm planları alt üst etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım bu ayrılığın ardından hem Iverson cephesini hem de Memphis cephesini nasıl etkileyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iverson'ın lakabı "The Answer" yani "Cevap". Iverson sezon başı Memphis'ten gelen telefonu cevaplamıştı ancak kelimenin tam anlamıyla sohbet henüz koyulaşmadan telefonu Memphis'in yüzüne kapattı AI.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8942606896507399929?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8942606896507399929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8942606896507399929&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8942606896507399929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8942606896507399929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/iverson-telefonu-memphisin-yuzune.html' title='Iverson telefonu Memphis&apos;in yüzüne kapattı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvdtXwjwkII/AAAAAAAADX8/tySegWXyaY0/s72-c/AI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5206503792906515576</id><published>2009-11-08T05:38:00.000-08:00</published><updated>2009-11-15T04:52:13.020-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #5 (Mücadele) (Bulls - Bobcats)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvbLZ-87JZI/AAAAAAAADW0/lhPN-akgPuc/s1600-h/chicago-bobcats.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 218px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvbLZ-87JZI/AAAAAAAADW0/lhPN-akgPuc/s320/chicago-bobcats.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401728450333189522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5206503792906515576?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5206503792906515576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5206503792906515576&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5206503792906515576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5206503792906515576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/pazar-fotograflar-4-mucadele-bulls.html' title='Pazar Fotoğrafları #5 (Mücadele) (Bulls - Bobcats)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvbLZ-87JZI/AAAAAAAADW0/lhPN-akgPuc/s72-c/chicago-bobcats.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5789414023783195367</id><published>2009-11-07T13:42:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T13:50:33.514-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Raikkonen: " Görelim bakalım neler olacak"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvXqzUI21CI/AAAAAAAADWM/P5VJkrkSyBo/s1600-h/kimi3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 292px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvXqzUI21CI/AAAAAAAADWM/P5VJkrkSyBo/s320/kimi3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401481495400862754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ferrari ile yolları ayrılan Kimi Raikkonen'in geleceği belirsizliğini koruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluğa yarışan bir takımda olmak istediğini ifade eden Raikkonen gönlünün Mclaren'de olduğunu ifade etmişti. Ancak henüz bu transfer ile ilgili somut bir adım atılmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raikkonen konuyla ilgili kişisel internet sitesine koyduğu yazıda, İngiliz ekibiyle maaş konusunda yaşanan uyuşmazlıktan dolayı görüşmelerin durduğu iddialarını reddederken, geleceğine ilişkin hiçbir endişesi olmadığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raikkonen, "Formula 1'de tam 9 yıl geçirdiğime inanmak kolay değil. Yarış kazanmak için, yeniden şampiyon olmak için hala çok yüksek bir motivasyona sahibim. Bu yüzden Formula 1'de ancak, bana, önlerde yarışmamı sağlayabilecek bir araç veren takımla mücadele edebilirim. Bekleyip görelim, neler olacak" ifadesini kullandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5789414023783195367?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5789414023783195367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5789414023783195367&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5789414023783195367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5789414023783195367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/raikkonen-gorelim-bakalm-neler-olacak.html' title='Raikkonen: &quot; Görelim bakalım neler olacak&quot;'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvXqzUI21CI/AAAAAAAADWM/P5VJkrkSyBo/s72-c/kimi3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5539530423041288954</id><published>2009-11-07T05:11:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T05:17:33.901-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Yaşayan Efsane Kobe</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvVzO6Kyf1I/AAAAAAAADVU/7TmRScraNlM/s1600-h/kobe_bryant.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401350028070649682" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvVzO6Kyf1I/AAAAAAAADVU/7TmRScraNlM/s320/kobe_bryant.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Los Angeles Lakers’ın süper yıldızı Kobe Bryant lig tarihinde 24,000 sayıya ulaşan en genç oyuncu oldu. Takımının Memphis Grizzlies’i 114-98 mağlup ettiği karşılaşmada rakip potalara 41 sayı bırakan Kobe Bryant bir kez daha NBA tarihindeki yerini almış oldu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5539530423041288954?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5539530423041288954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5539530423041288954&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5539530423041288954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5539530423041288954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/yasayan-efsane-kobe.html' title='Yaşayan Efsane Kobe'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvVzO6Kyf1I/AAAAAAAADVU/7TmRScraNlM/s72-c/kobe_bryant.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-706031357064626453</id><published>2009-11-06T01:57:00.000-08:00</published><updated>2009-11-06T02:01:59.751-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Final Four'un Öğrencileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvPz4gpZraI/AAAAAAAADVE/is7fxpSOQ8g/s1600-h/partizan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvPz4gpZraI/AAAAAAAADVE/is7fxpSOQ8g/s320/partizan.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400928530309164450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mayıs 1992’de Fast Break dergisinin hemen başlarında yer alan &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Hava Atışı”&lt;/span&gt; köşesini &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Yayın Koordinatörü”&lt;/span&gt; sıfatıyla ben yazmışım. Ve &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Tarih kaybedenleri yazmaz…”&lt;/span&gt; cümlesiyle girmişim yazıya. Yıllar sonra &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İstanbul’daki Final Four” &lt;/span&gt;dendiğinde, herkesin Partizan’ı ve Djordjeviç’in son saniye üçlüğünü hatırlayıp konuşacağını, bütün maç çok iyi oynadığı ve kupayı en az rakibi kadar hak ettiği halde, Badalona’nın ve onun genç yeteneği Tomas Jofresa’nın pek akla gelmeyeceğini öne sürmüşüm. Ve kendimce o turnuvanın unutulması en güç yıldızlarına, Estudiantes’in olağanüstü taraftarlarına saygı duruşunda bulunmuşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde bu köşede iyi-kötü &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“tarih”&lt;/span&gt; yazdığımıza ve kimse de keyfimizin kâhyası olmadığına göre, kaybedenlere birkaç satır ayırmanın zamanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’da oynanan Final Four’a kadar, Estudiantes İspanya dışında Avrupa’nın hiçbir ülkesinde tanınmayan kendi halinde, mütevazı bir Madrid kulübüydü. Ramiro Lisesi’nden mezun olanlar tarafından kurulmuştu, adı da &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Öğrenciler”&lt;/span&gt; demekti zaten…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yıl Final Four’a olağanüstü bir sürprizle, Maccabi’yi eleyerek geldiler. Bir önceki yıl Real Madrid’in yaşlanmış kadrosunu dağıtarak, karıştırıp dipten çekme usülüyle yeniden kurmasını fırsat bilmiş, Barcelona ile Badalona’nın peşine takılmış ve Avrupa’nın en büyük kupasında İspanya’yı temsil etme hakkını kapmışlardı. Kimler vardı o kadroda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alberto Herreros:&lt;/span&gt; Estudiantes’in altyapısından yetişmişti ve henüz 23 yaşındaydı. O sezon maç başına 20 sayıya yaklaşan ortalamasıyla takımın en skorer ismiydi. Sonraki yıllarda Real Madrid ve İspanya milli formalarıyla sayısız maçını izledik. İspanya Ligi ACB’nin gelmiş geçmiş en çok sayı atan oyuncular listesinde bugün hâlâ 1 numara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rickie Winslow:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İspanya’nın Jordan’ı”&lt;/span&gt; olarak tanınıyordu. 30’lu yaşlarından sonra Türkiye’ye de geldi biliyorsunuz, Telekom’a… Sezon boyu pek çok maçın kazanılmasında başrolü oynamıştı ama İstanbul’da hayal kırıklığı yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Juan Antonio Orenga:&lt;/span&gt; Her zaman sağlam, mücadeleci ve atletik özelliklerinden çok aklıyla oynayan bir uzundu. Şimdi de İspanya’nın altyapı milli takımlarında koçluk yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alfonso Reyes:&lt;/span&gt; O zamanlar henüz 21’indeydi ve çok az dakika buluyordu. Ama ilerleyen yıllarda, 2.00 metre boyunda olup da, pota altında nasıl oynanır, cümle âleme gösterdi. Ondan sadece 6 santim uzun olan kardeşi Felipe, aile geleneğini sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nacho Azofra:&lt;/span&gt; Herreros’un yaveri. Onun screen’lerden ne zaman çıkacağını, nerede hangi topu isteyeceğini bilen ve servisi hiç aksatmayan adam. Abdi İpekçi parkelerine çıktığında o da 23 yaşındaydı. Milli takıma kadar uzanan uzun bir kariyeri oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pepu Hernandez:&lt;/span&gt; Takımı Final Four’a getiren koç Martin’in yardımcısıydı. İki yıl sonra direksiyona geçti. Tam 11 yıl Estudiantes’i çalıştırdı. Ama asıl önemlisi, 2006’da İspanya’yı tarihte ilk kez dünya şampiyonu yapan koç olarak tanındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü gibi, çoğu genç ve bu seviyeye ilk kez yükselmiş isimler. Haliyle Final Four biraz ağır geldi Estudiantes’e. İki maçı da farklı kaybettiler: İlk gün Badalona’ya 91-69 mağlup oldular, ardından üçüncülük maçında Philips Milano’ya 99-81…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Final Four organizasyonu sırasında NBA, İstanbul’da ilk kez bir &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“coaching clinic”&lt;/span&gt; düzenlemişti &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Geçen hafta beni “konfirme” etmeyen arkadaş, buna da kızar şimdi)&lt;/span&gt;. Hubie Brown, Jack Ramsay, Calvin Murphy ve Bill Walton gibi ünlü isimlerin ders verdiği kliniği organize etmek, NBA lisanslı ürünlerinin Türkiye’de satışı için anlaşma imzalamak ve Avrupa basketboluyla ilişkileri güçlendirmek için başta David Stern olmak üzere NBA üst yönetiminin çoğu buradaydı. Kim Bohuny, Mike Bantom (ki kendileri 1972’de olimpiyat finalini Sovyetler’e kaybeden ABD milli takımının bir üyesi olur ve bunun hatırlatılmasından hiç hoşlanmaz), Josh Rosenfeld gibi profesyonelleri tanımak, onlarla birlikte çalışmak, organizasyona omuz vermek, benim için müthiş bir tecrübeydi. Gündüzleri klinikte &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(emektar Spor Sergi’mizin gördüğü son basketbol faaliyeti bu oldu)&lt;/span&gt; Kim Bohuny’nin yardımına koşuyor, akşamları da Abdi İpekçi’nin yolunu tutuyordum. Maçlarda, Murat Murathanoğlu ile birlikte hakem masasının hemen yanında oturuyorduk. O iki dilde anonsları yapıyordu, ben de odun kesicinin hınk deyicisi rolünde oynuyordum. O koşuşturmada, aradaki güne bir David Stern söyleşisi sıkıştırabildiğim için dünyanın en mutlu gazetecisi de ben oldum herhalde… Fast Break’in o sayısı ve Philips’li Ricardo Pittis’e kapağını imzalattığım bir önceki sayısı, kitaplığımın en değerli parçalarıdır hâlâ… Neyse, uzatmayayım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlar oynanırken, Estudiantes tribünlerine kaç kere dalıp gittiğimi hatırlamıyorum. Bazen Murat, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Faulü 6 numara yaptı, dimi?”&lt;/span&gt; gibisinden bir soruyla beni kendime getiriyordu. Fakat o renk cümbüşünden, o çok sesli korodan, o muazzam karnavaldan gözlerimi alabilmeme imkan yoktu. Takımları oyunun içindeyken, destek olabilmek için hançerelerini yırtıyor, maç kopup gittikten sonra da en küçük bir hüzün belirtisi göstermeden, bandoyla, mızıkayla tribünleri diskoya çeviriyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badalona’ya kaybettikleri yarı finalin ardından rakip basketbolcuları önlerine çağırıp dakikalarca alkışladılar. O arada Estudiantes oyuncuları soyunma odasına gitmişti. Şefkatli alkışlarını onlardan da esirgemediler tabii… Uzun uzun tezahürat yaptılar. Kimi oyuncu belden yukarısı çıplak, kimi ayağında çoraplarla yeniden sahaya döndü. Onlara sarılanlar, ağlayanlar, bugün bile anımsadıkça gözlerimi dolduran sahneler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek taraftarlığın nasıl bir şey olduğunu, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Yenilsen de yensen de…”&lt;/span&gt;nin içinin nasıl doldurulduğunu ben ilk kez orada gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRT-3, Basketbol Nostalji köşesinde İstanbul’daki unutulmaz finali sık sık ekranlara getiriyor. Tomas Jofresa’nın basketiyle bitime 9 saniye kala bayram eden Badalona’nın Djordjeviç’in üçlüğüyle kursakta kalan sevincini görüyor ve basketbol tarihinden önemli bir sayfanın nasıl yazıldığına tanık oluyorsunuz. Ancak bu anlattıklarımı görmenize imkan yok. Hatta, Partizan’a şampiyonluk yolunu açan maçta, yarı finalde Mike D’Antoni yönetimindeki Philips Milano’nun, Yunan hakem Costas Rigas tarafından nasıl ince ince doğrandığını da kimse hatırlamıyor bugün &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Rigas şimdi ne iş yapıyor dersiniz?)&lt;/span&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Final Four’dan arta kalanları bir başka hafta anlatırım. Fakat aklıma takılan bir soru var, onu sormadan bitmesin bu yazı: 92’de Avrupa basketbolunda hiçbir yerimiz yokken, Efes Pilsen’in önayak olmasıyla aldığımız ve başarıyla yaptığımız Final Four’dan sonra, bu büyük organizasyona neden bir daha hiç aday olmadık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-706031357064626453?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/706031357064626453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=706031357064626453&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/706031357064626453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/706031357064626453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/mays-1992de-fast-break-dergisinin-hemen.html' title='Final Four&apos;un Öğrencileri'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvPz4gpZraI/AAAAAAAADVE/is7fxpSOQ8g/s72-c/partizan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2956086046294792333</id><published>2009-11-05T16:37:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T17:09:38.295-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Ferrari'den Önemli Açıklama: Çekilmelerin sebebi kriz değil!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvN3Ej9RFiI/AAAAAAAADUs/5PuwVm_zzo0/s1600-h/ferrari.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 217px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvN3Ej9RFiI/AAAAAAAADUs/5PuwVm_zzo0/s320/ferrari.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400791298402752034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ferrari, Toyota, BMW ve Honda'nın Formula 1'den ayrılma kararlarının, küresel ekonomik sıkıntıdan çok, bu sporda söz sahibi kişilerin karar ve uygulamalarından kaynaklandığını savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota önceki gün Formula 1'den çekilme kararını duyurmuş, bu kararın arkasındaki sebebin ise, "mevcut yıpratıcı ekonomik gerçekler" olduğunu belirtmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Ferrari'nin resmi internet sitesinde yayınlanan haberde, Toyota ve diğer otomobil üreticilerinin verdikleri çekilme kararlarının, "F1'deki üretici savaşı"ndan etkilendiğini belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, "Gerçekte, F1'de yaşanan bu çekilmeler, son yıllarda Formula 1'i de etkileyen ekonomik durumun etkileri değil, ağırlıklı olarak, bu sporu yönetenlerin büyük otomobil üreticilerine karşı savaşının bir sonucudur" ifadeleri kullanıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıda, Ferrari'nin, 2010 sezonunda yarışmasına izin verilen yeni bağımsız takımların, üretici takımlarının çapında olmayacağına inandığı da vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılı açıklamada: "Formula 1 önemli aktörlerini kaybetmeyi sürdürüyor. Son 12 ay içinde Honda, BMW, Bridgestone ve son olarak Toyota çekildiklerini duyurdular. Bunun karşılında Manor, Lotus, USF1 ve Campos Meta geldi. Durumu (onlar gitti yerine yenileri geldi) olarak, aynen devam ediyor niteleyebilirsiniz. Ama bu tümüyle doğru değil. Gelecek yıl Bahreyn'de gridde kaç takımın start alacağını ve bunlardan kaçının sezonu tamamlayacağını göreceğiz" denildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2956086046294792333?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2956086046294792333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2956086046294792333&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2956086046294792333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2956086046294792333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/ferrariden-onemli-acklama.html' title='Ferrari&apos;den Önemli Açıklama: Çekilmelerin sebebi kriz değil!'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvN3Ej9RFiI/AAAAAAAADUs/5PuwVm_zzo0/s72-c/ferrari.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6670004919007858247</id><published>2009-11-05T01:39:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T02:43:31.184-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Duygularla hareket etmek</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvKedQiLjUI/AAAAAAAADS0/1oyiRNdsRJg/s1600-h/schumacher.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400553128662371650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 318px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvKedQiLjUI/AAAAAAAADS0/1oyiRNdsRJg/s320/schumacher.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Michael schumacher bu yıl formula 1'e dönüş kararının mantıklı değil duygusal olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Felipe massa'nın macaristan grand prix'inde geçirdiği kazanın ardından ferrar brezilyalı pilotun yerine geçmesi konusunda yedi kez formula 1 dünya şampiyonu pilota teklifte bulunmuştu. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Schumacher'in formula 1'e dönmesi umudunun belirmesi yarışseverleri heyecanlandırmıştı ancak; boynundaki çatlak efsane pilotun tekrar gride dönmesine engel olmuştu&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Formula 1'e gerçekleşemeyen dönüşü hakkında Reutuers'a konuşan Schumacher mantığı ile değil duyguları ile haraket ettiği için geri dönemediğini ifade etti. Alman pilot " Gerçekten mantıklı bir karar değildi, sadece duygusal bir karardı, 'neden olmasın, yarı zamanlı, yalnızca eğlence amaçlı olabilir' diye düşündüm. İfadesini kullandı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Schmacher ayrıca "Luca di montezemolo ile konuştuğumda her şeyi düşündüm özellikle de Felipe'nin durumunu, benim kardeşim gibi. Emekli olma nedenimin bir parçası da aracı ona teslim etmekti çünkü en iyi araçla takımda kalmayı hakediyordu. Birazda onun gidişinden sonra geri gelmeyi düşündüm ve bu nedenle 'evet, deneyeceğim.' dedim. " diye konuştu&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Şu anda formula 1'e dönme konusunda düşünceleri sorulduğunda ise schumacher " şu an için, hayır." yanıtı verdi. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6670004919007858247?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6670004919007858247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6670004919007858247&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6670004919007858247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6670004919007858247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/duygularyla-hareket-etmek.html' title='Duygularla hareket etmek'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvKedQiLjUI/AAAAAAAADS0/1oyiRNdsRJg/s72-c/schumacher.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8216942787009995666</id><published>2009-11-04T06:00:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T02:43:01.780-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Rüzgar Gibi Geçti</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvGVdDsulfI/AAAAAAAADOU/XocWNrW_w-8/s1600-h/toyota.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400261754635589106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 260px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvGVdDsulfI/AAAAAAAADOU/XocWNrW_w-8/s400/toyota.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünyayı derinden etkileyen global ekonomik krizin etkisini en fazla gösterdiği spor dalı hiç şüphe yok ki motorsporları. Mekanik bir spor dalı olması ve teknolojiye olan bağımlılığı sebepleriyle harcamaları en fazla olan spor sektöründen bahsediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle krizin etkilerini sürekli görüyoruz pistlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sezonun başında , Japonya'nın en büyük ikinci otomotiv şirketi Honda, Formula 1'den çekilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Honda değil, Subaru ve Suzuki Dünya Ralli Şampiyonası'ndan, Kawasaki de MotoGP'den çekilmek zorunda kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krizin pistten uzaklaştırdığı son marka Toyota oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığı büyük yatırımın karşılığını bir türlü alamayan Toyota, Formula 1'den çekilme kararı aldı.&lt;br /&gt;Böylece Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda Japon markası da kalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketin Başkanı Akio Toyoda, konuyla ilgili yaptığı basın toplantısında takımın başarısızlığı için özür diledi ve "Bu çok zor ancak &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvGVkO2rXKI/AAAAAAAADOc/APUxEdasqNs/s1600-h/Team+Principal+Tadashi+Yamashina.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400261877889195170" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 221px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvGVkO2rXKI/AAAAAAAADOc/APUxEdasqNs/s320/Team+Principal+Tadashi+Yamashina.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;kaçınılmaz bir karardı. Ekonominin kötüleştiği geçen yıldan bu yana devam edip etmeme kararını görüşüyorduk" ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karar açıklanırken, takımın başkanı Tadashi Yamashina'nın göz yaşlarına hakim olamadığını da belirtelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıntı vermek gerekirse Dünyanın en büyük otomobil üreticisi Toyota, 2002 yılından bu yana Formula 1'de mücadele veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllık 300 milyon doları bulan devasa bütçesine karşın, takım tek bir Grand Prix zaferi bile elde edemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu işler biraz sabır gerektiyor, ancak günümüz şartlarında pek de bulunmayan bir erdem kendisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota F1'de bir renkti ve maalesef rüzgar gibi geçti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8216942787009995666?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8216942787009995666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8216942787009995666&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8216942787009995666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8216942787009995666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/ruzgar-gibi-gecti.html' title='Rüzgar Gibi Geçti'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvGVdDsulfI/AAAAAAAADOU/XocWNrW_w-8/s72-c/toyota.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-9034270670124037950</id><published>2009-11-03T03:41:00.000-08:00</published><updated>2009-11-03T09:34:32.398-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Saygı duyulası bir adam: Rubens Barrichello</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvAYoZ_VKdI/AAAAAAAADOE/8CvFRhutvnE/s1600-h/rb.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvAYoZ_VKdI/AAAAAAAADOE/8CvFRhutvnE/s400/rb.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399843035667573202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an F1'deki en deneyimli pilotu olan Barrichello bu yıl pilotlar şampiyonasını üçüncü sırada tamamladı ve kazandığı iki galibiyetle Brawn GP'nin her iki klasmanda da şampiyon olmasına katkıda bulundu. Brezilyalı pilot alçakgönüllülüğü ve kişiliğiyle de her zaman sporseverlerin takdirini kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brezilyalı pilot zorlu geçen 2009 sezonunun ardından gelecek yıl Alman Nico Hulkenberg ile birlikte Williams adına yarışacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;F1 tarihinin en tecrübeli pilotu ünvanını taşıyan ve gelecek yıl Williams'la kariyerini sürdürecek olan Barrichello, 300 grand prix'lik kırılması zor bir rekora da imza atmış olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brawn GP Takım patronu Ross Brawn Barrichello'nun Barckley merkezli takımına yapmış olduğu yardımlardan dolayı teşekkür etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brawn "Gelecek yıl bir kez daha Formula 1'de yarışacak olmasından dolayı Rubens adına çok mutluyuz. Rubens dört yıldan bu yana bizimle birlikteydi ve sahip olduğu yüksek tecrübe ve şampiyonluk periyodundan takıma yardımlarından dolayı ona saygı duyuyoruz" ifadesini kullandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barrichello ise Formula 1'de devam etmesinin sahip olduğu psikolojik yaklaşım olduğunu belirterek, "En önemli şey, kendiniz hakkında ne düşündüğünüzdür. Ben her zaman buna çok önem verdim" die konuştu....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rubens'in gelecek yıl Toyoto motorundan Cosworth'e geçiş yapacak yeni takımına hep pistte hem pist dışında büyük katkı yapacağı kesin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-9034270670124037950?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/9034270670124037950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=9034270670124037950&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9034270670124037950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9034270670124037950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/sayg-duyulas-bir-adam-rubens.html' title='Saygı duyulası bir adam: Rubens Barrichello'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SvAYoZ_VKdI/AAAAAAAADOE/8CvFRhutvnE/s72-c/rb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1635380879520181110</id><published>2009-11-01T12:46:00.000-08:00</published><updated>2009-11-05T01:50:54.463-08:00</updated><title type='text'>HEİDFELD'İN ÖDÜLÜ BİR F1 ARACI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Su3_GTTV59I/AAAAAAAAAGA/56ZjjWdS5Rk/s1600-h/_41838646_heidfeld2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399252012012791762" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 288px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Su3_GTTV59I/AAAAAAAAAGA/56ZjjWdS5Rk/s400/_41838646_heidfeld2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Abu Dabi'deki beşinciliğiyle takımının Wiliams önünde markalar şampiyonasında altıncı olmasına katkıda bulunan Heidfeld'in kariyeri hep ilgimi çekmiştir. Yıllardır şampiyonluk için yarışan bir takıma gitmesini bekledik durduk. Her defasında direkten döndü..Bir kez daha F1'deki geleceği bıçak sırtında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Heidfeld'i 1999 sezonunda F 3000'de izlemiştim. Geleceğin Maclaren pilotu gözüyle bakılıyordu. F1'e geçer geçmez iyi işler yapacağına inanılıyordu. Bir sene sonra F1'de Jean Alesi'nin takım arkadaşı olarak Prost adına yarıştı. Takım arkadaşıyla çarpıştığı yarışlarla o yıla damga vurdu. Mika Hakkinen ve David Coulthard'ın yarıştığı Maclaren takımında yeralamayacağı için Sauber ile anlaştı. İlk yıl takım arkadaşı Raikkonen'den iyi yarışmasına rağmen Maclaren onu değil, Kimi'yi tercih etti. Ertesi yıl Massa'ya üstünlük sağlasa da büyük bir takıma gidemedi.. &lt;div&gt;Sauber'den sonra 1 yıl berbat bir otomobili olan Jordan ve 1 yıl BMW-Williams adına yarıştı. BMW Sauber'i alınca Heidfeld ile devam etti. BMW'nin Mercedes'e rakip olma emellerine hizmet etmesi bekleniyordu. 4 yılda 10 kez podyum gördü, hiç birincilik alamadı. 2007 Fransa yarışından 2009 Singapur Grand Prix'sine kadar 41 yarışta kaza ve arıza görmeden yarış bitirerek müthiş bir istikrar sağladı ve bu alanda rekor sahibi oldu. Halen GP kazanmadığı halde en çok puan kazanan isim..Alman pilot Abu Dabi'de F1'den çekilen BMW takımıyla son kez pistteydi. Şimdi ne yapacak ? Yıllardır hayalini kurduğu Maclaren koltuğu için adı geçse de yine Maclaren'in Raikkonen'e meyil edeceği söyleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Severim bu çocuğu, iyi bir otomobille istikrarlı bir takımla daha fazlasını verebilirdi. Peter Sauber kendisine onca yıllık hizmeti karşılığında bir Sauber F1 otomobili hediye etmiş..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şık davranış..&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Umarım gelecek yıl iyi bir otomobilin koltuğuna oturur..&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1635380879520181110?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1635380879520181110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1635380879520181110&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1635380879520181110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1635380879520181110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/heidfeldin-odulu-bir-f1-araci.html' title='HEİDFELD&apos;İN ÖDÜLÜ BİR F1 ARACI'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Su3_GTTV59I/AAAAAAAAAGA/56ZjjWdS5Rk/s72-c/_41838646_heidfeld2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2578601712917049302</id><published>2009-11-01T11:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T12:14:17.594-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Formula 1'de sezon sona erdi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su3r1ZSJdWI/AAAAAAAADMY/oXl0hF0aOnI/s1600-h/f1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 253px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su3r1ZSJdWI/AAAAAAAADMY/oXl0hF0aOnI/s400/f1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399230830839690594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Formula 1'de sezon Abu Dhabi grand Prix'i ile sona erdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lewis Hamilton yarışa pole pozisyonunda başlamasına rağmen ilk pit stop sonrası frenlerinde yaşadığı sorun nedeniyle yarış dışı kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışa 2. sırada başlayan Red Bull Pilotu Sebastian Vettel ilk pit stoplar sonrasında Lewis Hamilton'ı geçerek liderliğe yükseldi. Bu geçişten sonra liderliği bırakmayan Vettel finişe kadar lider giderek yarışı takım arkadaşı Mark Webber'in yaklaşık 15 saniye önünde kazanmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Webber son 5 turda baskısını arttıran Button'ın önünde yarışı 2. sırada tamamlarken Dünya Şampiyonu Button yarışı 3. sırada tamamladı. Button son turlarda Webber'i geçmek için elinden geleni yapmasına rağmen Avustralyalı pilotun arkasında kalmaktan kurtulamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezonun son yarışı diğer yarışlara göre nispeten sıkıcı bir mücadeleye sahne oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon Jenson Button ve takımı Brawn GP'nin şampiyonluğu ile akıllara kazanırken, yeni uygulamalar, Ferrari - Mclaren gibi takımların kötü performansları, Massa'nın kazası, Schumacherin geri dönemeyişi ve FIA - FOTA tartışmaları öne çıkan önemli konular oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sezon pilot transferlerin şimdiden başladığı F1'de gelecek yıl bizleri çok daha heyecanlı bir yıl bekliyor gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2578601712917049302?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2578601712917049302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2578601712917049302&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2578601712917049302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2578601712917049302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/formula-1de-sezon-sona-erdi.html' title='Formula 1&apos;de sezon sona erdi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su3r1ZSJdWI/AAAAAAAADMY/oXl0hF0aOnI/s72-c/f1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7176575014592488950</id><published>2009-11-01T03:09:00.000-08:00</published><updated>2009-11-01T03:10:27.702-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #4 (Abu Dhabi'de pole pozisyon Hamilton'ın)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su1sm0zOvnI/AAAAAAAADL4/lw-1pKLEYPo/s1600-h/lh.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 248px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su1sm0zOvnI/AAAAAAAADL4/lw-1pKLEYPo/s400/lh.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5399090942551441010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7176575014592488950?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7176575014592488950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7176575014592488950&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7176575014592488950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7176575014592488950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/11/pazar-fotograflar-4-abu-dhabide-pole.html' title='Pazar Fotoğrafları #4 (Abu Dhabi&apos;de pole pozisyon Hamilton&apos;ın)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Su1sm0zOvnI/AAAAAAAADL4/lw-1pKLEYPo/s72-c/lh.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3018888284802965982</id><published>2009-10-31T02:24:00.000-07:00</published><updated>2009-10-31T02:27:35.306-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Kimi net konuştu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuwC9TLqRDI/AAAAAAAADLo/JAQd1GtsjHg/s1600-h/kr.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398693305454838834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 214px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuwC9TLqRDI/AAAAAAAADLo/JAQd1GtsjHg/s320/kr.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ferrari ile sözleşmesini, karşılıklı anlaşmayla bir yıl önce sona erdiren Kimi Raikkonen, 2010 planlarına ilişkin olarak daha önce net bir açıklama yapmamıştı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;.&lt;br /&gt;Toyota veya McLaren'a geçebileceği tahminleri yapılan Raikkonen, Fin televizyon kanalı MTV3'e verdiği demeçte, McLaren'ın Formula 1'de kalmak için tek gerçek şans olduğunu belirtti. "Toyota gündeme bile gelmedi" diyen Raikkonen, "F1 aracı kullanacaksam tek opsiyon McLaren" ifadesini kullandı. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3018888284802965982?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3018888284802965982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3018888284802965982&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3018888284802965982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3018888284802965982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/kimi-net-konustu.html' title='Kimi net konuştu'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuwC9TLqRDI/AAAAAAAADLo/JAQd1GtsjHg/s72-c/kr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7652749135230040015</id><published>2009-10-30T04:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-30T04:58:08.065-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Bir Adanalı Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SurUtPr99HI/AAAAAAAADLQ/NY8haKFTSRo/s1600-h/1986.04.10.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 223px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SurUtPr99HI/AAAAAAAADLQ/NY8haKFTSRo/s320/1986.04.10.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398360977127109746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Anlaşıldı. Bu yazıların ilk paragrafları genelde bir hafta öncenin hatalarını düzeltmeye ve bazı açıklamalar yapmaya ayrılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim BAL camiasında “Domat” lakabıyla tanınan sevgili Yusuf mail atmış. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Abi, anlattığın maçta ben de oradaydım”&lt;/span&gt; diyor, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Cowen geldiğinde maç başlamamıştı. Bizimkiler maçı geciktirmek için şalterleri indirip, elektrik kesintisi süsü vermişti. Adam salondan içeri girdiği anda, haliyle elektrikler de geldi ve az sonra hava atışı yapıldı.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgiyi, Perşembe günü tesadüfen karşılaştığım Celal Arısan’a da konfirme ettirdim. O günün Karşıyaka pivotu, bugünün FIBA gözlemcisi Celal, hem hafızası güçlü, hem de kişisel arşivi olan bir basketbol adamıdır&lt;span style="font-style: italic;"&gt; (Yakın gelecekte onun arşivinden yararlanarak, yeni hikayeler yazacağım sizlere)&lt;/span&gt;. Celal de Yusuf’la aynı şeyleri söyleyince, yanıldığım ortaya çıktı. Hepinizden özür dilerim. Demek ki, ben mecburi elektrik kesintisiyle maç saatinin geçmesini, maçın başlaması olarak kaydetmişim belleğime. Oluyor böyle şeyler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Karşıyaka’nın o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“tarihi”&lt;/span&gt; maçından çok ilginç bir detayı da Celal Arısan ekledi: Cowen , hiç bilmediği bir ülkenin daha önce hiç duymadığı havaalanına inmiş, oradan apar topar taksiyle salona getirilmiş. Koşa koşa salona girmiş, kendisine verilen formaydı, şorttu her neyse, onları nefes nefese giymiş ve sahaya çıkmış. Adamcağız ilk beşte yok, tabii. Ama koç da kendisini birkaç dakika sonra oyuna sokmak istemiş. Amerikalıdan ilk soru: Koç, hangisi bizim takım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okurlara bir de açıklama borçluyum. 70’li yıllara ait anılara dalınca, benim Karşıyakalı olduğum gibi bir izlenim ortaya çıktı. O yıllarda İzmir’de yaşayan ve basketbolu seven her genç gibi ben de iki haftada bir Atatürk Spor Salonu’nun yolunu tutuyor ve şehrin ligdeki temsilcisinin tüm maçlarını izliyordum. Ama sıkı bir taraftar değildim. Çünkü, Karşıyaka’nın altyapısında oynamak için başvurmuş ama yatılı okulda okuduğum ve antrenmanlara devamsızlık yapabileceğim gerekçesiyle reddedilmiştim. Ben de gidip, o sıralar İzmir’in ikinci takımı olan Çayırlıbahçe’de başladım lisansiye basketbol hayatıma. Karşıyaka tarafından istenmemek, çocuk kalbimde bir burukluk yarattı ve sonraki yıllarda İzmir’deki maçları bir taraftar gibi değil, daha ziyade federasyon gözlemcisi havasında izledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, geçmişin potaları altında hoplayıp zıplarken, İzmir’e ve Karşıyaka’ya yine döneriz. Gelelim bu haftaki öykümüze…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1981. Yabancı yasağıyla geçen sezonlardan sonra Federasyon, tuhaf bir uygulama ile kapıyı aralamış. Takımlar tek yabancı &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Avrupa Kupaları’nda iki)&lt;/span&gt; getirebiliyor ama bir şartla: Yabancı oyuncunuz Türkiye’deki üniversitelerden birinde öğrenci ya da öğretim görevlisi olacak! &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Hoppala”&lt;/span&gt; dediğinizi duyar gibi oldum. Hangi aklıevvelin kafasından çıktığı bilinmeyen bu dahiyane fikirle rezalet başlıyor. 30’una gelmiş, saçları dökülmüş koca koca adamlar Boğaziçi'lere, ODTÜ’lere kaydettiriliyor. Hatta Güney Sanayi daha da ileri giderek Bulgar Milli Takımı’nda yıllarca forma giymiş 41 yaşındaki Atanas Golomoev’i Adana’ya getirtiyor. Çukurova Üniversitesi’nde profesör yapacaklar heralde… Lakin dersler Bulgarca değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin işi kitabına uydurmaya çalıştığı o sezonda favori Eczacıbaşı. Lacivert-beyazlılar, Aydan Siyavuş yönetiminde 6 sezonda 5 şampiyonluk kazanmış ve Efe, Necati, Melih’ten oluşan iskeleti korumuşlar. Yabancı olarak da sahalarımızın gördüğü belki de en beyefendi sporcu olan Ron Haigler var. İlk turu 6’şarlı üç grup halinde oynanan, daha sonra gruplardan ilk iki sırada çıkan takımların final grubunda buluştuğu sezonda &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(bugünkü Euroleague statüsünü andırıyor)&lt;/span&gt; Eczacı’yı zorlayabilecek takımlar Efes Pilsen ile Beşiktaş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak daha ikinci haftada ilk sürpriz Adana’da patlıyor. Kadrosunda hiçbir şöhretli oyuncu barındırmayan Güney Sanayi, Eczacı’yı bir sayıyla yeniveriyor &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Bunun sürpriz sayılmaması gerektiğini, Güney Sanayi’nin, Adana’da ev sahipliği avantajını maksimum derecede kullanarak herkesi yenebileceğini sonradan anlayacağız. Orada mağlup olan Karşıyaka, Fenerbahçe, İTÜ, Yenişehir gibi takımların oyuncuları, yenilgiye üzülmekten ziyade, canlarını kurtardıkları için sevinçliler)&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Sanayi-Eczacıbaşı maçından herhangi bir görüntü yok. Gazetelerde, bugün hâlâ tedavülden kalkmamış olan  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Eczacı’ya Güney darbesi”&lt;/span&gt; klişeleri ve hemen altında, içinde sayı, yıldız ve devre sonucunu veren kutucuklardan başka bir şey yok. Herkes koskoca Eczacıbaşı’nın nasıl devrildiğini merak ediyor, birbirine soruyor ama fısıltı gazetesindeki &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Çok fena pata-küte olmuş. Hakemler Güney Sanayi faullerinin yarısını çalmamış”&lt;/span&gt; manşetinden başka kayda değer bir bilgiden söz etmek imkansız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Eczacıbaşı, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Partizan ve Slavia Prag gibi devlerle başa baş oynuyor. Ligde de o güney kazasını saymazsak yenilgisiz gidiyor. Basketbol aleminde herkesin merakla İstanbul’daki rövanşı beklediğini söylememe, bilmem gerek var mı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç unutmuyorum, o gün Spor Sergi’de önce Fenerbahçe-İTÜ maçı var. Serde Teknik’liyiz, ben de Teknik tribünü tabir edilen bölümdeyim. Fenerbahçe son saniyede Fensal’in basketiyle kazanıyor, çok üzülüyoruz arkadaşlarla… Ama dağılmaca yok, ikinci maçta Eczacıbaşı, Güney Sanayi’yi ağırlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır oluyor hakikaten Güney Sanayi için... Rahmetli Siyavuş bir dakika yerine oturmuyor. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Pres.. pres..”&lt;/span&gt; diye avazı çıktığı kadar bağırıyor kenardan. 40 dakika pres yapan Eczacı, rövanşı feci bir skorla (154-48) alıyor. Spor Sergi’de alt katın yarıdan fazlası dolu. Taraftarlı kulüplerden biri sahada olmadığına göre, böylesi bir maç için olağanüstü bir seyirci topluluğu. Hayatımda ilk ve son kez duyduğum, hatta katıldığım bir tezahürat yükseliyor tribünlerden: &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İstanbul… İstanbul…”&lt;/span&gt; diye bağırıyorlar. Bağırıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulgar Golomoev, daha ilk yarıda oyundan atılıyor, kapılan her topta Ahmet Sarı adeta turnike idmanı yapıyor. O gün namusunu temizleyen Eczacıbaşı, sezonu sadece 3 yenilgiyle &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(üçüncüsü, Efe’siz gittikleri Antalya’daki final grubunda şampiyonluğu garantiledikten sonra Efes Pilsen’e)&lt;/span&gt; şampiyon bitiriyor. İkinci turu klasman grubunda oynayan Güney Sanayi ise ligi 9. sırada noktalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7652749135230040015?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7652749135230040015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7652749135230040015&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7652749135230040015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7652749135230040015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/bir-adanal-hikayesi.html' title='Bir Adanalı Hikayesi'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SurUtPr99HI/AAAAAAAADLQ/NY8haKFTSRo/s72-c/1986.04.10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8099161831907402624</id><published>2009-10-28T00:29:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T00:35:39.619-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Mclaren'de hedef Kimi ya da Jenson</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SufzUK09Y7I/AAAAAAAADIw/2Yvkcx70dMs/s1600-h/jl.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SufzUK09Y7I/AAAAAAAADIw/2Yvkcx70dMs/s400/jl.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397550206256243634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sezonu hayal kırıklığıyla tamamlayan organizasyonun iddialı ekipleri Ferrari ve Mclaren gelecek yıl bir kez daha hüsran yaşamamak için ince eleyip sık dokuyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari Gelecek yıl için Felip Massa'nın yanında Fernando Alonso'yu getirerek  Kimi Raikkonen'le vedalaştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezonun son yarışı olan Abu dabi'de Kimi son kez kırmızı otomobilde yarışacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mclaren ise ezeli rakibinin yollarını ayırdığı fin pilotu kendi otomobilinin koltuğunu oturtabilmek için çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluğa yarışan bir takımda olmazsa Formula 1'i bırakıcağını söyleyen Kimmi Raikkonen'se İngiliz takımıyla flört halinde ve 25 milyon dolar civarında bir meblağ istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mclaren yöneticileri Raikkonen'le anlaşırlarsa Heikki Kovalinenle yollar ayrılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan İngiliz takımının görüştüğü bir başka ismin son dünya şampiyonu Jenson Button olduğu ifade ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar Brawn GP şampiyon pilotunu bırakmak istemese de İngilz takımı iki ingiliz dünya şampiyonu pilotu birden yarıştırma fikrine sıcak yaklaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili bir açıklama da Mclaren'in Dünya şampiyonu pilotu Lewis Hamilton'dan geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilton McLaren'ın gelecek yıl, takımın gelişimine katkı sağlayacak ve takım içinde bölücü bir etkide bulunmayacak bir pilota ihtiyacı olacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daily Mail gazetesine konuşan İngiliz pilot, "Barış ve huzur içinde olduğu müddetçe takıma kimin geldiği önemli değil. Yeter ki, takımın ilerlemesine katkı sağlasın ve üretici olsun" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Button'ın İngiliz ekibine transferine de değinen  Hamilton, "Jenson'ın takım arkadaşım olmasından memnun olurum. Aklı başında, kendini işine adamış biri. Dünya şampiyonu oldu. Gelecek yıl ister Brawn'da kalsın, ister McLaren'da yarışsın, zorlu bir rakip olacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilton'ın bu açıklamasının ardından Mclaren'ın Kovalainen'in yerine bir başka pilotu transfer etmesine kesin gözüyle bakılıyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8099161831907402624?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8099161831907402624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8099161831907402624&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8099161831907402624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8099161831907402624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/mclarende-hedef-kimi-ya-da-jenson.html' title='Mclaren&apos;de hedef Kimi ya da Jenson'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SufzUK09Y7I/AAAAAAAADIw/2Yvkcx70dMs/s72-c/jl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7575726235264062228</id><published>2009-10-25T04:14:00.000-07:00</published><updated>2009-10-25T04:29:58.398-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #3 (Schumi, Todt'u kutlama yemeğine götürüyor)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuQ2SfxOESI/AAAAAAAADHw/_U_SdDAzYP0/s1600-h/jean+tod+n%C5%9Fchael+schmacher.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396497944890183970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 220px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuQ2SfxOESI/AAAAAAAADHw/_U_SdDAzYP0/s400/jean+tod+n%C5%9Fchael+schmacher.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7575726235264062228?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7575726235264062228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7575726235264062228&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7575726235264062228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7575726235264062228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/pazar-fotograflar-3-schumi-yeni-fia.html' title='Pazar Fotoğrafları #3 (Schumi, Todt&apos;u kutlama yemeğine götürüyor)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuQ2SfxOESI/AAAAAAAADHw/_U_SdDAzYP0/s72-c/jean+tod+n%C5%9Fchael+schmacher.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6707981983876405805</id><published>2009-10-23T12:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-23T12:44:15.154-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>FIA'nın yeni patronu Jean Todt</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuIG9Iv7NDI/AAAAAAAADHQ/qtH954nzWEA/s1600-h/jt.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuIG9Iv7NDI/AAAAAAAADHQ/qtH954nzWEA/s320/jt.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395882950933558322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jean Todt, bugün Paris'te yapılan seçimleri kazanarak FIA'nın yeni başkanı oldu. Eski Ferrari takım patronu Todt, Uluslararası Otomobil Federasyonu başkanlığı için, eski ralli dünya şampiyonu Ari Vatanen'e karşı yarışıyordu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6707981983876405805?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6707981983876405805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6707981983876405805&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6707981983876405805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6707981983876405805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/fiann-yeni-patronu-jean-todt.html' title='FIA&apos;nın yeni patronu Jean Todt'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuIG9Iv7NDI/AAAAAAAADHQ/qtH954nzWEA/s72-c/jt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7925236801151268294</id><published>2009-10-23T06:34:00.000-07:00</published><updated>2009-10-23T07:04:16.194-07:00</updated><title type='text'>Morg bekçisi Coffey ve maç ortasında gelen Amerikalı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuG3wY5BguI/AAAAAAAADGk/DLGE3EyAzCA/s1600-h/ksk.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395795870509794018" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuG3wY5BguI/AAAAAAAADGk/DLGE3EyAzCA/s320/ksk.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Basketbol diye bir oyunun varlığını öğrendiğimde 9 yaşındaydım. Yıl 1971, İzmir’de yaşıyoruz ve rahmetli babam, beni elimden tutup Akdeniz Oyunları’ndaki bütün yarışmalara götürüyor. Atletizm, yüzme, futbol, güreş, boks… Hepsi müthiş heyecan verici. Ama hiç unutulmayan, beynime mıh gibi çakılan anlar iki spor dalına ait: Tramplen atlama ve basketbol.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;1968 Meksiko City Olimpiyatları’nda kule atlamada altın, tramplende gümüş madalya kazanmış İtalyan Klaus Dibiasi için İzmir’deki Akdeniz Oyunları, bir yıl sonra Münih’te yapılacak olimpiyatların provası gibi… Havuzdan metrelerce yükseklikte kulenin üzerinde bir mum gibi amuda kalkan, sonra saltolarla, taklalarla havada adeta bir tesbih böceğine dönüşen ve suya bir bıçak gibi saplanan mucize adamı hayretle izliyor çocuk gözlerim. Ve Türkiye-Yunanistan basketbol maçı: Komşu’yu yarı finalde farklı yeniyoruz. Bütün hatırladığım, hınca hınç dolu Atatürk Spor Salonu’nda ancak çok yukarılarda bir yer bulabildiğimiz ve o gün kırmızı formayla oynayan bizim takımın, özellikle hızlı hücuma çıkarken sahada çok güzel gözüktüğü… Basketbol aşkım oracıkta başladı büyük olasılıkla. Milli takımın antrenörü Yalçın ağabeymiş (Granit) meğer… Bunu da yıllar sonra, Yalçın Abi ile tanışınca öğreneceğim.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Babamın elinden tutmadan, kendi kendime (ya da arkadaşlarımla) gittiğim ilk basket maçı 1976-77 sezonunda olmalı. Çok net hatırlamıyorum. O sezon İzmir’i ligde temsil eden Karşıyaka’nın kadrosunda yabancı oyuncu yoktu. Fakat bir sonraki yıl, Kafkaf da modaya uydu ve bir Amerikalı getirdi. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Eczacıbaşı, NBA’den önceki profesyonel lig olan ABA’nın parkelerinde bir hayli toz yutmuş olan Frank Card’ı almış, Tofaş kadrosunu, bugüne kadar gördüğüm en şekilsiz şut stiliyle atan, ama acayip sokan solak Yugoslav Kotaraç’la güçlendirmiş, Yenişehir Meysu, bir yıl önce Galatasaray formasıyla büyük iş yapan Benjamin McGilmore’u transfer etmişti. Yeni Asır gazetesi, Karşıyaka’nın da Amerikalı bir oyuncu getirdiğini yazıyor, biz de onu sahada görebilmek için maçları iple çekiyorduk.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Sonunda tanıştık Ernest Coffey’le… 1.94-1.95 boylarında, uzun kollu, çok kalın bacaklı, sıçradığı zaman yere inmesi için herkesin saniyelerce beklediği müthiş bir atletti. Hangi kolejden gelmiş olduğuna dair bir bilgim yok. Zaten o zamanlar bu tip şeyleri bilmezdik. Türkiye Ligi’nde oynayan bazı Amerikalılar, NATO göreviyle Karamürsel, Gaziemir ya da Mürted gibi üslere gelmiş Birleşik Devletler ordusuna mensup askerlerdi, NCAA kariyerleri yoktu. Yerel basın, Coffey’nin, İzmir’e gelmeden önce memleketi olan Cleveland’da morg bekçiliği yaptığını yazmıştı. Doğru mudur bilemem, onların yalancısıyım.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Karşıyaka eşofmanlarının Coffey’nin kalın bacaklarını saramaması ve adamcağızın ısınmalara mecburen şortla çıkması, bir maç öncesi smaç yaparken kırdığı çember yüzünden karşılaşmanın yaklaşık bir saat geç başlaması, bir başka maçta kafasını potaya çarpıp kısa bir baygınlık geçirmesi, o günlerden aklımda kalmış bazı detaylar. O dönem Karşıyaka’nın uzunları Şadi ile Celal’di. Milli Takım kadrosunda da yer alan ve biri 2.00, diğeri 2.03 boyunda olan bu uzunların (!) yanında, 3 numara pozisyonu her daim Nadir Vekiloğlu’na (Arda’nın babası) aitti. Bu durumda Coffey’e 2 numara kalıyordu. Dış şutu pek güvenilir olmayan, genelde açık saha oyununu seven Amerikalı, sayılarının çoğunu çembere giderek, yakın mesafeden buluyordu. Tribünleri ayağa kaldıran akrobatik hareketleri, kendisinden çok daha uzun oyunculara yaptığı inanılmaz bloklar vardı, tamam da, sete sete hücumlarda bazen kaybolup gidiyordu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:+0;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Karşıyaka, Ernest Coffey’li iki sezonda Eczacıbaşı, Efes Pilsen, Tofaş gibi geniş bütçeli takımların hemen altında yer almayı, Türkiye’yi Koraç Kupası’nda temsil edecek dereceler yapmayı başardı. Ve federasyonun ligde yabancıları yasakladığı 1979-80 sezonu geldi çattı. Avrupa Kupası’nda yabancılara izin vardı ama hiçbir Amerikalı, sadece birkaç maç için Türkiye’ye gelmeyi kabul etmiyordu. Coffey de morgdaki eski işine dönmüştü galiba… O günlerde İzmir gazeteleri, Karşıyaka’nın bir Amerikalı ile görüştüğünü, Coffey’den daha iyi olan bu oyuncunun gelmesinin an meselesi olduğunu haber verdi. Ama maç günü de çok yaklaşmıştı. Kırmızı-yeşilli ekip, eşleştiği Belçika temsilcisi Fleurus ile ilk maçı içeride oynayacaktı. Ne kadar kaliteli olursa olsun, takımla doğru dürüst antrenmana çıkmadan, bir yabancı oyuncu nasıl faydalı olabilirdi ki?&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Kafamızda “Amerikalı var mı, yok mu?” sorularıyla salonun yolunu tuttuk. Takımlar sahaya çıktı, Karşıyaka’da yeni bir yüz yok. Ama koç Atakan Karakaplan ile yönetici Ateş Özerk’te bir tedirginlik var; dönüp dönüp tribüne, kapılara doğru bakıyorlar. Fısıltı gazetesi hemen devreye girdi: “Amerikalı yoldaymış, yetişecekmiş.”&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Maç başladı bu arada. İlk yarı kafa kafaya gidiyor. İşte tam o sırada Karşıyaka bench’inin arkasından başlayan bir alkış duyuldu. Döndük baktık, sırtında ceketi, kolunun altında spor ayakkabıları, &lt;?xml:namespace prefix = st1 /&gt;&lt;st1:metricconverter productid="2 metre" st="on"&gt;2 metre&lt;/st1:metricconverter&gt; civarında bir zenci merdivenlerden iniyor. Kıyamet koptu. Tamam, şimdi bitireceğiz Belçikalıların işini! Adamcağız da daha bir saniye bile oynamadan bu kadar ilgiye mazhar olmanın verdiği utangaçlıkla boynunu büktü, soyunma odasına doğru koştu. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;O maçta lisans işlerini nasıl hallettiler, o Amerikalıya uygun formayı nasıl buldular hiçbir fikrim yok. Tek bildiğim, ilk yarının ortalarında oyuna giren ve adını bilmediğimiz bu oyuncunun hiç de fena olmadığıydı. Ertesi gün gazetelerden öğrendik ismini: Roland Cowen’mış ve 11 sayı atmış (&lt;i&gt;Bu bilgileri bana hatırlatan “Türk Basketbolunun 100 Yıllık Tarihi” kitabına ve yazarı Mehmet Durupınar’a teşekkür borçluyum&lt;/i&gt;).&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ne yazık ki, Cowen’ın sayıları tura yetmedi. O gün “Amerikalı geldi, geliyor” ruh haliyle hiç konsantre olamayan Türk oyuncuların tutukluğu yüzünden, ilk maçı evinde 58-69 kaybeden Kafkaf, ikinci randevuda çok uğraşmasına rağmen, tura yetecek skoru bulamadı. Roland Cowen’ın Türkiye macerası da bu kadarla kaldı. Muhtemelen iyi bir oyuncuydu ve kurallar izin verse, belki de uzun yıllar Türkiye’de oynayacaktı, garibim…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Geçenlerde Eurobasket’ten baktım. O gün Karşıyaka’yı eleyen Fleurus, şimdi Belçika ikinci liginde. Cowen’ın ahı tutmuş olmalı.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Yiğiter Uluğ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7925236801151268294?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7925236801151268294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7925236801151268294&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7925236801151268294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7925236801151268294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/morg-bekcisi-coffey-ve-mac-ortasnda.html' title='Morg bekçisi Coffey ve maç ortasında gelen Amerikalı'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuG3wY5BguI/AAAAAAAADGk/DLGE3EyAzCA/s72-c/ksk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2785292072507321456</id><published>2009-10-23T01:28:00.000-07:00</published><updated>2009-10-23T01:40:56.827-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Raikkonen'in geleceği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuFrxMWI9OI/AAAAAAAADGU/iwAFVvUId04/s1600-h/kimi2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 266px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuFrxMWI9OI/AAAAAAAADGU/iwAFVvUId04/s320/kimi2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395712321438414050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferrari'den sezon sonu ayrılacak Kimi Raikkonen'i isteyen birçok takım var. Her ne kadar McLaren bu adayların en güçlüsü oalrak gösterilse de, başka takımlarda Fin pilotu otomobillerinde istiyorlar. Bunlardan biri de Toyota. Hatta vakit kaybetmeden bir de teklif yaptılar Kimi'ye ancak Toyota - Raikkonen birlikteliği başlamadan bitti. Kimi Raikkonen Toyota'dan büyük bir ücret talep etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota F1 Başkanı John Howett de, Kimi Raikkonen'in çok yüksek rakamlar talep ettiğini, ücret konusunda bir düşüş olmadığı sürece de Fin pilotla anlaşmaya varamayacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önemlisi Raikkonen Howett'e 2 takımla daha görüştüğünü iletmiş. Acaba şampiyonluğa yarışacak bir takıma gideceğim diyen Buz adam Mclaren'e adım adım gidiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bekleyip göreceğiz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2785292072507321456?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2785292072507321456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2785292072507321456&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2785292072507321456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2785292072507321456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/raikkonenin-gelecegi.html' title='Raikkonen&apos;in geleceği'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuFrxMWI9OI/AAAAAAAADGU/iwAFVvUId04/s72-c/kimi2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7809026422520589439</id><published>2009-10-22T02:30:00.000-07:00</published><updated>2009-10-22T02:32:09.106-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Kardeniz'de gemileri batanlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmhlCWdII/AAAAAAAADF0/HCmnsQuPboI/s1600-h/1.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395354711909364866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 181px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmhlCWdII/AAAAAAAADF0/HCmnsQuPboI/s320/1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmdiZP1TI/AAAAAAAADFs/BBDCZD55D90/s1600-h/2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395354642480616754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 180px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmdiZP1TI/AAAAAAAADFs/BBDCZD55D90/s320/2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmYijPFII/AAAAAAAADFk/SHvpnwI2rv8/s1600-h/3.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395354556623164546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 181px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmYijPFII/AAAAAAAADFk/SHvpnwI2rv8/s320/3.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7809026422520589439?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7809026422520589439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7809026422520589439&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7809026422520589439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7809026422520589439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/kardenizde-gemileri-batanlar.html' title='Kardeniz&apos;de gemileri batanlar'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/SuAmhlCWdII/AAAAAAAADF0/HCmnsQuPboI/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4147333520664053251</id><published>2009-10-20T14:58:00.000-07:00</published><updated>2009-10-20T15:03:10.488-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Barcelona'da Karadeniz Fırtınası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/St4yuCE-bGI/AAAAAAAADEE/z6I5bbwdgtE/s1600-h/gokdeniz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 162px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/St4yuCE-bGI/AAAAAAAADEE/z6I5bbwdgtE/s320/gokdeniz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394805170049543266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonlar Ligi F Grubu karşılaşmasında Barcelona sahasında Rubin Kazan'a 2-1 yenildi. Rus ekibinin galibiyet golünü 73. dakikada Gökdeniz Karadeniz attı. Bu hem Rus ekibi hem de Gökdeniz için tarihi bir geceydi. Tebrikler Gökdeniz'e.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4147333520664053251?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4147333520664053251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4147333520664053251&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4147333520664053251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4147333520664053251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/barcelonada-karadeniz-frtnas.html' title='Barcelona&apos;da Karadeniz Fırtınası'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/St4yuCE-bGI/AAAAAAAADEE/z6I5bbwdgtE/s72-c/gokdeniz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6486563186594487628</id><published>2009-10-19T06:52:00.000-07:00</published><updated>2009-10-19T07:08:16.346-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Button'a alkış Senna'ya selam olsun...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StxvbVBn-OI/AAAAAAAAAF4/K64eFIfQIM0/s1600-h/jb4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 295px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StxvbVBn-OI/AAAAAAAAAF4/K64eFIfQIM0/s400/jb4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394308968974121186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hayat ne garip. 2000 yılında ingiliz basını geleceğin büyük şampiyonu olarak tanıtmıştı onu. Aynı sene; Rubens Barrichello Schumacher'in yanında Ferrari cennetine girmişti. Rubinho Schmacher'den sekecek bir şampiyonluğun hayaliyle yarıştı kırmızı tulumla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarıştı.. yarıştı..yarıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Basını haklı çıktı. Button geleceğin şampiyonu yakıştırmasını 9 yıl sonra doğruladı. İngilizler yakın gelecekte beklerken, Button uzak gelecekte başardı. Rubinho ise hala kovalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Şampiyonu takım arkadaşına padok'daki bu sarılmanın ardından özel jetini tahsis edecek kadar büyük bir adam Rubinho. Button Interlagos'taki küçük partinin ardından, Londra'daki büyük partiye Rubinho'nun Jetiyle gitti. İngiltere 2. kez üst üste, F1'de şampiyon pilot çıkarmanın coşkusunu yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Schumacher döneminde, bir İngiliz kahraman aramışlardı. Şimdi onlarda daha fazlası var.  İşin ilginç tarafı geçen yıl 22 numaralı otomobille yarışı 5. bitiren Hamilton'ın Dünya Şampiyonluğunu takiben, Button'da 22 numaralı otomobille Brezilya yarışını 5. bitirip Dünya ŞAmpiyonu oldu. İkisi de Brezilyalı rakiplerini geride bıraktılar. Senna'nın ruhu hala acı çekiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Button'a alkış Senna'ya selam olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Okay Karacan&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6486563186594487628?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6486563186594487628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6486563186594487628&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6486563186594487628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6486563186594487628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/buttona-alks-sennaya-selam-olsun.html' title='Button&apos;a alkış Senna&apos;ya selam olsun...'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StxvbVBn-OI/AAAAAAAAAF4/K64eFIfQIM0/s72-c/jb4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2797762598922365615</id><published>2009-10-18T13:21:00.000-07:00</published><updated>2009-10-18T13:26:44.673-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Şampiyon Jenson Button ve Brawn GP</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stt5SbIkAGI/AAAAAAAADBk/34ZXkGUsYHk/s1600-h/jb2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 251px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stt5SbIkAGI/AAAAAAAADBk/34ZXkGUsYHk/s400/jb2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394038336134578274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jenson Button Brezilya Grand Prix'si sonrasında 2009 Formula1 Dünya Şampiyon'luğunu ilan etti. Brawn GP pilotu yarışı 5. sırada tamamlamasına rağmen sezonun bitimine 1 yarış kala 89 puan ile şampiyonluğunu ilan etmeyi başardı. Button şampiyon olurken takımı Brawn GP'de Formula1 tarihindeki ilk sezonunda takımlar şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jenson Button: “Kartta ilk yarıştığımdan bu yana 21 sene geçti. Formula 1’de dünya şampiyonu olabileceğimi hiç beklemiyordum, çünkü Formula 1’deki yarış pilotları sizden farklıydı. Bugün ise ben de onlardan biriyim”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2797762598922365615?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2797762598922365615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2797762598922365615&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2797762598922365615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2797762598922365615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/sampiyon-jenson-button-ve-brawn-gp.html' title='Şampiyon Jenson Button ve Brawn GP'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stt5SbIkAGI/AAAAAAAADBk/34ZXkGUsYHk/s72-c/jb2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-251848704321189693</id><published>2009-10-18T05:30:00.000-07:00</published><updated>2009-10-18T05:47:11.151-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #2 (Formula 1 - Brezilya GP - Ferrari'yi çekmek)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StsOS54ueFI/AAAAAAAADBE/NyIuurO79GA/s1600-h/ferrari%27yi+%C3%A7ekmek.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 254px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StsOS54ueFI/AAAAAAAADBE/NyIuurO79GA/s400/ferrari%27yi+%C3%A7ekmek.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393920696645482578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-251848704321189693?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/251848704321189693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=251848704321189693&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/251848704321189693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/251848704321189693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/pazar-fotograflar-2-formula-1-brezilya.html' title='Pazar Fotoğrafları #2 (Formula 1 - Brezilya GP - Ferrari&apos;yi çekmek)'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StsOS54ueFI/AAAAAAAADBE/NyIuurO79GA/s72-c/ferrari%27yi+%C3%A7ekmek.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7749700766033880387</id><published>2009-10-16T10:44:00.000-07:00</published><updated>2009-10-16T10:58:24.401-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Yıldırım'ı Kurtaran 'Memur Muhittin Bey'</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sti0M3eZy7I/AAAAAAAAC_U/iuY0NA5AHZ4/s1600-h/eurobasket+1993.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sti0M3eZy7I/AAAAAAAAC_U/iuY0NA5AHZ4/s320/eurobasket+1993.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393258686919068594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basketbol dünyasında antrenörlük ve hakemlik hariç her işi yaptım. Gün geldi, çalıştığım derginin bütçesi yetmedi, muhabir olarak gönderildiğim turnuvada fotoğraf da çektim. Gün geldi, federasyonda yönetmelikler değiştirilirken, işin sekretaryasını üstlendim. Gün geldi, David Stern’le röportaj yapacak kadar şanslı bir yazar ve Fast Break Dergisi Yayın Yönetmeni oldum. Gün geldi, Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’nı alabilmesi için yapılan kampanyada çalıştım… Gün geldi, Karadeniz’deki Avrupa Yıldızlar Şampiyonası’nda hakem ve gözlemcileri ağırlamakla görevlendirildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu arada, çok kısa bir süreliğine bir takımda menajerlik de yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1992… Turgay Demirel Mart ayında başkan seçilmiş, yaz boyu yönetmelikler değiştirilmiş ve yeni sezonda ligimiz, her takımda iki yabancıya izin vererek başlıyor. İzmit temsilcisi Nasaş, transferde Levent Topsakal’ı alarak iddialı olacağını göstermiş. Kadroda Recep Şen, Yalçın Küçüközkan, Yusuf Erboy, Turgay Çataloluk gibi deneyimli ve kapasiteli isimler var zaten. İki iyi Amerikalı transferiyle final kovalamak işten değil. Bu arada Çukurova kapanıyor ve açıkta kalan oyunculardan Ömer Büyükaycan, koç Necati Güler’in önerisiyle transfer ediliyor. Amerikalılardan biri için ayırdığı bütçeyi buraya harcayan Nasaş, artık tek yabancı peşinde ve o da John Spencer oluyor &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(daha önce İTÜ ve Karşıyaka)&lt;/span&gt;. İşte o günlerde kulüp başkanı Fethi Ağalar’ın danışmanı olan Ömer Araz, bana &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Bu takımın menajeri olur musun?”&lt;/span&gt; diyor. Oluyorum ve işe başladığım ilk gün Ömer Büyükaycan’la birlikte doktora gidiyoruz. Milli oyuncumuza fıtık teşhisi konuyor ve ligin ilk 7-8 maçında oynayamayacağı ortaya çıkıyor. Eyvah! Sezon açılmak üzere… Avrupa Kupası maçları da var. Acilen bir uzun bulmamız lazım. Benim Nasaş menajerliğinde geçirdiğim yaklaşık altı ay, sürekli bir yabancı arayışından, gelen ve gidenlerin dertleriyle uğraşmaktan ibarettir. O fasılda yaşananları bir başka gün uzun uzadıya anlatırım. Şimdi biraz öteye atlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sıralar Nasaş’ta kondisyonerimiz olan Yüksel Tezel, aynı zamanda Yıldırımspor için de çalışıyor. İki takım da birinci ligde ama Nasaş, antrenmanların çoğunu İstanbul’da yaptığı için böyle bir işbirliği olabiliyor. Koç Okan Çevik ve yardımcısı Ekrem Memnun, Yıldırımspor’da sıkıntılı günler yaşıyor. Takım lige kötü başlamış, yanlış hatırlamıyorsam ilk yedi maçta yalnızca bir galibiyet alabilmiş. Christian Todd adında beyaz bir guardları var ama oyun kurucu değil. O nedenle sorun büyük. Bir deplasman yolculuğunda, Yüksel Tezel bana &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Bizim takım için uzun ararken, gözüne iyi bir oyun kurucu çarparsa Yıldırım’a önerir misin?&lt;/span&gt;” dedi. Ertesi gün masamın üzerindeki faks tomarını bir daha karıştırdım, listelere daha dikkatli baktım. O da ne? Sergei Bazarevitch yazıyor! Yahu bu adam, daha birkaç ay önce Barcelona Olimpiyatları’nda oynamadı mı? Nasıl işsiz olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açtım telefonu, ajanına sordum. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“İşsiz değil, şu anda Dinamo Moskova’da oynuyor ama uzun süredir parasını alamıyor. Herhangi bir Batı Avrupa kulübüne gitmeye razı. Yeter ki, Moskova’dan ayrılsın”&lt;/span&gt; dedi. Yıldırımsporlulara söyledik, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Kasedi var mı?”&lt;/span&gt; dediler. Hoppala! Hocam, adam olimpiyatta Bağımsız Devletler Topluluğu takımında &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Sovyetler Birliği yıkıldığı için o turnuvada bu isim kullanılmıştı) &lt;/span&gt;Volkov’la, Tikhonenko’yla yan yana oynamış, ne kasedi?&lt;br /&gt;Neyse uzatmayayım, Bazarevitch 35 bin dolara evet diyor ve Moskova’dan uçağa biniyor. Havaalanında onu karşılamaya Ekrem Memnun gitmiş. Belki hatırlarsınız, Bazarevitch saha dışında gözlükle gezen bir adamdı. Eko karşısında üstü başı son derece sıradan, günlerdir yemek yememiş gibi zayıf ve solgun, gözlüklü ve memur bıyıklı bir adam görünce paniğe kapılmış, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Yahu yanlışlık olmasın, bu adamda hiç olimpiyat görmüş basketçi tipi yok”&lt;/span&gt; diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Memur Muhittin Bey kılıklı adam”&lt;/span&gt;ın gelmesiyle Yıldırımspor inanılmaz bir çıkışa geçti. Bazarevitch’in 20-25 sayı, 4-5 asistlik performanslarıyla üst üste galibiyetler aldı, hatta Rus oyun kurucunun 30 sayı attığı maçta Fenerbahçe’yi yenerek sezonun en büyük sürprizine imza attı ve &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“düşer”&lt;/span&gt; denilen takım, sezonu 12 galibiyetle orta sıralarda noktaladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazarevitch, çok süratli, orta sahayı çabuk geçen, çabuk düşünen ve kendi şutunu yaratarak, onu da genelde isabetli kullanan müthiş bir guarddı. Daha önemlisi, iyi bir insan, mükemmel bir takım arkadaşı, sorunsuz bir profesyoneldi. O Yıldırımspor camiasını, Yıldırım da onu çok sevdi ama sezon sonunda ayrılık çanları çaldı. Çünkü Tofaş, ligin altını üstüne getiren bu yıldıza 135 bin dolar önermişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra 1997-98 sezonunda Türk Telekom forması da giyen &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(sadece Avrupa Kupası maçlarında)&lt;/span&gt; Sergei’yi isterseniz, bugünün Daçka koçu Ekrem Memnun’a sorun. Size, onun en iyi dostlarından biri olduğunu ve aralarındaki iletişimin hala sürdüğünü söyleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergei Bazarevitch, bugün Dinamo Moskova’nın koçu. En son iki yıl önce Torino’da, ULEB Kupası sekizli finallerinde karşılaştık. Pek değişmemiş. Ona basketbolcudan çok tapu memuru görünümü veren bıyıklarına birkaç ak düşmüş, o kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7749700766033880387?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7749700766033880387/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7749700766033880387&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7749700766033880387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7749700766033880387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/yldrm-kurtaran-memur-muhittin-bey.html' title='Yıldırım&apos;ı Kurtaran &apos;Memur Muhittin Bey&apos;'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Sti0M3eZy7I/AAAAAAAAC_U/iuY0NA5AHZ4/s72-c/eurobasket+1993.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7934330333181354909</id><published>2009-10-16T01:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-16T01:45:58.940-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>NBA'de Korkunç Şüphe</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgyqR7gH5I/AAAAAAAAC_E/epVq8WLRi7c/s1600-h/9017_148268758462_8245623462_2694198_2581947_n.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgyqR7gH5I/AAAAAAAAC_E/epVq8WLRi7c/s320/9017_148268758462_8245623462_2694198_2581947_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393116255725035410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="haber_detail_aciklama"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın son yıllarda karşılaştığı en ciddi salgın hastalıklardan biri olan domuz gribi, Amerikan  NBA'e de sıçradı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cleveland Cavaliers'ın dünyaca ünlü yıldız oyuncusu LeBron James'in bir süredir antrenmanlara alınmama nedeninin süper yıldız'ın domuz gribine yakalanması olduğu ifade edildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllık 30 milyon dolarlık geliriyle dünyanın en çok kazanan sporcuları arasında yer alan James'te H1N1 virüsünün belirtileri görüldüğü ileri sürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cavaliers'te, James'in yanı sıra Darnell Jackson ve Coby Karl'ın da virüs şüphesiyle takımın antrenmanlarına alınmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NBA yönetimi bu iddia karşısında alarma geçerken; 3 oyuncunun durumu yapılacak son testlerden sonra netleşecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl Cleveland forması giyecek olan Shaquille O'neal bu sezon görevim kralı korumak demişti. Ama elbette kimse bu durumu beklemiyordu. Umarız Lebron'un ve hastalıkla mücadele eden herkesin durumu bir an önce düzelir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7934330333181354909?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7934330333181354909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7934330333181354909&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7934330333181354909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7934330333181354909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/nbade-korkunc-suphe.html' title='NBA&apos;de Korkunç Şüphe'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgyqR7gH5I/AAAAAAAAC_E/epVq8WLRi7c/s72-c/9017_148268758462_8245623462_2694198_2581947_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7456780260896948416</id><published>2009-10-16T01:03:00.000-07:00</published><updated>2009-10-16T01:15:36.139-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Chelsea Trail Blazers</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgpJ2rpGxI/AAAAAAAAC-c/4WjrL1UQy3s/s1600-h/7216_153907173462_8245623462_2740370_3383589_n.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgpJ2rpGxI/AAAAAAAAC-c/4WjrL1UQy3s/s400/7216_153907173462_8245623462_2740370_3383589_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393105803050294034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrWYOyZqI/AAAAAAAAC-0/E6ByTJ0InxE/s1600-h/1.48EC.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrWYOyZqI/AAAAAAAAC-0/E6ByTJ0InxE/s400/1.48EC.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393108217237759650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrHjD9JpI/AAAAAAAAC-k/HAnAzqH0-WY/s1600-h/0.1BE.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrHjD9JpI/AAAAAAAAC-k/HAnAzqH0-WY/s400/0.1BE.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393107962447079058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrcioXNjI/AAAAAAAAC-8/lJgnsqRtKEQ/s1600-h/14.28D0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 186px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgrcioXNjI/AAAAAAAAC-8/lJgnsqRtKEQ/s320/14.28D0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393108323108599346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Petr Cech&lt;/span&gt;- Lamarcus Aldridge - &lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Didier Drogba &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7456780260896948416?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7456780260896948416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7456780260896948416&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7456780260896948416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7456780260896948416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/chelsea-trail-blazers.html' title='Chelsea Trail Blazers'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StgpJ2rpGxI/AAAAAAAAC-c/4WjrL1UQy3s/s72-c/7216_153907173462_8245623462_2740370_3383589_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1962086926674088357</id><published>2009-10-15T06:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-15T07:09:59.513-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='futbol'/><title type='text'>Sivasspor ve Muhsin Ertuğral</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stcsy8dS_MI/AAAAAAAAC98/ibdyMqt2hT0/s1600-h/muhsinertugral5.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stcsy8dS_MI/AAAAAAAAC98/ibdyMqt2hT0/s320/muhsinertugral5.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5392828332533546178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığı açıklamalarla sık sık başarılarını gölgelese de, Bülent Uygun'un Sivasspor'u diğer Anadolu takımlardan başka bir boyuta taşıdığı su götürmez bir gerçek. Ancak elbette bu sene özellikle oyuncu değişikliklerinin ardından sistem çöktü ve Bülent Uygunla Sivasspor'un yolları ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sivasspor yönetiminin Bülent Uygun'un ardından yapacağı hamle çok önemliydi. Aslında kimsenin beklemediği bir müdahalede bulunarak yurt içindeki adayları atladılar ve taraflı tarafsız herkesin desteğini alan bir ismi takımın başına getirdiler. Muhsin Ertuğral.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansiklopedik bir bilgi ile Özellikle Afrika'daki başarılarıyla tanınan Ertuğral, 1979-1989 yılları arasında sırasıyla Köln, Union Solingen, Standard Liege, Antalyaspor, Eskişehirspor ve Sindelfingen takımlarında oynadıktan sonra dizindeki sakatlık nedeniyle aktif futbol yaşamına son noktayı koydu. Trabzonspor’da yardımcı hocalık yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri, Tunus, Mısır, Avusturya, Demokratik Kongo ve Güney Afrika’da teknik adamlık görevlerini üstlendi. En önemli başarısını Güney Afrika kulübü Kaizer Chiefs’te yaşadı. Chiefs, 2001’de bu ülkeye Afrika Şampiyonlar Ligi’ni kazandıran ilk takım olmayı başarmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Ajax Cape Town'ın başındaydı. İyi derecede ingilizce ve almanca biliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhsin Ertuğral ilk yaptığı açıklamada Sivasspor'un iyi bir takım olduğunu tek sorunun mental açıda yaşandığını ve bunu aşacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olursa olsun Sivasspor başkanı Mecnun Odyakmaz ve ekibi vizyonlu bir iş yapmışlardır. Önemli bir hamle yapmışlardır. Aslında bunun önemli bir hamle olduğunu  Ajax cape town takımının kaptanı Brett Evans'da gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evans kickoff.com'a yaptığı açıklamada Muhsin Ertuğral'ın takımdan ayrılışına üzüldüklerini söyledi.  Evans ayrıca, "Bize ani bir şekilde ayrıldığını açıklamaya geldiğinde duygusal anlar yaşadık. Onnun ayrılışı bizi hayal kırıklığına uğrattı. Fakat kararına saygı duymak zorundayız. Aynı zamanda onun adına seviniyoruz; daha büyük bir ligde, daha büyük bir takımı çalıştıracak. Hocamızı özleyeceğiz" ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'yi yurt dışında uzun bir süre başarıyla temsil eden Muhsin Ertuğral hoca'ya Sivas'taki kariyerinde başarılar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1962086926674088357?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1962086926674088357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1962086926674088357&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1962086926674088357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1962086926674088357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/sivasspor-ve-muhsin-ertugral.html' title='Sivasspor ve Muhsin Ertuğral'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/Stcsy8dS_MI/AAAAAAAAC98/ibdyMqt2hT0/s72-c/muhsinertugral5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3294265692848480849</id><published>2009-10-13T16:34:00.000-07:00</published><updated>2009-10-13T16:48:30.445-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Oyuncu değişikliği</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StUQZpjrXKI/AAAAAAAAC8s/CCRJb7ocM2k/s1600-h/3665682622_8143aba5b0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StUQZpjrXKI/AAAAAAAAC8s/CCRJb7ocM2k/s320/3665682622_8143aba5b0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5392234161684307106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Brezilya medyası, pistlerin en tecrübeli ismi Brawn GP pilotu Rubens Barrichello'nun, gelecek sene için Williams'la sözleşme imzaladığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu hakkında daha önce F1 dünyasında yayınlanan haberler, Brezilyalı pilotun menajeri tarafından yalanlanmıştı. Ancak bu kez aynı haber Globo televizyonu ve Folha de S.Paulo gibi daha güvenilir kaynaklardan bir kez daha yayınladı. Haberlerde taraflar arasında anlaşmanın imzalandığı da belirtildi.  Haberlerde ayrıca Brawn GP'de Rubens'ten boşalacak koltuğuna, Williams'tan ayrılacak genç pilot  Nico Rosberg'in oturacağı ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nico - Rubens değişikliği bir süredir konuşuluyordu. Brezilya basını da bir nevi durumu konfirme etmiş oldu. Kısaca öndeki fosforlu rengi taşıyan otomobilin pilotu mavi beyaz otomobilin pilotları yer değiştirmiş olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3294265692848480849?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3294265692848480849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3294265692848480849&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3294265692848480849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3294265692848480849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/oyuncu-degisikligi.html' title='Oyuncu değişikliği'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StUQZpjrXKI/AAAAAAAAC8s/CCRJb7ocM2k/s72-c/3665682622_8143aba5b0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4274297589407836563</id><published>2009-10-13T02:12:00.000-07:00</published><updated>2009-10-13T02:14:25.530-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Alonso vs Medya</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StREw2gR_FI/AAAAAAAAC70/tnXYhY0OYdo/s1600-h/alonso.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5392010259924646994" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 274px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StREw2gR_FI/AAAAAAAAC70/tnXYhY0OYdo/s400/alonso.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;e, kırmızı otomobilin koltuğuna oturmak kolay değil tabi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4274297589407836563?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4274297589407836563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4274297589407836563&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4274297589407836563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4274297589407836563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/alonso-vs-medya.html' title='Alonso vs Medya'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StREw2gR_FI/AAAAAAAAC70/tnXYhY0OYdo/s72-c/alonso.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4494291581427945773</id><published>2009-10-12T14:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-12T15:04:50.786-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yiğiter uluğ'/><title type='text'>Istanbul'da oynamadı NBA'e yıldız oldu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StOnfCPuvOI/AAAAAAAAC68/GlH1V1Ar4Vw/s1600-h/mason_rodman.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StOnfCPuvOI/AAAAAAAAC68/GlH1V1Ar4Vw/s320/mason_rodman.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391837330513247458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yıl 1988, yaz ayları… Her sene ligin otomatik şampiyonluk adayları arasında sayılan, ama bir önceki sezon play-off’un ilk turunda elenerek yarışa erkenden havlu atan Efes Pilsen çok iddialı. Koç Aydan Siyavuş, İTÜ’den Levent Topsakal’ın transfer edildiğini görüp, rahat bir nefes aldıktan sonra ABD’nin yolunu tutuyor. Amacı, skorer bir Amerikalı bulabilmek. Siyavuş yaz liglerinde birkaç hafta gezindikten sonra, İstanbul’a beklenen iyi haberi yolluyor: &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Tam istediğimiz adamı buldum. Power forvet ama dışarıdan da etkili. Ayakları çok çabuk. Bire birde herkesi yener. Zaten NCAA sayı krallığında üçüncü olmuş”&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahmetli Siyavuş’un &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“tam bize göre”&lt;/span&gt; diye tarif ettiği adam &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Anthony Mason&lt;/span&gt;… 2.03 boyunda, yaklaşık 115 kilo, Tennessee State mezunu, solak. Vücudunun üst kısmının müthiş iri ve güçlü, buna karşılık bacaklarının ince olması ilk bakışta komik bir görüntü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazarlıklar pek uzun sürmüyor; Efes, menejerin istediği 75 bin doları kabul ediyor ve Mason Eylül ayında İstanbul’a iniyor. Buraya kadar her şey güzel… Ancak bu arada Murat Murathanoğlu’nun Siyavuş’a &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Abi, bu adam sahada iyidir de, saha dışında sık sık başı belaya girer. Ben onun problemli bir oyuncu olduğuna dair bir sürü şey okudum. Sen bu Mason’a fazla dayanamazsın”&lt;/span&gt; demesi, tecrübeli çalıştırıcının keyfini kaçırıyor. Ama olan olmuş, imzalar atılmış, o saatten sonra daha iyi bir alternatif bulma şansı da yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sıralar çalışmakta olduğum Gelişim Spor dergisinde sezon öncesi takımları tanıtabilmek için antrenmanları ve hazırlık maçlarını izliyorum, koçlarla konuşuyorum. Tek yabancıya izin verilen ligde Çukurova, tercihini Baylor mezunu Darryl Middleton’dan yana kullanmış. Çukurova koçu Halil Üner, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Middleton 55 bin dolar ama Mason’dan çok daha iyi. Zaten kolejde karşılıklı oynadıkları maçlarda ona hep üstünlük sağlamış”&lt;/span&gt; diyor. Fenerbahçe’de zaten &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Örümcek Adam”&lt;/span&gt; Pete Williams, Eczacıbaşı’nda daha sonraları ligimizde gerçek bir efsaneye dönüşecek Larry Richard var. Galatasaray, İspanya Liginden 2.10’luk kule Art Housey’i getirmiş, Tofaş’ın yabancı transferi NBA kariyerli Steffond Johnson… Sabırsızlıkla sezonun açılmasını bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lig başlıyor ve ilk iki haftada Efes, Fener ile Tofaş’ı kıl payıyla yenmeyi başarıyor. Ancak Aydan Siyavuş, pota altını emanet ettiği Mason-Emir Turam ikilisinden pek memnun değil. Fenerbahçe maçında Pete Williams-Can Sonat, Tofaş maçında Steffond Johnson-Efe Aydan çiftleri Efes potası altında cirit atıyor. Tecrübeli koç, savunmada elini kaldırmayan, sadece top eline geldiğinde en kolay yoldan sayı bulmaya oynayan Mason’u sık sık kenara çekip fırçalıyor. Bu sert çıkışlara genç Amerikalı ne kadar kulak veriyor, belli değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar bir haftasonunda en az 4-5 birinci lig maçına ev sahipliği yapan Spor Sergi’nin kantini önünde karşılaştığım Mason, genelde mutlu-mesut görünüyor. Boynunda, af buyurun köpek tasması büyüklüğünde altın bir kolye, ucunda bakla kadar harflerle &lt;span style="font-style: italic;"&gt;“Mason”&lt;/span&gt; yazıyor. İlk transfer taksitini alır almaz, Kapalıçarşı’nın yolunu tutup, altına yatırım yapmış bizimki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftalar ilerliyor ve Mason-Siyavuş diyalogunda ilk fırtına, Koraç Kupası maçında, Zadar’da patlıyor. Mason savunmayı ve geri koşmayı tamamen boşlayınca Zadar, Efes’i 39 farkla mağlup ediyor. Rövanşta ne kadar yırtınsan boş… Avrupa rüyası daha ikinci turda finito.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iyi-bir kötü derken Ocak ayını buluyorlar. Arada Mason’un Aksaray’da saçma sapan pavyonlarda görüldüğünü duyuyoruz. Bir-iki defa idareciler tarafından karakollardan toparlanıyor. Hatta bir gece Yeşilyurt’taki evinde iyice kafayı bularak, davetlisi olan kadınları yaka paça dışarı attığı, hızını alamayıp, salondaki kanepeyi balkondan sokağa fırlattığı bir şehir efsanesi halinde konuşuluyor. Mazbut kulüp Efes Pilsen, ne kadar saklamaya çalışsa da, mızrak çuvala sığmaz hale gelmiş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o günlerde kaybedilen bir maçtan sonra Aydan Siyavuş, takımın iznini iptal ediyor ve hem ceza idmanı, hem de toplantı koyuyor. Toplantıya, Mason elinde koskocaman bir palayla geliyor. Belli ki Kapalıçarşı ziyaretleri sadece kuyumcularla kısıtlı değil, antikaya da merakı var oğlanın!.. Siyavuş, tane tane konuşarak oyuncularının hatalarını anlatmaya koyulurken, Mason palasının ucuyla dişlerini karıştırmaya başlıyor. Bu bir mesaj mı, tehdit mi, bilinmez ama bardağı taşıran son damla oluyor ve toplantı sonrası Mason’un bileti hemen kesiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünden bakınca, Miami’de doğmuş, Amerika’nın güney eyaletlerinde büyümüş ve Efes’e gelmeden önce hiç ülkesinin dışına çıkmamış bu cahil taşra delikanlısının, omzuna konan talih kuşunun farkında olmadığı anlaşılıyor. Mason, Türkiye’den ayrıldıktan sonra Venezüela’da ve o dönemde Amerikan basketbolunun ikinci ligi sayılabilecek CBA’in çeşitli takımlarında süründü. Üç yıl sonra şansı bir kez daha güldü ve New York Knicks koçu Pat Riley, yaz kampında kendini yerden yere atan bu sert adama bir kontrat önerdi. 1991-96 arasında New York’ta forma giyen ve bu süreçte iki kez NBA finalinde oynama onuru yaşayan Mason, 1995’te de ligin en iyi altıncı adamı seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anthony Mason, Türkiye’de tutunamadığı halde kariyerini daha sonra NBA’de sürdüren ve önemli başarılara imza atan ilk, belki de tek oyuncudur. Ne tuhaf! İstanbul’dayken savunmada elini bile kaldırmadığı ve geri koşmadığı için eleştirilen Mason, NBA’de hep savunma sertliğiyle ve gerektiğinde parkeye burun üstü atlayan özverili oyuncu kimliğiyle şöhret yaptı. Charlotte, Miami ve Milwaukee duraklarından sonra kariyerini 2003’te noktaladı. Oğlu Anthony Mason Jr ise şu anda St. John’s Üniversitesi’nde ailenin basketbol geleneğini sürdürmek için ter döküyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;MERAKLISI İÇİN NOTLAR:&lt;/span&gt; O sezon şampiyonluk, Orhun’lu, Tamer’li ve Larry Richard’lı Eczacıbaşı’nın oldu. Tıpkı bir yıl önce olduğu gibi… Finalde Eczacıbaşı’nın rakibi Middleton’lu Çukurova’ydı. Kariyerinin zirvesinde Barcelona, Badalona ve Panathinaikos gibi devlerin formasını giyen Darryl Middleton, 43 yaşına geldi ama hala basketbola doyamadı. Şu anda İspanya İkinci Ligi'nde, St. Joseph Girona takımında… Steffond Johnson’da büyük hayal kırıklığı yaşayan Tofaş, o yıl haftalar önce ligden çekilmiş olan Tekirdağ Salat’ın ardından küme düşen ikinci takım oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yiğiter Uluğ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4494291581427945773?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4494291581427945773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4494291581427945773&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4494291581427945773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4494291581427945773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/istanbulda-oynamad-nbae-yldz-oldu.html' title='Istanbul&apos;da oynamadı NBA&apos;e yıldız oldu'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StOnfCPuvOI/AAAAAAAAC68/GlH1V1Ar4Vw/s72-c/mason_rodman.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-7632960961117918499</id><published>2009-10-11T16:17:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T16:21:27.470-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Geçmiş olsun Timo</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StJoOBeKKmI/AAAAAAAAC60/6NSPkP4VYz4/s1600-h/timo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 277px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StJoOBeKKmI/AAAAAAAAC60/6NSPkP4VYz4/s320/timo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391486294038293090" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonya Grand Prix sıralama turlarında geçirdiği kazada sakatlanan Timo Glock'un Brezilya Grand Prix'sinde yarışamayacağı açıklandı.Glock'un yerine Toyota'nın Japon pilotu Kamui Kobayashi, Sau Paulo'da ilk kez Formula 1 yarışına katılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Alman pilottaki tek sorunun bacağındaki kesik olduğu düşünülüyordu. Ancak Almanya'da yapılan testler sonucunda Glock'un omurunda çatlak olduğu tespit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmiş olsun Timo diyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-7632960961117918499?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/7632960961117918499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=7632960961117918499&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7632960961117918499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/7632960961117918499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/gecmis-olsun-timo.html' title='Geçmiş olsun Timo'/><author><name>erbo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10583023516137490598</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/S_xSOy_uyiI/AAAAAAAAE-E/hDd3Jvfkw44/S220/b45.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QZ8ARnEzF3s/StJoOBeKKmI/AAAAAAAAC60/6NSPkP4VYz4/s72-c/timo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6488772907321528837</id><published>2009-10-11T06:05:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T06:06:46.354-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Pazar Fotoğrafları #1 (F1 - Japonya GP'nin ardından)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StHYIWryvDI/AAAAAAAAACA/EjaiqTPT_-g/s1600-h/vettel.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StHYIWryvDI/AAAAAAAAACA/EjaiqTPT_-g/s400/vettel.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391327866979007538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6488772907321528837?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6488772907321528837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6488772907321528837&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6488772907321528837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6488772907321528837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/pazar-fotograflar-1-f1-japonya-gpnin.html' title='Pazar Fotoğrafları #1 (F1 - Japonya GP&apos;nin ardından)'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StHYIWryvDI/AAAAAAAAACA/EjaiqTPT_-g/s72-c/vettel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6042076919422592696</id><published>2009-10-10T14:54:00.000-07:00</published><updated>2009-10-10T14:55:55.172-07:00</updated><title type='text'>DAUM TUTTURAMADI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StEC3iprJMI/AAAAAAAAAFo/erHXL8g_lLM/s1600-h/QGKcKRIR.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StEC3iprJMI/AAAAAAAAAFo/erHXL8g_lLM/s400/QGKcKRIR.gif" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391093382156854466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6042076919422592696?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6042076919422592696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6042076919422592696&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6042076919422592696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6042076919422592696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/daum-tutturamadi.html' title='DAUM TUTTURAMADI'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StEC3iprJMI/AAAAAAAAAFo/erHXL8g_lLM/s72-c/QGKcKRIR.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-14705864335022532</id><published>2009-10-10T13:47:00.000-07:00</published><updated>2009-10-10T13:58:55.468-07:00</updated><title type='text'>BİR ATASÖZÜ DER Kİ;</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#0000EE;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öfkeyle kalkan,&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDzHBoUgYI/AAAAAAAAAFY/v6VKrmrIPWo/s1600-h/7_228904_terim_vander1109_414_232.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 224px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDzHBoUgYI/AAAAAAAAAFY/v6VKrmrIPWo/s400/7_228904_terim_vander1109_414_232.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391076055984669058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zararla oturur!&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDzWq0meCI/AAAAAAAAAFg/aC2SnLJK2oA/s1600-h/14.jpg"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDzWq0meCI/AAAAAAAAAFg/aC2SnLJK2oA/s400/14.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391076324740069410" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 313px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-14705864335022532?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/14705864335022532/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=14705864335022532&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/14705864335022532'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/14705864335022532'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/bir-atasozu-der-ki.html' title='BİR ATASÖZÜ DER Kİ;'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDzHBoUgYI/AAAAAAAAAFY/v6VKrmrIPWo/s72-c/7_228904_terim_vander1109_414_232.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5423986510619094769</id><published>2009-10-10T11:00:00.001-07:00</published><updated>2009-10-10T11:01:24.941-07:00</updated><title type='text'>48 YILDA BİR GİDERİZ !</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDL2e7RQRI/AAAAAAAAAFQ/ocSLa-bc0J8/s1600-h/world-cup-trophy_1299247-500x375.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDL2e7RQRI/AAAAAAAAAFQ/ocSLa-bc0J8/s400/world-cup-trophy_1299247-500x375.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391032890837516562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5423986510619094769?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5423986510619094769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5423986510619094769&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5423986510619094769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5423986510619094769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/48-yilda-bir-gideriz.html' title='48 YILDA BİR GİDERİZ !'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDL2e7RQRI/AAAAAAAAAFQ/ocSLa-bc0J8/s72-c/world-cup-trophy_1299247-500x375.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6942898228785324122</id><published>2009-10-10T09:40:00.000-07:00</published><updated>2009-10-10T10:12:29.763-07:00</updated><title type='text'>VARSA YOKSA SİLVERSTONE HAVASI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDAXNLUR1I/AAAAAAAAAFI/vZt4bhmecuE/s1600-h/crowd_silv_2009.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDAXNLUR1I/AAAAAAAAAFI/vZt4bhmecuE/s400/crowd_silv_2009.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391020258869135186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başladığında sıradan gözüken, sonra efsaneleşen F1 2009 sezonu iki yarış sonra bitiyor. Sezonun en keyifli hadisesi Silverstone'un muhteşem kalabalığıydı. Buram buram F1 kokan o havayı solumak isterdim. Neyse, kısmet değilmiş, bugünlerde 2010 İngiltere yarışı için Donnington Park'ın şansının azaldığı haberlerini duyunca gelecek sene için umutlanıyorum.Bay Ecclestone gerekli finansı sağlasalar bile pisti yetiştirmeleri zor dedi. Muhtemelen Pazartesi Donnington'un, dolayısıyla Silverstone'un kaderi belli olacak. Gönlüm Silverstone'dan yana..&lt;br /&gt;Bernie Ecclestone 2003'de F1 düzenlemek için sıraya giren ülkelere arka arkaya randevu veriyor, uygun gördükleriyle randevulaşıyordu.O randevulardan birini koparıp F1 takvimine bizde girmiştik. F1 sözü alan herkes Bernie'ye, tam olarak nasıl bir pist yapmamız gerektiğini görmek için Silverstone'a gelip bir bakalım diyordu. Bernie o dönem eskimekte ve ihtiyaç karşılamaktan öte eski olan Silverstone'dan uzak durun kendinize başka modeller yaratın diyordu.&lt;br /&gt;O tarihten sonra yapılan pistler her bakımdan daha modern ve yaşanabilir olsa da hiçbiri Silverstone'un ciğerlerimize doldurduğu F1 havasına sahip olamadı.&lt;br /&gt;Herkes pist yapıp F1 takvimine bir şekilde girdi ama F1'in efsane ruhunu çalamadı. Bernie, pazartesi günü Silverstone'a güneş doğabileceğini ima ediyor.Yarış 2010'da Silverstone'da kalırsa her ülkenin gidip modern pistlerinin içine nasıl ruh üfleneceğini öğrenme fırsatı olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6942898228785324122?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6942898228785324122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6942898228785324122&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6942898228785324122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6942898228785324122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/varsa-yoksa-silverstone-havasi.html' title='VARSA YOKSA SİLVERSTONE HAVASI'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/StDAXNLUR1I/AAAAAAAAAFI/vZt4bhmecuE/s72-c/crowd_silv_2009.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8606396095450300220</id><published>2009-10-10T07:44:00.001-07:00</published><updated>2009-10-10T07:47:46.793-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Massa'nın gözü tamamen iyileşti</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StCd8iJhOnI/AAAAAAAAAB4/OINjRu10i94/s1600-h/massa.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390982417246927474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StCd8iJhOnI/AAAAAAAAAB4/OINjRu10i94/s320/massa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Macaristan GP sıralama turlarında Brezilyalı pilotun sol gözünün üst kısmına Rubens Barrichello'nun otomobilinden çıkan bir yay parçası çarpmış ve ciddi hasarlar bırakmıştı. Bir süredir tedavisine devam edilen Massa'nın Paris'teki Pitie Saltpetriere Hastanesinde tedavisinin gidişatı test edildi. Sonuçlara göre Felipe Massa'nın gözü artık kazadan önceki gibi %100 sağlıklı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Brezilyalı bir süre daha güneş gözlüğü takacaktır elbette ama ne diyelim; geç olsun güç olmasın. Geçmiş olsun Massa. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8606396095450300220?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8606396095450300220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8606396095450300220&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8606396095450300220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8606396095450300220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/massann-gozu-tamamen-iyilesti.html' title='Massa&apos;nın gözü tamamen iyileşti'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/StCd8iJhOnI/AAAAAAAAAB4/OINjRu10i94/s72-c/massa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1821520639530097166</id><published>2009-10-09T16:21:00.000-07:00</published><updated>2009-10-10T10:13:54.602-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Team US F1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss_Gf7kC5JI/AAAAAAAAABw/wkopSyWH0jw/s1600-h/usf1_chop_580op.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 188px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss_Gf7kC5JI/AAAAAAAAABw/wkopSyWH0jw/s320/usf1_chop_580op.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390745530852893842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula 1'in yeni ekiplerinden US F1, gelecek sezon sürücü kadrosunu Amerikalı pilotlardan oluşturma planlarını bir süreliğine rafa kaldırmak zorunda kalacak görünüyor. Takım patronu Peter Windsor yaptığı açıklamada,  Concorde Anlaşması'nın geç bir tarihte imzalanmasının yol açtığı ertelemeler ve Amerikalı uygun aday sayısının çok az olması sebebiyle, en az bir pilotun Amerika dışından olacağını söyledi. Bu isminde Ferrari ile yolları sezon sonu ayrılacak olan Kimi Raikkonen olduğu söyleniyor. Kimi Mclarenle'de görüşüyor. Bakalım bekleyip göreceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1821520639530097166?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1821520639530097166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1821520639530097166&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1821520639530097166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1821520639530097166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/team-us-f1.html' title='Team US F1'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss_Gf7kC5JI/AAAAAAAAABw/wkopSyWH0jw/s72-c/usf1_chop_580op.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2544281210598103051</id><published>2009-10-08T13:27:00.000-07:00</published><updated>2009-10-08T13:45:09.740-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Gelecek sezon da geride kalırsak diye kılıf hazırlayayım dedim</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss5OPhiCQWI/AAAAAAAAABg/yMpG54ztHVI/s1600-h/domenicalibrawn_abblog.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss5OPhiCQWI/AAAAAAAAABg/yMpG54ztHVI/s320/domenicalibrawn_abblog.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390331832615190882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id="content"&gt;    &lt;p&gt;     Ferrari takım patronu Stefano Domenicali, 2009'da şampiyona lideri olan Brawn GP'nin başarısının rastlantı olmadığını belirterek, takımın başarısının gelecekte de devam edeceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div id="content"&gt;&lt;br /&gt;Brawn'ın takım olarak sergilediği formun hiç de sürpriz olmadığını kaydeden Domenicali, "Şahsen ben şaşırmadım. Kesinlikle müthiş bir iş başardılar. Araçlarını, mümkün olan en iyi şekilde hazırladılar, çünkü bu hazırlık için yeterli süreleri vardı" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akılımızdan çıkmamalı diye sözlerini sürdüren Domenicali ayrıca, Brawn'ın ortaya koyduğu rekabet gücünün de sadece bu sezonu mahsus olarak kalmayacağını belirterek, takımın gelecekte de zirvede mücadele edeceğini kaydetti.&lt;p&gt;    &lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p&gt;    &lt;/p&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2544281210598103051?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2544281210598103051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2544281210598103051&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2544281210598103051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2544281210598103051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/gelecek-sezonda-geri-de-kalrsak-diye.html' title='Gelecek sezon da geride kalırsak diye kılıf hazırlayayım dedim'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ss5OPhiCQWI/AAAAAAAAABg/yMpG54ztHVI/s72-c/domenicalibrawn_abblog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8468613965695912922</id><published>2009-10-07T03:41:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T04:10:00.755-07:00</updated><title type='text'>YOKUM DEDİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Ssx2l62DAUI/AAAAAAAAAEw/v8CSCVtP9t8/s1600-h/1z1fvbs.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Ssx2l62DAUI/AAAAAAAAAEw/v8CSCVtP9t8/s400/1z1fvbs.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389813247878824258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Roberto Carlos Aralık ayında veda edeceğini yine İspanyollara açıkladı.Geldiği günden beri Türkiye Roberto Carlos haberlerini hep As ve Marca vasıtasıyla duyabildi.Carlos oraya konuştu, burada haber oldu. Zaten orada top oynamış, burada dolaşıp durmuştu.Daum Carlos'un takıma saha içindeki katkısının saha dışındaki katkısından az olduğunu çabuk tespit edince o da gitti Florentino Perez ile anlaştı.Real Madrit için Güney Amerika'da çalışmalara yürütecek.Fenerbahçe onu İspanya'da oynadığı gibi oynasın diye transfer etmişti.Şimdi Perez onu Fenerbahçe'de uzmanlaştığı konu için geri alıyor.&lt;br /&gt;Carlos burada kaldığı dönemde Fenerbahçe'nin sadece marka değerine katkı yaptı.Perez'de onun bu yönünü takımın okyanus ötesi algısını taze tutmak için kullanacak.&lt;br /&gt;hayırlı olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8468613965695912922?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8468613965695912922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8468613965695912922&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8468613965695912922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8468613965695912922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/roberto-carlos-gidecek.html' title='YOKUM DEDİ'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/Ssx2l62DAUI/AAAAAAAAAEw/v8CSCVtP9t8/s72-c/1z1fvbs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-4704848067923811922</id><published>2009-10-06T05:49:00.000-07:00</published><updated>2009-10-07T03:41:25.771-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Alonso'nun yerine Kubica</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Sss-0u5LZVI/AAAAAAAAABY/t8z01LrWpjU/s1600-h/kubica2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 227px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Sss-0u5LZVI/AAAAAAAAABY/t8z01LrWpjU/s320/kubica2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389470454740903250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BMW Sauber pilotu Robert Kubica, gelecek sezon Fernando Alonso'nun yerine Renault adına yarışacak. Yani Alonso'nun Ferrari'ye gitmesinin ardından boşalan Renault takımının koltuğu artık bir Polonyalı'ya emanet. Resimdeki mavi otomobilden inip sarı otomobile geçecek. Ortalamanın üstünde bir pilot Kubica, ancak Fernando'nun boşluğunu doldurabilecek mi? İşte en büyük soru işareti bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2&gt;  &lt;/h2&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-4704848067923811922?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/4704848067923811922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=4704848067923811922&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4704848067923811922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/4704848067923811922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/alonsonun-yerine-kubica.html' title='Alonso&apos;nun yerine Kubica'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Sss-0u5LZVI/AAAAAAAAABY/t8z01LrWpjU/s72-c/kubica2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2394980466080509123</id><published>2009-10-05T13:32:00.000-07:00</published><updated>2009-10-05T13:52:05.134-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NBA'/><title type='text'>Shaq Kralı korumaya hazır</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SspcPKAFAnI/AAAAAAAAABQ/Vuq4YVtHChE/s1600-h/8725_1060550372970_1802267207_121846_8183000_n.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SspcPKAFAnI/AAAAAAAAABQ/Vuq4YVtHChE/s320/8725_1060550372970_1802267207_121846_8183000_n.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389221319554695794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;NBA'de bu sezon Cleveland Cavaliers yine şampiyonluğun en büyük adaylarından biri. Lebron James oynadığı sürece de bu böyle sürüp gidecek. Ancak şunu da belirtelim, belli oldu ki Kral bile tek başına şampiyon olamaz. Bu yüzden Shaquille O'neal'ı getirdi Cavs yönetimi. Shaq'te açıklama olarak "Görevim Kralı korumak" dedi. Tabi artık 37 yaşına gelen Shaq'in performansı merak konusu. Gelmiş geçmiş en iyi pivottan da bahsetsek yaş kemale erdi çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Cleveland Cavaliers’da antrenör Mike Brown, pivot oyuncu &lt;b&gt;Shaquille O’Neal&lt;/b&gt;’ın kamptaki performansından memnun olduklarını söyledi. Cavaliers’ın süper star oyuncusu LeBron James’in de “&lt;b&gt;Şu anda çok iyi durumda&lt;/b&gt;” dediği Shaquille O’Neal için coach &lt;b&gt;Mike Brown&lt;/b&gt; da memnun olduğunu dile getirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2394980466080509123?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2394980466080509123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2394980466080509123&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2394980466080509123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2394980466080509123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/shaq-kral-korumaya-hazr.html' title='Shaq Kralı korumaya hazır'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SspcPKAFAnI/AAAAAAAAABQ/Vuq4YVtHChE/s72-c/8725_1060550372970_1802267207_121846_8183000_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-500291059315517264</id><published>2009-10-04T07:45:00.000-07:00</published><updated>2009-10-05T03:25:34.737-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Japonya Vettel'in</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi3UYz6knI/AAAAAAAAABA/dBSluCwcls4/s1600-h/vettel.bmp"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 202px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi3UYz6knI/AAAAAAAAABA/dBSluCwcls4/s320/vettel.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388758515034264178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonya GP'de Vettel zafere ulaşarak, şampiyonluk için umudunu korudu. Toyoto'dan Jarno Trulli 2. gelerek, ev sahibi takımına güzel bir hediye verdi. Artık eski günlerine dönme sinyallerini çok sağlam bir şekilde veren McLaren'de de Lewis Hamilton 3. oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jenson Button bir türlü şampiyonluğunu ilan edemiyor. Yarışı 8'inci sırada bitiren Button 85. puanla şampiyona liderliğini korudu. İngiliz pilot, bitime iki yarış kala en yakın rakibi, takım arkadaşı Rubens Barichello'nun 14 puan önünde bulunuyor. Ama Vettel, Button ile arasındaki puan farkını 16'ya indirerek şampiyonluk umutlarını son iki yarışa taşıdı. Eğer buradan gelip şampiyon olursa, yeni Scumacher lakabını resmi olarak alabilir. Markalar klasmanında ise Brawn Gp şampiyonluğunu ilan etmeye çok yaklaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyelim son 2 yarışta hepimiz nefesimizi tutacağız, burası F1 ne olacağı hiç belli olmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi3613dPyI/AAAAAAAAABI/XR1J0xVqjo4/s1600-h/trulli2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 227px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi3613dPyI/AAAAAAAAABI/XR1J0xVqjo4/s320/trulli2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388759175668776738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Not: Trulli'den Toyota için geliyor: Evim Evim güzel evim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-500291059315517264?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/500291059315517264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=500291059315517264&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/500291059315517264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/500291059315517264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/japonya-vettelin.html' title='Japonya Vettel&apos;in'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi3UYz6knI/AAAAAAAAABA/dBSluCwcls4/s72-c/vettel.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1241997221667781165</id><published>2009-10-02T10:33:00.000-07:00</published><updated>2009-10-02T10:38:46.874-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olimpiyatlar'/><title type='text'>2016 Olimpiyat Oyunları Rio'da</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsY5v42d0UI/AAAAAAAAAAU/UlTBUpPWF1g/s1600-h/rios.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 205px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsY5v42d0UI/AAAAAAAAAAU/UlTBUpPWF1g/s320/rios.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388057499072844098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="textBodyBlack"&gt;&lt;span id="byLine"&gt;&lt;/span&gt;Danimakra'nın Kopenhag kentinde yapılan oylamada Madrid, Rio de Janeiro, Chicago, Tokyo şehirleri adaylık için yarıştı. Oylama öncesi Rio ve Chicago önde gözüküyordu. ABD başkanı Barack Obama'da oylama günü Kophenag'a gelince, Rüzgarlı şehrin şansı artmıştı. Ancak komite Rio'da karar kıldı. Brezilyalılar kararın ardından büyük sevinç yaşadılar.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1241997221667781165?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1241997221667781165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1241997221667781165&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1241997221667781165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1241997221667781165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/2016-olimpiyat-oyunlar-rioda.html' title='2016 Olimpiyat Oyunları Rio&apos;da'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsY5v42d0UI/AAAAAAAAAAU/UlTBUpPWF1g/s72-c/rios.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-2722566376893878406</id><published>2009-10-01T14:06:00.000-07:00</published><updated>2009-10-01T14:14:57.995-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='formula 1'/><title type='text'>Kimi'nin geleceği belli, "Kimi" kararsız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsUbpBN8Z3I/AAAAAAAAAAM/2U6NLgctoMQ/s1600-h/kimi-raikkonen-fel_1013768c.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsUbpBN8Z3I/AAAAAAAAAAM/2U6NLgctoMQ/s320/kimi-raikkonen-fel_1013768c.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387742920734173042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gelecek sezon kırmızı otomobillerin koltuklarında Massa ve Alonso olacak. Herkes Alonso'nun Ferrari'ye gelmesini konuşuyor. Ama olaya bir de Kimi Raikkonen açısından bakmak lazım. Fin pilot'un muhtemelen McLaren'de Lewis Hamilton'a takım arkadaşı olmasını bekliyoruz. En azından kulislerden gelen bilgiler bu yönde. E biraz mantık yürütünce gayet gerçekleşesi bir durum var ortada. Ancak Kimi biraz kararsız gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Japonya GP öncesinde gazetecilere konuşan Fin pilot, "Şu an için yarışıp yarışmamaya karar vermiş değilim. Gelecek yıl için sözleşmem vardı ancak şu an yok. Dolayısıyla durum değişti. Belki yarışırım, belki yarışmam" ifadelerini kullandı. &lt;/span&gt;   &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Dünya ralli şampiyonasına geçme ihtimali sorulan Fin pilot, "Evet, böyle bir ihtimal var. Ama en az o kadar da Formula 1'de devam etme ihtimalim var. Yeni yıl öncesinde kararımı vereceğim. Formula 1'de kalmaya karar verirsem, şampiyonluk mücadelesi ihtimali bulunmayan küçük takımlardan birinde olmam" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında son cümlesi Mclaren'e göz kırpmıyor da değil hani. Bakalım bekleyip göreceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-2722566376893878406?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/2722566376893878406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=2722566376893878406&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2722566376893878406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/2722566376893878406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/10/kiminin-gelecegi-belli-kimi-kararsz.html' title='Kimi&apos;nin geleceği belli, &quot;Kimi&quot; kararsız'/><author><name>ergenekon</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/Ssi0pdduW7I/AAAAAAAAAAg/sy8MsE5EJ4U/S220/daily+planet.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_U2iT0SztoYM/SsUbpBN8Z3I/AAAAAAAAAAM/2U6NLgctoMQ/s72-c/kimi-raikkonen-fel_1013768c.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-6021351807292805135</id><published>2009-09-30T06:39:00.000-07:00</published><updated>2009-09-30T06:45:23.184-07:00</updated><title type='text'>LİG RADYO'DAN SESLENİYORUZ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SsNg7SQH9HI/AAAAAAAAAEo/Pd7bYYK1rNY/s1600-h/6a00d83451586c69e20120a547d558970b-320wi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 267px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SsNg7SQH9HI/AAAAAAAAAEo/Pd7bYYK1rNY/s400/6a00d83451586c69e20120a547d558970b-320wi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5387256150893261938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tam bir aydır Mobil 1'in desteğiyle Lig Radyo'da spor konuşuyoruz.Yiğiter Uluğ sıradışı yorumlarıyla özlettiği takipçileriyle buluşurken, bendeniz bir parça futbol, eh bir parça da Formula 1 mevzularına giriş yapıyorum.&lt;br /&gt;blog sahiplerinin fikirlerini radyo'dan duyurmaya gayret gösteriyoruz. Bu blog'da bundan böyle daha sık güncellenip daha yeni haber ve fotoğraflarla sizlere ulaşacak.&lt;br /&gt;Takip edeceğinizi umuyorum.Lütfen arkanızı dönmeyin.!&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın&lt;br /&gt;Okay Karacan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-6021351807292805135?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/6021351807292805135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=6021351807292805135&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6021351807292805135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/6021351807292805135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/09/lig-radyodan-sesleniyoruz.html' title='LİG RADYO&apos;DAN SESLENİYORUZ'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SsNg7SQH9HI/AAAAAAAAAEo/Pd7bYYK1rNY/s72-c/6a00d83451586c69e20120a547d558970b-320wi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3499334976429164628</id><published>2009-08-30T14:46:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T14:48:06.600-07:00</updated><title type='text'>HERKES BUTTON'A ÇALIŞIYOR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SprzgibXMeI/AAAAAAAAAEY/wQH2vqpgfDQ/s1600-h/images.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 116px; height: 116px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SprzgibXMeI/AAAAAAAAAEY/wQH2vqpgfDQ/s400/images.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375876845543043554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şampiyona lideri Jenson Button ilk turunda kaza yaparak finiş göremediği Belçika Grand Prix’sinde şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı.&lt;br /&gt;Kimi Raikkonen’in zaferiyle sonuçlanan yarışın ikincisi Giancarlo Fisichella, üçüncüsü Vettel olunca, Button’ın klasmandaki en yakın rakibi Barrichello’nun aldığı 2 puan, Jenson’a şampiyonluk ışığını gösterdi. İstanbul’dan bu yana kazanamayan İngiliz pilot, bu dönemde  4 farklı isim birincilik kürsüsüne çıkıp, sıralamadaki puanlar gride eşit sayıda dağılınca son 5 yarışa hala 16 puan farkla önde giriyor. Bu fark tabii ki kapanır. Ancak kapatacak kim ? İkinci Barrichello’nun 5 yarışı Button’dan daha iyi bitirmesi ihtimali varsa bile, Brawn’ın bunu isteyeceğine inanmak saflık olur. Vettel ile Weber’in motor cezası alma ihtimalleri yüksek ve lider ile aradaki puan farkları sırasıyla 19 ve  20.5..&lt;br /&gt;Son beş yarışı duble duble götürmeleri halinde şampiyonluk potasına girebilirler ki, Ferrari ve Maclaren eskisi gibi kötü olmadığına göre bu mümkün değil.. otuz sekiz puan gerideki Raikkonen’in tüm yarışları kazansa maksimum ulaşacağı puan 88 olacak. Bu durumda Button’a 17 puan yeter. Button bunu alamayabilir ama, kiminin 88 yapması pek mümkün değil..Diyelim ki Hamilton çoşup, 5 birincilik yaptı. Ancak 77 olur puanı o da şu halinde bile Button’ın sadece 5 puan önüne çıkar, yani 6 puan alsa Button yine şampiyon...&lt;br /&gt;Mantık geride kalan yarışlarda puanların eşit dağılacağını söylüyor. Button Monza’yı kazanamaz, Redbull’lar duble yapmazsa, Singapur’da elde edeceği birincilik Button’ı Dünya şampiyonu yapar.&lt;br /&gt;Bekleyip görelim neler olacak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3499334976429164628?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3499334976429164628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3499334976429164628&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3499334976429164628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3499334976429164628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/herkes-buttona-calisiyor.html' title='HERKES BUTTON&apos;A ÇALIŞIYOR'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SprzgibXMeI/AAAAAAAAAEY/wQH2vqpgfDQ/s72-c/images.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-3475835100970460624</id><published>2009-08-22T14:59:00.000-07:00</published><updated>2009-08-22T15:13:42.506-07:00</updated><title type='text'>START KERS'İN YARIŞ KİMİN ?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SpBtWd9RsSI/AAAAAAAAAEI/6_yzSWRTm-o/s1600-h/hami_mcla_vale_2009-208x117.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 208px; height: 117px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SpBtWd9RsSI/AAAAAAAAAEI/6_yzSWRTm-o/s400/hami_mcla_vale_2009-208x117.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372914588219191586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Maclaren-Mercedes beklediğim gibi başarılı bir Cumartesi geçirdi. İlk çizgiye yerleşmelerinde en düşük yakıt yüküne sahip olmalarının şüphesiz katkısı var. Hamilton sıralama seansında son turunu atmayarak 1 turluk hesap etmediği avantaj sağladı.Son yarışın galibi pistin temiz tarafından start alacak. Üstelik KERS avantajı var. Takım Dünya Şampiyonluğu hedefinden uzak olduğu için takım emri uygulanacağını sanmıyorum. Kovalainen ile Hamilton ilk virajı önde geçmeye çalışacaklar.Hamilton daha yetenekli ve bunu başarır.&lt;br /&gt;Yakıt yükü sayesinde öndekilerden 4 tur sonra pite girme avantajı olan Barrichello'nun bu bölümü iyi tur zamanlarıyla geçip, liderliğe yükselme şansı var. Bu durumda sıcak zemin şartları Brawn otomobilini damalı bayrağa taşımada yardım edebilir.&lt;br /&gt;Tabii Barrichello'nun öncelikle iyi start alması gerekiyor.&lt;br /&gt;Tahminim, start dışında sıkıcı bir yarış bizi bekliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-3475835100970460624?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/3475835100970460624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=3475835100970460624&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3475835100970460624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/3475835100970460624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/start-kersin-yaris-kimin.html' title='START KERS&apos;İN YARIŞ KİMİN ?'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SpBtWd9RsSI/AAAAAAAAAEI/6_yzSWRTm-o/s72-c/hami_mcla_vale_2009-208x117.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-9088773462388446948</id><published>2009-08-21T13:47:00.000-07:00</published><updated>2009-08-21T14:02:07.555-07:00</updated><title type='text'>MACLAREN-MERCEDES 250'Yİ DEVİRİYOR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8K-X_X-II/AAAAAAAAAEA/9qCT5lA_gOw/s1600-h/Team+McLaren+2U060010.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 233px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8K-X_X-II/AAAAAAAAAEA/9qCT5lA_gOw/s400/Team+McLaren+2U060010.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372524947184285826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Valencia'da Maclaren-Mercedes ortaklığı 250'nci yarış sayısına ulaşacak.İki dev marka ayrıca madeni yağ tedarikçileri Mobil 1 ile 15 yıldır işbirliği yapıyor. Grid'in en istikrarlı ticari paketi'ni Dünya Şampiyonu Hamilton taşıyor. Dünya'nın güçlü şirketi Vodafone tamamlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-9088773462388446948?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/9088773462388446948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=9088773462388446948&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9088773462388446948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/9088773462388446948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/maclaren-mercedes-250yi-deviriyor.html' title='MACLAREN-MERCEDES 250&apos;Yİ DEVİRİYOR'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8K-X_X-II/AAAAAAAAAEA/9qCT5lA_gOw/s72-c/Team+McLaren+2U060010.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-8529633459602317401</id><published>2009-08-21T13:27:00.000-07:00</published><updated>2009-08-21T13:32:18.801-07:00</updated><title type='text'>VALENCİA’DA “KERS” FAVORİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8EB-nVqcI/AAAAAAAAAD4/RT15nnEB8S4/s1600-h/kers-15384_640_300.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 188px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8EB-nVqcI/AAAAAAAAAD4/RT15nnEB8S4/s400/kers-15384_640_300.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372517312510667202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir ay önce ilk kez Macaristan’da KERS kullanan bir otomobil Grand Prix birinciliği elde etti. Lewis Hamilton’ın kullandığı Maclaren MP4-24 damalı bayrağı gördüğünde ünlü İngiliz takımının rekabetçiliği üzerindeki kuşkular ortadan kalkıyordu. Bir önceki yılın Dünya şampiyonu Lewis Hamilton iyi bir otomobille neler yapabileceğini önceden ispatlamış bir pilot olduğuna göre, KERS, dökülen Maclaren otomobili ve Hamilton paradoksundaki çözülme artık KERS’in zaferine dönüşen tartışma götürmez bir gerçekti.&lt;br /&gt;Almanya’da KERS ile start kabiliyetini muhtemel bir yarış birinciliğine döndürme potansiyelini ortaya koyan Maclaren ve Ferrari otomobilleri için, uygun bir piste ihtiyaç vardı ve Macaristan’da bir adım ileri gittiklerini kürsüyü işgal ederek gösterdiler.&lt;br /&gt;Sezon ortasında çift katmanlı difüzör üzerine revize edilen otomobilin KERS ile sağladığı aerodinamik denge Valencia’da yeni bir sınav verecek.&lt;br /&gt;Valencia pist özelliği nedeniyle sıralama turlarında ön sıralarda başlayacak KERS kullanıcısı otomobiller için yeni bir zafer alanı olacak. &lt;br /&gt;Brawn-Redbull rekabet ederken, karşılarında güçlenmiş KERS cephesini Ferrari-Maclaren’i bulacaklar. Kuvvetle muhtemel iki taraf arasındaki farkı Valencia’da KERS belirleyecek.&lt;br /&gt;Bilhassa Maclaren aracının son iki yarışta gördüğümüz start avantajının yanına, atak ve savunma anlarındaki dokunulmazlığını eklemek ve tahminleri bunun üzerine yapmak gerek, takım yarış hafta başındaki testlerde kullanacaği yeni ön kanat ve arka taban tasarımlarından en iyi yarış paketini üreteceği konusunda emin görünüyor.&lt;br /&gt;Daha hafif ve ağırlık dağılımını daha verimli hale getiren yeni KERS yine zaferin anahtarı olmaya aday görünüyor.&lt;br /&gt;Ferrari üzerine benzer şeyler düşünülebilir ama satırların yazarı batıl itikadları olmamasına rağmen İtalyan takımında bu sene birşeylerin efsunlu olduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;Brawn takımı bu yıl sıcak yarışlarda iyi sonuçlar aldı. Valencia’da yılın en sıcak günleri yaşanacağına göre bu durum Brawn GP’nin bu yılki istatistiklerini güçlendirmek için avantaj sağlayabilir.&lt;br /&gt;Redbull dizaynırı Newey’nin tatilde dehasını gösterdiği ölçüde Vettel-Weber ikilisi birbirleriyle ve diğerleriyle uğraşabilecekler.&lt;br /&gt;Yinede KERS kazandırır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-8529633459602317401?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/8529633459602317401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=8529633459602317401&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8529633459602317401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/8529633459602317401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/valenciada-kers-favori.html' title='VALENCİA’DA “KERS” FAVORİ'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8EB-nVqcI/AAAAAAAAAD4/RT15nnEB8S4/s72-c/kers-15384_640_300.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-5949708047008561763</id><published>2009-08-21T13:02:00.000-07:00</published><updated>2009-08-21T13:23:26.644-07:00</updated><title type='text'>NÜRBURGRİNG 1999</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8A1oIuRGI/AAAAAAAAADg/XOihnyqOkLQ/s1600-h/europe1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 264px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8A1oIuRGI/AAAAAAAAADg/XOihnyqOkLQ/s400/europe1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372513801783362658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Unutulmaz birgün olmuştu. Jackie Stewart'ın takımını podyumda iki pilotu ile görmek heyecan vericiydi. Johny Herbert takıma ilk galibiyetini getirirken daha birkaç yarış önce, Fransa'da yine yağmurlu bir cumartesi günü beyaz otomobili pol pozisyonuna taşıyan Rubens Barrichello Prost'un genç pilotu Jarno Trulli'nin ardında üçüncü sıradaydı.&lt;br /&gt;Bağımsız takımların meydanı fabrika takımlarına bırakmaya zorlandığı bir dönemin, üstelik bir başka bağımsız takım olan Jordan takımının Frentzen ile şampiyonluk yarışında olduğu bir senenin en unutulmaz yarışıydı. &lt;br /&gt;1999'daki o yarıştan bu yana ilk kez Brawn ile Redbull, büyüklerin ezberini bozabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-5949708047008561763?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/5949708047008561763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=5949708047008561763&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5949708047008561763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/5949708047008561763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/nurburgring-1999.html' title='NÜRBURGRİNG 1999'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/So8A1oIuRGI/AAAAAAAAADg/XOihnyqOkLQ/s72-c/europe1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5866026888942138450.post-1588791329143856276</id><published>2009-08-11T05:37:00.000-07:00</published><updated>2009-08-11T05:56:36.525-07:00</updated><title type='text'>AH SCHUMACHER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SoFpsjEViHI/AAAAAAAAADY/YpzgdGXATBA/s1600-h/1249977336.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 183px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SoFpsjEViHI/AAAAAAAAADY/YpzgdGXATBA/s400/1249977336.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368688444850931826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Schumacher'in dönüş kararıyla F1 Dünyasının yaşadığı heyecan hüzne dönüştü.&lt;br /&gt;Valencia'da 6 ayda satılan bilet sayısı sadece 35 bin iken Schumacher haberiyle &lt;br /&gt;toplam rakam 75 bini bulmuş Belçika GP'nin yapılacağı SPA pisti bilet satışlarında da satışlar aynı hızla artmıştı.Aptal sezon olarak adlandırılan 2009 muhteşem final şansını kaçırdı.Boyun bölgesinde şubat ayında geçirdiği motosiklet kazası nedeniyle sakatlığı vardı. Yüksek G gücüne maruz kalacağını iyi bildiği halde Ferrari'nin teklifini kabul etmiş olması garip, sanki bu geri dönüşün bir başkanedeni var. Mugello'da gerçekleştirdiği testin ardından yapılan açıklamalara bakıldığında Valencia'ya yüzde&lt;br /&gt;yüz yetişeceği izlenimi edinmiştik.Açıkcası dönüş kararı ne kadar sürpriz olduysa geri dönüş adımı da o kadar sürpriz oldu.Schumacher gibi bir markanın büyük bir halkla ilişkiler hatası yaptığı kanaatindeyim.Tam 10 yıl önce 99 Suzuka'dan sonra ilk kez bir yarış için otomobil direksiyonuna geçecek olan Luca Badoer'in ne yapamayacağını çok iyi biliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5866026888942138450-1588791329143856276?l=sporblog1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sporblog1.blogspot.com/feeds/1588791329143856276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5866026888942138450&amp;postID=1588791329143856276&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1588791329143856276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5866026888942138450/posts/default/1588791329143856276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sporblog1.blogspot.com/2009/08/ah-schumacher.html' title='AH SCHUMACHER'/><author><name>Okay Karacan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08817137903905613312</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SjNzqVZa4eI/AAAAAAAAAAg/6b7xuv4Z6bA/S220/IMG_6068.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_STrVjj0skck/SoFpsjEViHI/AAAAAAAAADY/YpzgdGXATBA/s72-c/1249977336.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
